3 Ekim 2022

Ergin Ataman: “Son Yılların En Zorlu Turnuvası Olacak Ama İddialıyız”

FIBA Dünya Kupası Elemeleri ve 2022 EuroBasket hazırlıklarını sürdüren A Milli Erkek Basketbol Takımı’nda baş antrenör Ergin Ataman, Milliyet gazetesine özel açıklamalarda bulundu.

Takımın hazırlık süreci, Shane Larkin’in durumu ve Bormio’daki kampa katımadıktan sonra kadrodan çıkarılan Ömer Faruk Yurtseven’in durumu hakkında bilgi veren deneyimli çalıştırıcının demecinden öne çıkan satır başları şu şekilde:

Milli Takım’ın kadro yapısı hakkında bilgi veren Ergin Ataman, EuroBasket’e katılan en genç ekiplerden biri olduklarının altını çizdi.

“Yaş ortalaması 24 olan bu kadro tabii ki bir iki yıl sonra daha da güçlü olacaktır ama şu anda da madalya kazanabileceğimize inanıyoruz. Belki son yılların en zorlu turnuvası olacak ama biz çok iddialıyız.”

Deneyimli teknik adam, EuroBasket öncesi daha önceki demeçlerinde ortaya koyduğu madalya hedefine ilişkin olarak şunları dile getirdi:

“Şu anda herkesi çok motive ve bir hedef doğrultusunda çalışmanın bilincinde görüyorum tüm ekibimizi. Herkes en iyisini yapmaya çalışıyor ve onlarla konuştuğumda da Avrupa Şampiyonası’nda madalya alabileceğimize inandıklarını anlıyorum. Yani bu hedefin çok uzağında değiliz ama şunu da belirtmek lazım; bizim gibi 5-6 takım daha, belki de daha fazlası, mutlak madalya hedefiyle şampiyonaya geliyor. Çok güçlü kadrolar topladı bütün ülkeler, son yılların en sert ve kaliteli Avrupa Şampiyonası olacak gibi duruyor.”

Geçtiğimiz hafta Sinan Erdem’de düzenlenen turnuvada Polonya, Ukrayna ve Slovenya ile karşılaşan A Milli Takım’ın son durumu hakkında konuşan Ergin Ataman henüz tam olarak hazır olmadıklarının altını çizdi:

“Henüz %50 ile Oynuyoruz”

“Şu anda hazır değiliz. Yüzde 50 ile oynuyoruz. Larkin’in takıma katılması da önemli bir faktör olacak ve hücuma daha da çeşitlilik katacak. Slovenya maçında hızlı hücum savunmasında sıkıntımız olduğunu gördük. Bu da biraz da hücumdan kaynaklandı. Yapılan top kayıpları sonrası ya da atılan basketler sonrasında tek pasla yediğimiz sayılar bizim dengemizi bozdu. Yarı saha savunmasını ise iyi yaptığımızı düşünüyorum. O eksikler de zamanla oturacak. Bir de hazırlık maçlarında biz tamamen kendi oyunumuzu yerleştirmeye, bir yandan da kadroyu belirlemeye çalışıyoruz. Deneme-yanılma yapıyoruz. Evet maçların son periyotlarını kazanmaya oynuyoruz ama oraya gelinceye kadar da hangi oyuncuyu nasıl kullanabileceğimizi görmeye çalışıyoruz. Rakip analizi yapmıyoruz. Taktiksel bir savunma kullanmıyoruz. O yüzden ben kadro tamamen belli olup rakip analizine başladığımızda daha iyi savunma yapacağımı düşünüyorum.”

Oyun kurucu rotasyonunda yaşanılan probleme ilişkin olarak da konuşan Ergin Ataman, şunları dile getirdi:

“Oyun sistemimizde Larkin’i gard olarak kullanacağız. Bunu kendisiyle de konuştum. Efes’te Micic’le 1-2 pozisyonunu paylaşıyorlar ama burada direk 1 numara olarak oynayacağı için onun yanında kullanacağımız oyuncuları biraz daha savunmacı ve biraz daha skora yönelik isimler olmasını düşündük. Bu nedenle tam 1 numara olan Berk ve Kartal’a bu kadroda yer veremeyeceğimizi düşündük. Buğrahan’dan veya Şemhus’dan vazgeçmek yerine biraz daha hücum ağırlıklı ve Larkin’le birlikte oynayabilecek bir oyun kurucu olsun istedik. Burada Furkan Korkmaz’ı da deniyoruz. Geçen yıl NBA’de kendi takımında da 20 maç civarında oyun kurucu oynadı. Berk-Larkin ya da Kartal-Larkin ikilileriyle oynamamız fiziksel açıdan biri çok zorlardı. Bu nedenle böyle bir karar verdik.”

Milli Takım’da oyun planı hakkında bilgi veren Ergin Ataman, kafasındaki oyun sistemini şöyle açıkladı:

“Tüm Oyuncuların Katkısına İhtiyacımız Var”

“Bütün takımlarda bu var. Şampiyonluğa oynayan takımların kadrosuna baktığımızda her takımda 3-4 tane çok dominant, skor gücü yüksek isim var. Onun için biz oyun düzenlerini iyi kurgulayıp, maçın içinde top paylaşımını iyi yapıp, o anda hangi oyuncu daha formdaysa ve rahatsa topu ona kullandırıp, diğer oyuncuları yardımcı oyuncu gibi görevlendirip bir sistem belirleyeceğiz. İç-dış dengesini oturtmamız gerekecek. Alperen gibi sırtı dönük oynayabilen bir ismimiz var. Melih gibi bir şutörümüz var, perde çıkışlarında ona şut yaratmamız gerekecek. Onuralp ve Şehmus maçın içinde dinanizm katabilen oyuncular, Sertaç zaten benim sistemim içinde çok önemli bir oyuncu. Bu nedenle ben zaten bu kadronun madalya hedefinin olacağını ısrarla söylüyorum. Bu oyuncuları iyi kurgulabilmek bizim görevimiz. Tabii ki onların da kimin ne yaptığından çok maçı kazanmaya odaklanması gerek. Bunu Anadolu Efes’te başardık. Zaten bir oyuncunun öne çıkmasıyla belki orta sınıf maçları kazanırsınız ama üst düzey rakiplere karşı kazanmak için bizim tüm oyuncularımızın katkısına ihtiyacımız olacak.”

“Türk Oyuncular Daha Fazla Süre Bulacağı Modellere İhtiyaç Var”

Türk oyuncuların ING Basketbol Süper Ligi’nde daha fazla süre alması gerektiğinin altını çizen Ergin Ataman, konuyla ilgili şunları söyledi:

“Şu anda çok geç. Kulüpler Birliği ile toplantılar yapıldı. Bu konuda benim Federasyona bir sitemim var. Ben A Milli Takım’ın başına yeni geldim. Çok yoğun bir sezonun ardından geldim ve çok fazla müdahalede bulunamadım. Ama bence Türk oyuncuların durumları konuşulacaksa en başta A Milli Takım antrenörünün görüşü alınmalıydı. Ondan sonra o görüşü değerlendirecek olan tabii ki TBF Yönetim Kurulu’dur ama benim görüşüm alınmadı. Biraz sitemkarım ama biraz da Euroleague Final Four, Türkiye finalleri derken yaşanan tempoda anlayabiliyorum. Bana göre bu çocukların takımlarında daha fazla oynayacakları modellerin mutlaka uygulanması lazım. Geçmişte bu uygulandı ve o dönemde çok önemli yıldızlarımızın yetiştiğini, hem NBA ve Avrupa’da oynadıklarını hem de milli takıma madalyalar kazandırdıklarını gördük. Avrupa Kupaları’nda global bir mücadele var ve takımların 6-7 yabancı oynatması normal. Ama kendi ligimizde 5 yabancılı takımlarda bile o 5 yabancının 38 dakika sahada kalması, Türk oyuncuların sürelerinin çok az olması anlamsız. Sahaya 12 kişilik kadroda kaç yabancının bulunması önemli değil. 6 olsun, 7 olsun ama sahada olan beşlerde 1 ya da 2 Türk oyuncu bulunursa o zaman Türk basketbolu fayda sağlar.”

Ergin Ataman, federasyonun Türk oyuncuların BSL’de daha fazla süre bulması için yabancı kuralında değişikliğe gidilmesi gerektiğini savundu:

“Yabancı Kuralı Değişmeli”

“Kesinlikle. Çünkü ben Gençler Ligi’nden A Milli Takımımız’a oyuncu yetişeceğini düşünmüyorum. Şu anda Avrupa ikincisi U 18 Milli Takımımız’dan hangi oyuncuyu A Milli Takım’a alabiliriz! Ama geçmişte Hidayet gibi, Ömer gibi, Hüseyin gibi isimler 18 yaşında A Milli Takım’a girdiler. Çünkü kendi takımlarında oynayabiliyorlardı.”

A Milli Takım’ın Bormio’daki hazırlıklarına habersiz olarak katılmayan ve ardından takımın kadrosundan çıkarılan Ömer Faruk’un durumuna da değinen deneyimli teknik adam, konuya ilişkin şunları söyledi:

“Ömer Faruk Özür Dilerse Kadroya Alırım”

“Karşılıklı konuşularak alınan bir karar yok burada. Oyuncunun menajeri Miami’de kalması gerektiğini ve kendi profesyonelliği için bu şampiyonada oynamayacağını net olarak belirtti. Bu sistem içinde Ömer’in yeri ne olur diye de konuşulmadı. Kaldı ki bu sistemde Ömer’in yeri çok önemliydi. İngiltere maçı farklıydı. Ama şu anda Larkin, Furkan ve Cedi gibi üç silahşörün olduğu bir kadroda, pota altını karartacak atlet bir isim bizim 1 numaralı uzunumuz olabilirdi. Ama bunları konuşamadık bile. Biz kadroyu açıkladık, o zaman bir haber geldi. Ben bunu hiç beklemiyordum bile, yoksa daha önce konuşup, ona rolünü anlatıp, ikna etmeyi deneyebilirdik. O kadar normal ilerliyordu ki her şey. Sezon içinde Mehmet Okur onunla ilgileniyordu, konuşuluyordu ve bana gelen haberler hep büyük bir keyifle oynayacağı yönündeydi. Oynamayacağı haberi geldikten sonra benim kızdığım onunla temas edememek oldu. Yardımcı antrenörlerimiz Mehmet Okur ve Hakan Demir’e ısrarla siz konuşun önce sonra beni konuşturum dedim ama ne mesajlara ne aramalara yanıt verdi. Ben gidip Amerikalı menajerle hiçbir şekilde oyuncu pazarlığı yapmam.”

“Kapıyı tamamen kapatma fikrinde değilim. Bu şampiyonada bile benim kapım açık. Gelir özür diler, ‘menajerim beni etkiledi ama bu takımın bana ihtiyacı olduğunun farkındayım, ben geliyorum’ desin, yarın onu kadroya alırım. Çünkü bu çocuk, İngiltere maçında fedakarlık yapıp oynadı, o maçta kurallar gereği oynamayabilirdi ama bizimle oldu. Sonra ne oldu onu anlayamadım. Benim bu kadar iyi niyetli davranışıma karşı tamamen vurdumduymaz davranıp, ‘Benim için Miami daha önemli. Ben istediğimde gelip oynarım derse de o kapı kapanır. Canı istediğinde gelip oynayamaz.”

Milliyet