15 Nisan 2024
Turkish Airlines Euroleague iddaa tahmin ve analizleri

Euroleague Güç Sıralaması (21.02.24)

Turkish Airlines Euroleague sezonunda milli takım maçları ve yerel ligdeki kupa mücadeleleri nedeniyle hazır ara verilmişken ben de güç sıralamasını güncelleyeyim dedim.

İşte karşınızda kulüplerin performanslarına göre hazırladığım güç sıralamasının son versiyonu, keyifli okumalar.

18. Alba Berlin
17. LDLC Asvel Villeurbanne
16. Kızıl Yıldız
15. Partizan
14. Olimpia Milano
13. Zalgiris Kaunas
12. FC Bayern Munich
11. Anadolu Efes

10. Maccabi Tel Aviv

İsrail ekibi son dönemde üst üste 3 maçını kaybetti ve bu nedenle de 13 galibiyette kaldı. Ülkelerinde devam eden olağanüstü hal nedeniyle ev sahibi avantajını kullanamadıkları bu sezonda yaşadıkları bu serinin deplasman maçlarıyla geldiğini söylemek de pek birşey ifade etmiyor. Son olarak 8 Şubat’da konuk oldukları temsilcimiz Anadolu Efes’e direnememişler ve tam 14 sayı fark yemişlerdi. Brown’dan yoksun olmaları onların düzenini elbette ciddi şekilde etkiliyor. Hücumda skor üretmenin bir yolunu buluyorlar ama tempo kontrolü ve topa baskı konusunda onun eksikliğini ciddi olarak hissediyorlar…

9. Valencia

Yarasalar son dönemde formsuzlar, son 3 maçlarından ikisini kaybettiler. Bu nedenle de 13 galibiyette kaldılar, play-off potasından 2 adım gerideler. Son maçlarında ise evlerinde olmalarına rağmen güçlü Olympiakos’a direnememişler ve 13 sayı farkla kaybetmişlerdi. Koç Mumbru şuana kadar elindeki ortalama seviyedeki kadrodan en yüksek verimi aldı, açıkçası Jones, Davies ve Ojeleye dışında bir çok play-off hedefi olan Euroleague takımlarında kendisine yer bulması zor olan bu oyuncularla geldikleri bu nokta bile onlar adına başarı.

8. Fenerbahçe Beko

Temsilcimiz koç Saras’ın gelişiyle güzel bir çıkış yakalamıştı. Ancak aradan önce bir düşüşe geçtiklerini söylemek yanlış olmaz. Litvanyalı koç geldiğinden beri deplasmanlarda yaşadıkları problem devam ediyor. Son 2 maçlarında da önce Monaco’ya 7 sayı ve sonra da koç Ataman’ın çalıştırdığı Pana’ya 11 sayı farkla yenilmekten kurtulamadılar. Elbette sarı lacivertliler halen hedefledikleri ilk 4 yarışının sadece 1 adım gerisindeler ama bu zorlu sezonda bir galibiyein bile ne kadar önemli olduğunu biliyoruz…

7. Virtus Bologna

Koç Banchi’nin öğrencileri son 4 maçtan 3 tanesini kaybettiler ve ara öncesi kötü bir dönem geçirdiklerini biliyoruz. Ancak buna rağmen kredileri halen çok çünkü topladıkları 16 galibiyetle ilk 4 yarışının içindeler averaj hesaplarıyla da olsa. Ayrıca evlerindeki maçlarda 13 maçtan 11 tanesini kazanarak da önemli bir başarı elde ettiklerini unutmamız lazım. Shengelia’nın dönmesi ve ritm bulmaya başlamasıyla beraber gelecek haftalarda tekrar kendilerine gelmelerini bekleniyor. Zaten şuanda hedeflerinden sapmış değiller.

6. Baskonia

İspanyol ekibi koç Ivanovic yönetiminde başarılı sonuçlar almayı sürdürüyor. Nitekim milli ara öncesinde de üst üste 2 maçlarını kazanarak ilk 6 yani play-off yarışında biz de varız dediler. Tabi bu galibiyetlerin evlerinde geldiğini de unutmayalım, önce direkt rakiplerinden Maccabi’yi, sonra da zayıf rakipleri Asvel’i yenmişlerdi taraftarlarının önünde. Miller-McIntyre, Howard, Moneke üçlüsünün müthiş performansları onların play-off yarışında kalmasını sağlıyor. Bileti kapıp kapamayacaklarını ise deplasman karneleri belirleyecek kalan maçlarda.

5. Olympiakos

Koç Bartzokas’ın öğrencileri üst üste gelen sakatlıklarla hem Fall hem de Milutinov’u kaybetmişlerdi. Ama Petrusev ve Wright gibi iki nokta atışı transfer yaparak hem onlardan doğan boşluğu geçici olarak doldurdular hem de Fall’un sakatlıktan dönmesiyle beraber sezon başında olmadığı kadar geniş bir uzun rotasyonuna sahip oldular. Nitekim ara öncesi de son 3 maçlarını kazanarak istim üstünde olduklarını gösterdiler, play-off yarışındaki en önemli oyunculardan biri konumundalar ki ilk 4 yarışından da sadece 1 galibiyet gerideler zaten.

4. Panathinaikos

Koç Ataman’ın göreve gelişiyle aradığı çıkışı yakalayan Panathinaikos, OAKA’da da taraftarlarıyla barıştı ve geçmişteki özlenen atmosferi yeniden yarattılar. OAKA’da yakaladıkları seri çok değerli, 5 maçtır kaybetmiyorlar ve bu da onları tekrar ligin en güçlü takımlarından biri yapmış durımda. Ara öncesindeki son 3 maçlarından ikisini kazanarak da 16 galibiyete ulaştılar ve hedefledikleri ilk 4 yarışında ne kadar iddialı bir konumda olduklarını tekrar rakiplerine göstermiş oldular. Nunn’ın ritmini bulması, Sloukas’ın ve Vildoza’nın ortada olmadığı dönemde Grant’in sorumluluk alması ve Lessort’un bitmek tükenmek bilmeyen enerjisi onları yenilmesi zor bir takım yapıyor.

3. FC Barcelona

Sezonun genelinde inişler-çıkışlar yaşamış olsalar da son dönemde toparlandılar ve aradan önce üst üste 3 galibiyet alarak da kendilerine geldiler. Bu sayede de 18 galibiyete ulaştılar ve ikinci sıradaki yerlerini sağlamlaştırdılar, en yakın rakiplerinden 2 galibiyet öne geçmiş durumdalar. Özellikle ara öncesi deplasmandaki 3 mağlubiyetlik serilerine son vermiş olmaları onlar adına sezonun geri kalanı için çok değerliydi, evden uzakta da tekrar özgüvenlerini kazandılar. Ayrıca aradan sonra artık Rubio’yu da kullanabilecekler, sağlıklı ve ritmini bulmuş bir Rubio’nun onlara sınıf atlatacağını düşünüyorum.

2. AS Monaco

Artık Euroleague tarihinin en skorer ikinci oyuncusu konumundaki James’e sahip olan Fransız ekibi, son dönemde tam anlamıyla istim üstünde. Aradan önceki son 5 maçlarını üst üste kazandılar ve bu sayede de 16 galibiyete ulaşarak 3. sırayı Panathinaikos ile paylaşmaya başladılar. Özellikle üst üste 2 deplasman maçını kazanmaları koç Obradovic’in ekibinde bir özgüven patlaması yaşanmasına neden oldu. Sadece James değil, Loyd ile Okobo da ritmlerini bulmuş durumdalar ki pota altında da Jaiteh opsiyonunu devreye sokarak rotasyonu genişletmiş durumdalar.

1.Real Madrid

Sezonun büyük bir bölümünü yenilgisiz geçiren İspanyol devi, ara öncesi son 5 maçtan 2 tanesini kaybedip toplamda 4. mağlubiyetini almış olsa da halen güç sıralamasının da puan tablosunun da zirvesinde yer alıyor ki orada en yakın ekip, ezeli rakibi Barça’dan tam 4 adım önde olduklarını ve halen büyük bir avantaja sahip olduklarını belirtelim. Bunun yanında halen kendi sahasında maç kaybetmeyen takım olduklarının da altını çizelim! WiZink’deki 13 maçlarında da bileklerini bükebilen bir rakip çıkmadı. Tavares ve Llull’un da sakatlıktan dönmesiyle koç Mateo yeniden tam kadro olarak takımını kullanabilecek.