2 Mart 2024

MAÇ ANALİZİ: Efes, 17 Farktan Yakalansa da Larkin Faktörü ile Real Madrid’i Devirdi!

Turkish Airlines Euroleague 24. hafta erteleme maçında Anadolu Efes konuk ettiği Real Madrid karşısında 17 farktan yakalansa da Larkin’in son bölümdeki etkili oyunu sayesinde 90-89’luk skorla kazanmayı başardı.

Bu sonuçla Anadolu Efes 14-14 ile 10. sırada kalmaya devam ederken, Real ise 19-9 ile 2. sırada konumlandı.

MAÇIN TÜM İSTATİSTİKLERİ İÇİN TIKLAYINIZ.

Temsilcimizde Shane Larkin 18 sayı, 8 asist ile yıldızlaşırken, Elijah Bryant 17 sayı, 6 ribaund, 3 asist, Will Clyburn 15 sayı, 7 ribaund, 2 asist, Chris Singleton 11 sayı, 4 ribaund, 2 asist, Tibor Pleiss 11 sayı, 4 ribaund ve Vasilije Micic 10 sayı, 2 ribaund, 2 asist ile galibiyeti getiren diğer isimlerdi.

Real cephesinde ise Dzanan Musa 16 sayı, 2 ribaund, 5 asist, Gabriel Deck 15 sayı, 2 ribaund, 2 asist, Sergio Rodriguez 14 sayı, 3 ribaund, 2 asist, Walter Tavares 13 sayı, 4 ribaund ile direnen başlıca isimlerdi.

EDİTÖR YORUMU:

Maçın ilk anlarında Real, buraya rahat gelmenin de avantajıyla pas trafiğini kurarak etkili hücum etti. Biz de onlara atarak karşılık vermeye çalıştık ve aslında boş şutları da bulduk istediğimiz isabetler gelmeyince bir türlü Real’i yakalayamadık. Musa’nın da dönem dönem sergilediği agresif hücum performansına savunmada çözüm bulamayınca ilk çeyreği 18-24 geride kapattık. İkinci çeyrekle beraber Efes hücumda kendisine gelirken, Real’in Goss ve Llull’dan yoksun olmasını Clyburn’ün Rodriguez üstündeki müthiş baskısı momentumu elimize geçirmemizi sağladı. Real’i tamamen düzen dışına çıkarmamız sonrası koç Mateo geniş rotasyonu kullanmaya çalışınca Musa ve Hezonja gibi isimlerin ritmlerini kaybetmelerine neden oldu ve devreyi 42-39 ile önde geçmeyi başardık.

Soyunma odasından çok iyi dönenen Efes, Tavares’in ikili oyun savunmasındaki ağır ayaklarını sürekli cezalandırdı. Takım arkadaşlarından ona gelen yardımları yüksek yüzdeli üçlüklerle cezalandırdık. Singleton, Clyburn, Bryant gibi isimlerin de Larkin’e üçlüklerle eşlik etmesi ile farkı açmaya başladık. Savunmada da çaldığımız toplarla ritmimizi yakaladık ve savunma odaklı sayıların enerjisini taraftarların desteği ile çok iyi birleştirdik, uzun süredir görmeyi özlediğimiz “şampiyon” Efes’i izlemeye başladık. Tavares’i ısrarla oyundan çıkarmayan ve Deck ile Hezonja’yı da kenarda unutan koç Mateo da ekmeğimize yağ sürdü ve son çeyreğe 77-60 ile önde girdik. Farkın rehavetine çok erken kapıldık ve hücumda ritmimizi kaybettik. Tavares’in kenarda olması ile berabe Poirier çok canımızı yaktı. Sert ve fiziksel oyunu, daha çabuk ayakları ile ikili oyunlardaki penetre pas oyunlarımızı kesince üçlükleri de ceza atışları şeklinde değil zorlama pozisyonlarda bulmaya çalıştık, yüzdemiz düştü. Savunma odaklı sayılar bulmaya başlayan Real, hücumda durmamızı değerlendirerek tam 15-2’lik bir seri yakaladı! Bryant ve Singleton’ın enerjisi ile farkı 8 sayıya yeniden çıkardık. Fakat hücumda tempomuz düştü yine, pas trafiğini kuramadık ve ekstra şutları da sokmaya başlayan Real bu kez da 9-0’lık bir seri yakaladı, Yabusele’nin kritik üçlüğüyle uzun bir aradan sonra 83-84 ile öne geçtiler… Biz ise cevabı Larkin faktörü ile verdik! Son döneminin en iyi maçını çıkaran yıldız guard, önce bulduğu kritik üçlük ardından da yaptığı nefis asisti Pleiss’ın smaçla bitirmesi sayesinde bir adım öne fırladık. Ardından savunmada yine Pleiss bloğuyla kritik bir hamle daha yaptı, 7-0’lık seriyle öne fırladık. Rodriguez serbest atışlarla farkı 4 sayıya indirdikten sonra koç Ataman mola aldı ve topu tam sahadan oyuna sokmayı tercih etti bitime 4.8 saniye kala. Topu oyuna sokarken Clyburn çabalasa da topu koruyamadı ama en azından hava atışını sağladı. Rudy sakatlık numarasıyla oyundan çıkıp yerine Tavares’in girmesini sağlayınca top rakibe geçti. Musa son topta üçlük isabetini bulsa da süre bitmişti ve maçı 90-89 ile kazanmayı başardık.

Beaubois’nın olmadığı, Micic’in sakatlığı nedeniyle tam randıman veremediği için son çeyrekte süre alamadığı bir maçta Larkin, Clyburn, Pleiss, Bryant liderliğinde gelen bu galibiyet çok ama çok değerliydi. Bu sezon sakatlıkların da etkisiyle beklentilerin altında kalan Larkin’in son çeyrekteki müthiş performansının yanı sıra Singleton’ın ise bize play-off döneminde alıştırdığı basketbolu erken izletmesi galibiyet kadar önemli faktörlerdir, adeta Efes’e tekrar hoşgeldin dedik Singleton’a. Ayrıca Clyburn ile Bryant’ın savunmada da ne kadar önemli silahlar olduğunu, Larkin’in sağlıklı ve formda olduğunda Pleiss’ın veriminin de ne kadar arttığını da tekrar hatırlamış olduk. Özetle Efes son 2 sezonun şampiyonu olarak tekrar kimliğini, karakterini hatırlamış oldu bu galibiyetle. Play-off’un kokusunu alan tercrübeli isimlerden kurulu kadronun şimdi burada Partizan’ı da yenip, hatta mümkünse minimum 4 sayı farkla geçerek ikili averajı da kapıp play-off biletini büyük ölçüde garantilemesi artık beklenen bir senaryo. Maccabi maçındaki facia performansın ardından gösterilen bu reaksiyonu “Bir şampiyonun yüreğini asla hafife alma!” diyerek açıklayabiliriz sanırım.