Toronto Raptors, form grafiğini her geçen gün yukarıya taşıyan etkileyici oyununu sürdürüyor. NBA Doğu Konferansı’nın güçlü ekiplerinden Cleveland Cavaliers karşısında alınan 126-113’lük galibiyet, hem kendi oyun kimlikleri hem de yıldızların bireysel performansları açısından sezonun en dengeli ve olgun görüntülerinden birini sundu.
Son yedi maçın altısını kazanarak Doğu Konferansı’nda toparlanma sürecine giren Raptors, bu galibiyetle hem hücum verimliliğini hem de takım kimyasını pekiştirdi.
Scottie Barnes, adeta çok yönlülüğünün kitabını yazdığı bir geceye imza attı. 28 sayı – 10 ribaund – 8 asist – 5 blok ile sadece skor üreten değil; oyunun her alanında iz bırakan bir performans sergiledi. Barnes’ın bu çok yönlü liderliği, Raptors hücumunun akıcılığını ve savunma sertliğini bir araya getiren bir yapı oluşturdu. Cavaliers cephesinde Donovan Mitchell 31 sayıyla direnmeye çalışsa da, Cleveland’ın eksikleri ve yorgunluğu Toronto’nun üstün hücum temposu karşısında yeterli olmadı.
İlk Yarı: Toronto’nun Yüksek Yüzdeli Oyunu ve Barnes’ın Kontrolü 🎯
Maça hızlı ve yüksek yüzdeli başlayan Raptors, özellikle ilk yarıda yakaladığı ritmi korumayı başardı. %56 saha içi isabeti ile oynamak, NBA seviyesinde hem spacing’in hem de hücum organizasyonunun doğru işlediğini gösteriyor. Immanuel Quickley – Scottie Barnes ikilisinin topsuz hareketi, Poeltl’ın perde sonrası devrilen oyun yapısı ve köşeleri etkili kullanan Raptors hücumu, Cleveland’ın savunma disiplinini ciddi anlamda zorladı.
Cleveland cephesinde Mitchell hücum yükünü büyük oranda üstlenirken Garland ve Lonzo Ball’ın yokluğunda top yönlendirme sorumluluğu tamamen Mitchell’a kaldı. Bu durum Mitchell’ın bireysel skorunu yükseltti ancak Cleveland’ın hücum çeşitliliğini azalttı. Yine de Tomlin’ın enerjisi ve çembere atakları Cavaliers’ı bir süre oyunda tuttu.
Toronto ise hücumda sadece bireysel çözümlere yaslanmadı. Barnes’ın pas kalitesi ve özellikle Poeltl ile kurduğu ikili oyun bağlantısı, Raptors’ın 67-54’lük ilk yarı üstünlüğünde belirleyici oldu. Quickley’nin yüksek yüzdeli üçlük performansı (5/7 3PT) da ilk yarıdaki farkın ana sebeplerinden biriydi.
Üçüncü Çeyrek: Cleveland’ın Geri Dönüş Çabası ve Raptors’ın Soğukkanlılığı 💪
Cleveland, ikinci yarıya çok daha agresif bir savunma ile başlayarak Raptors’ın hücum düzenini bozmaya çalıştı. Mitchell’ın hem skor hem de oyun kurma yükünü taşıdığı bu bölümde Cavaliers, Raptors’ın top kayıplarını değerlendirerek farkı 90-85’e kadar indirdi. Özellikle Chase Friedman ve Tomlin’ın tempoyu artırması, Raptors’ın birkaç pozisyonda dengesini bozdu.
Toronto ise üçüncü çeyreğin sonunda bulduğu savunma sekanslarıyla oyunun kontrolünü tamamen kaptırmadı. Barnes’ın blokları ve ikili oyun savunmasındaki zamanlaması, Raptors’ın ritmini toparlamasında kritik rol oynadı. Barnes’ın “all-around” etkisi, bu takımın neden her geçen hafta daha da güven veren bir yapıya büründüğünü açıklıyor.
Son Çeyrek: Quickley’nin Kritik Üçlükleri ve Maçı Koparan Sekans 🏀🔥
Maçın kader anları son çeyrekte şekillendi. Cleveland, farkı yakın tutmaya devam ederken Raptors’ın hücumda kim sorumluluk alacak sorusu Quickley tarafından yanıtlandı. Peş peşe iki üçlük, araya giren RJ Barrett’ın floater’ı ve Raptors bir anda skoru 118-105’e taşıdı. Bu 8-0’lık mini seri, maçın kırıldığı an oldu.
Quickley’nin bu bölümdeki soğukkanlılığı, sadece şut yüzdesi değil, oyunu doğru okumadaki sakinliğiyle de dikkat çekti. Özellikle Barnes’ın oyunu yönlendiren pas açısından desteği, Raptors’ın dengesini korumasını sağladı. Poeltl’ın içerideki bitiriciliği de Raptors’ın son çeyrek hücum verimliliğini artıran unsurlardan biriydi.
Cleveland ise Mitchell’ın üstün performansına rağmen set düzeninde yeterince çeşitlilik bulamadı. Mitchell’ın 15/17 serbest atış İsabeti, onun oyunda kalmasını sağladı ancak Cavs savunması Raptors’ın dış şutlarına ve iç-dış dengesine karşı koyamadı.
Genel Değerlendirme: Raptors’ın Yükselişi ve Barnes’ın Liderlik Düzeyi 🚀
Bu galibiyet, Toronto Raptors’ın sezonda ne kadar doğru yolda olduğunu gösteren bir işaret niteliğinde.
Öne çıkan unsurlar:
- Scottie Barnes’ın MVP seviyesine yaklaşan çok yönlü dominasyonu,
- Quickley’nin kritik anlarda devreye giren şut tehdidi,
- Poeltl’ın verimli bitirişleri,
- Raptors’ın %56 saha içi isabeti ve 12 üçlük isabetiyle hücumdaki akıcılığı.
Cleveland ise eksiklerinin etkisini derinden hissetti. Garland ve Ball’ın yokluğu, top yönlendirmede tek opsiyon olarak Mitchell’ı ağır bir yükün altına soktu. Mitchell’ın 31 sayı – 6 asist – 6 ribaundluk performansı etkileyici olsa da yeterli olmadı.
Toronto bu formuyla Indiana deplasmanında da iddialı olacaktır. Cleveland ise Memphis maçı öncesinde savunma sertliğini ve hücum çeşitliliğini toparlamak zorunda.
