26 Ocak 2026

Önİzleme: Panathinaikos – Partizan (25.11.25)

Euroleague 13. hafta mücadelesinde Panathinaikos Salı günü saat 22:15’de Partizan ile karşılaşacak.

Telekom Center’da oynanacak ve her zaman olduğu gibi S Sport ekranlarında yayınlanacak karşılaşma öncesinde gelin takımların son durumlarına birlikte göz atalım, keyifli okumalar.

🏟️ Panathinaikos – Yükselen Form, Derinleşen Güç

Panathinaikos, sezonun ilk bölümünde uzun rotasyonundaki sakatlıklar nedeniyle ciddi zorlanmıştı; hatta bir dönem gerçek bir pivot olmadan oynamak zorunda kaldılar. Ancak bu sıkıntılı süreç geride kaldı ve Atina temsilcisi şu anda Avrupa’nın en formda takımlarından biri. Tüm kulvarlarda altı maçlık galibiyet serisi, EuroLeague’de ise Paris, Real Madrid ve Dubai galibiyetleriyle gelen üç maçlık çıkış, Panathinaikos’u 8–4 derecesiyle üst sıralara taşımış durumda. Özellikle deplasmanda Real Madrid karşısında aldıkları 87–77’lik galibiyet, sezonun en güçlü mesajlarından biri olarak kayda geçti.

Bu dönüşümün en kritik parçası şüphesiz Kenneth Faried. NBA geçmişiyle güçlü atletizm ve deneyimi bir araya getiren Faried, Ataman’ın sistemine adeta “eksik parça” gibi oturdu. Rebound sertliği, ikinci şans sayıları ve savunma enerjisi, Panathinaikos’un saha içi dengelerini tamamen değiştirdi. Ancak yeşil-beyazlıların ivmelenmesinin arkasındaki tek güç uzun rotasyonu değil. Geri alan performansı da yukarı doğru ivmeleniyor. Kostas Sloukas özellikle son üç EuroLeague maçındaki ortalama yedi asistlik katkısıyla oyunu kusursuz yönetiyor. T.J. Shorts ise Real Madrid maçında sezonun en iyi bireysel performanslarından birine imza atarak 19 sayı, 6 asist üretmişti.

Yine de Ataman’ın yapısında takımın direksiyonunda Kendrick Nunn bulunuyor. Dubai maçındaki 22 sayı, 4 ribaund ve 4 asistlik çıkışı; üçüncü çeyrek sonuyla dördüncü çeyreğin başında gelen 26–1’lik o tarihi seri; Nunn’ın hem skor tehdidi hem dinamizmiyle Panathinaikos’un nasıl bir seviyeye çıkabileceğini tekrar gösterdi. Öte yandan Cedi Osman’ın sakatlığı kısa vadede bir problem yaratsa da mevcut form düzeyi ve seyirci desteğiyle OAKA’da Panathinaikos’un özgüveni en yüksek seviyeye ulaşmış durumda. Ligin ikinci en iyi hücum reytingine sahip olmaları da bu ivmenin tesadüf olmadığını kanıtlıyor.

⚫⚪ Partizan – Kriz, Belirsizlik ve Sistem Arayışı

Partizan cephesinde ise durum Panathinaikos’un tam tersi. Sırp ekibi kadro yapılanmasındaki hatalar, sezon başında geç kalan uzun transferi, sakatlıklar ve organizasyon becerisindeki düşüş nedeniyle hem hücumda hem savunmada çökmüş durumda. Monaco karşısında gelen 78–76’lık kritik galibiyet bir umut ışığı gibiydi; ancak Asvel karşısındaki 88–87’lik kayıp ve ardından Fenerbahçe’den yenilen 99–87’lik iç saha mağlubiyeti, bu ışığı hızla söndürdü. Partizan’ın EuroLeague derecesi şu anda 4–8, yani sezonun en zorlu dönemlerinden biri yaşanıyor.

Takımdaki problemler zinciri oldukça geniş. İlk olarak Carlik Jones’un sakatlığı, yaratıcı oyun kurucu eksikliğini Partizan’ın bütün hücum yapısına yansıttı. Yarı saha organizasyonunda ciddi tıkanmalar yaşayan takım, yakın geçen maçların tamamında doğru kararları üretemedi. Savunmada zaman zaman Olympiacos, Barcelona ve Monaco maçlarında gösterdikleri üst seviye direnç umut verse de son iki karşılaşmada Asvel’in 88, Fenerbahçe’nin 99 sayı üretmesine izin vermeleri, çöküşün en net göstergesi oldu.

Özellikle maç başlangıçları alarm verici: Asvel karşısında 2–16, Fenerbahçe karşısında 2–17 geriye düşmeleri, konsantrasyon ve hazırlık eksikliğinin direkt bir sonucu. Bu senaryoların neredeyse aynı ilk beşle tekrarlanması ise Obradovic’in denge arayışındaki çaresizliğini gösteriyor. Ligin beşinci en kötü hücumuna ve üçüncü en kötü savunmasına sahip olmaları, mevcut tabloyu rakamsal olarak da doğruluyor. Üstelik sakatlık listesi de kabarık: Vanja Marinkovic ve Arijan Lakic son maçlarda forma giyemedi, Shake Milton sakat sakat oynuyor ve Jabari Parker’ın sisteme uyumsuzluğu hem teknik ekip hem taraftar için büyük bir hayal kırıklığı yaratmış durumda. Parker’ın son iki maçta oynamaması ise sorunların daha da büyüdüğüne işaret ediyor.

🔍 Genel Değerlendirme – Form Çizgileri Birbirinin Tam Zıttı

Bu maç, form grafiği açısından EuroLeague’in en keskin zıtlıklarından birine sahne olacak. Panathinaikos; tempo kontrolü, savunma enerjisi, geri alan istikrarı ve Faried’in getirdiği fiziksel güçle şu anda Avrupa’nın en komple takımlarından biri görünümünde. Nunn, Sloukas ve Shorts gibi üç farklı profilde guardın aynı anda ritim bulması, onları hücumda durdurulması çok zor bir noktaya taşıyor. Ayrıca OAKA atmosferi ve mevcut momentum, Panathinaikos’un başlangıç anından itibaren oyunun temposunu belirlemesini muhtemel kılıyor.

Partizan ise tam tersine; sakatlıklar, uyum problemleri, organizasyon eksikliği ve psikolojik kırılganlıkla sezondaki en zor dönemini yaşıyor. Hücumda karar veremeyen bir yapı, savunmada konsantrasyon kayıpları ve istikrarsız bir rotasyon, onları EuroLeague’in en sorunlu takımlarından biri hâline getirmiş durumda. Kağıt üzerinde bireysel yetenekler hala rekabetçi olsa da takım yapısı Panathinaikos gibi komple bir ekiple başa çıkabilecek seviyede değil.

Sonuç olarak; bir yanda ivmesini her maç artıran, alan paylaşımı ve tempo kontrolünü kusursuz yapan Panathinaikos; diğer yanda ise organizasyon ve form açısından dibe vurmuş bir Partizan var. Bu karşılaşma, iki takımın mevcut gerçeklikleri nedeniyle teknik-taktik anlamda da fiziksel anlamda da zıt bir hikâye sunuyor.