NBA Doğu Konferansı mücadelesinde Milwaukee Bucks 21 Kasım Cuma günü saat 04:00’da Philadelphia 76ers ile karşılaşacak. Gelin maç öncesinde takımların son durumlarına birlikte göz atalım, keyifli okumalar.
🏠 Milwaukee Bucks – Giannis’siz Hayatta Kalma Mücadelesi
Milwaukee Bucks, son iki maçını kaybederek ritmini kaybetmiş durumda ve daha da önemlisi, bu düşüşün ortasında Giannis Antetokounmpo’nun sakatlığıyla sarsıldılar. Los Angeles Lakers karşısındaki 119–95’lik ağır yenilgi bir uyarı niteliğindeydi, ancak Cleveland Cavaliers karşılaşmasında yaşanan sakatlık, mağlubiyetten çok daha büyük bir darbe oldu. Giannis’in sahayı ikinci çeyrekte terk etmesi, Bucks’ın hücum düzeninin nasıl çöktüğünü bir kez daha gözler önüne serdi. Yine de yapılan tetkiklerin ciddi bir tendon hasarını dışlaması ve yaklaşık 1–2 hafta arasında sahalardan uzak kalacak olması, Milwaukee adına “en iyi kötü senaryo” olarak değerlendirilebilir. Takımın şu anki 8–7’lik derecesi, sakatlıklar ve ritim kaybı düşünüldüğünde aslında tolere edilebilir seviyede.
Bucks’ın Giannis’siz sahada yaşadığı temel problem, hücum akışının dramatik biçimde sekteye uğraması. Giannis’in penetre tehdidi, savunmaların boyalı alanı kapatmasını ve böylece dış şutörlere geniş boşluklar yaratılmasını sağlıyor. Bu yüzden Milwaukee, ligde %41.5 ile ikinci en iyi üçlük yüzdesine sahip ve bu istatistik doğrudan Giannis’in varlığıyla bağlantılı. Aynı şekilde, %49.5 genel isabet oranı ile ligin beşincisi olmaları da boyalı alandaki çözümlerin ne kadar etkili olduğunun göstergesi. Giannis’siz yapıda bu tehdit ortadan kalkınca, savunmalar çok daha rahat yerleşiyor ve Milwaukee’nin hücum düzeni statik hâle geliyor.
Bu süreçte tüm sorumluluk Ryan Rollins’in üzerine biniyor. Kevin Porter Jr.’ın sakatlığının ardından ilk beşe geçen genç guard, son haftalarda gösterdiği performansla takımın en güvenilir hücum opsiyonlarından biri hâline geldi; son dört maçın üçünde 20+ sayı üretmesi bunun kanıtı. Ancak Rollins’in yanında özellikle Cole Anthony’nin düşük formu büyük bir problem yaratıyor. Bu iki guard’ın organizasyonu, Giannis’in yokluğunda Bucks’ın ayakta kalması için kritik olacak. Milwaukee, tempoyu artırmaya çalışsa da top yönlendirme kalitesi düşmüş durumda ve bu, savunma ters eşleşmelerinden kolay sayı üreten takımlara karşı ciddi bir zorluk yaratıyor.
✈️ Philadelphia 76ers – Yeni Nesil Takım Kimliği ve Maxey’in Yıldızlığa Yükselişi
Philadelphia 76ers tarafında tablo daha dengeli görünse de, onlar da istikrarsız bir dönemin içindeler. Son altı maçta galibiyet ve mağlubiyetlerin birbirini izlemesi, form dalgalanmalarının açık bir göstergesi. Yine de toplamda 8–6’lık derece, özellikle kadro bütünlüğünün bozulduğu bir dönemde değerli. Clippers karşısında gelen 110–108’lik galibiyeti Toronto Raptors’a karşı 121–112 kaybederek sürdüremeyen Sixers, şu anda tamamen yeni nesil oyuncularının yön verdiği bir hücum kimliğiyle ilerliyor.
Bu dönüşümün merkezinde elbette Tyrese Maxey bulunuyor. Ligin en patlayıcı guardlarından biri hâline gelen Maxey, yalnızca hızlı hücumlarda değil, yarı sahada da birinci opsiyon olabileceğini net biçimde kanıtladı. 32.5 sayı ortalaması, onun artık All-Star seviyesinin ötesinde, All-NBA seviyesinde bir oyuncuya evrildiğini gösteriyor. Elbette Joel Embiid’in son dört maçta oynamamış olması ve Paul George’un yalnızca bir kez sahaya çıkabilmesi bu skor yükünü artırdı; ancak Maxey’nin bu verimi, Sixers’ın geleceğine dair umutları büyütüyor.
Philadelphia’da Quentin Grimes’ın istikrarlı katkısı ve VJ Edgecombe’un çaylak sezonunda beklentileri aşan performansı da dikkat çekiyor. Edgecombe’un bu seviyeyi koruması hâlinde yılın çaylağı yarışında güçlü bir aday olacağı şimdiden belli. Sixers hücumu, ligde altıncı sırada yer alan üçlük yüzdesiyle doğru spacing’i yakalayarak ilerliyor; top kaybı oranlarının ligde üst yarıda olması da oyunun kontrolünü kaybetmediklerini gösteren bir detay. İlginç biçimde NBA’in en hızlı yıldızlarından birine sahip olmalarına rağmen ligin beşinci en yavaş temposunda oynuyorlar. Bu da organizasyonun bilinçli bir tercih yaptığını ve daha kontrollü, set üzerinden işleyen bir oyun yapısına yöneldiğini ortaya koyuyor.
⚖️ Genel Değerlendirme – Giannis’siz Bucks mı, Genç ve Patlayıcı Sixers mı?
Bu karşılaşma, yükseliş potansiyeli taşıyan iki takımın tamamen farklı senaryolar eşliğinde sahaya çıkacağı bir mücadele olacak. Milwaukee Bucks, sezonun en kritik dönemlerinden birine giriyor. Giannis Antetokounmpo’nun yokluğu yalnızca skor kaybı değil, aynı zamanda savunma sertliği, tempo kontrolü ve dış şut yaratımının da kaybı anlamına geliyor. Rollins’in performansı belirleyici olsa da, Bucks’ın hücum akışını sürdürebilmesi oldukça zor. Şut yüzdelerindeki elit seviyenin sürdürülebilirliği ise Giannis’siz büyük bir soru işareti.
Philadelphia ise farklı bir yöne gidiyor: gençleşen kadro, yüksek bireysel performanslar ve Maxey liderliğinde temeli sağlam bir hücum planı. Embiid’in dönüşüyle daha da üst seviyeye çıkabilecek net bir çekirdekleri var. Kontrollü tempoları ve topa değer veren oyun yapıları, deplasmanlarda bile onları rekabetçi kılıyor.
Bu nedenle karşılaşma, Milwaukee’nin yıldız eksikliği ve hücum kimliğini yeniden kurma çabası ile Philadelphia’nın genç enerjisi ve Maxey merkezli hücum verimliliği arasındaki taktiksel kontrastla şekillenecek. Temponun kontrolü, dış şut yüzdesi ve guard performansları bu maçın kaderini belirleyecek ana parametreler olarak öne çıkıyor. Bu mücadele, iki takımın mevcut form grafiklerini yeniden tanımlayabilecek türden bir eşleşme olmaya aday.
