27 Ocak 2026

Maç Sonu Analizi: Hapoel, Nefis Bir Hücum Performansı Eşliğinde Dubai Engelini Geçti

EuroLeague’e yeni adıma atmış bir takımın deplasmanda 109 sayı bularak kazanması, özellikle de bunu yüksek fiziksel düzeyde oynayan ve bireysel yeteneği yüksek guard ve kanat rotasyonuna sahip BC Dubai karşısında başarması nadir görülen bir tablo. Hapoel IBI Tel Aviv, 97-109’luk bu zaferle yalnızca hücum gücünü değil, oyun disiplinini, pas bağlantılarını ve kolektif oyun kimliğini bir kez daha ispat etti.

Sezonun başından beri Itoudis’in takıma kazandırmaya çalıştığı set netliği ve doğru şut seçimi, oyunun kritik evrelerinde sahneye çıktı. İlk yarıda Dubai’nin Dwayne Bacon önderliğindeki bire bir üretimleri Hapoel savunmasını zorlamış olsa da, ikinci devrede Tel Aviv ekibi oyunun kontrolünü tamamen ele aldı. 48-47 geride girdikleri üçüncü çeyrekte 35 sayı üretmeleri, maçın kırılma anını belirledi. Bu sekans sadece hücum verimliliği değil, psikolojik oyun kırılması anlamına da geliyordu.

Elijah Bryant: Liderlik, Skor ve Denge 🎯

Hapoel adına gecenin yıldızı hiç şüphesiz Elijah Bryant oldu. 25 sayı, 7 ribaund ve 36 PIR ile sadece sayısal üretim değil, oyunun yönünü değiştiren organizasyonel ağırlık koydu. Bryant’ın performansının altını kıymetli yapan unsur şu:
Bu maçta şut seçimi + temas sonrası denge + pas çıkışı üçlüsünü kusursuz yönetti.

Oyun içinde:

  • Perde sonrası orta mesafeyi tehdit etti,
  • İzole pozisyonlarda topu öldürmeden takım arkadaşına aktardı,
  • Motley ve Oturu’nun yüzü dönük pozisyonlarında doğru spacing’i kurdu.

Bryant’ın Anadolu Efes günlerinden bu yana bilinen “takım oyuncusu ama gerektiğinde yıldız” profili, Hapoel’in hücum felsefesinin merkez taşlarından biri olmayı sürdürüyor.

Micic – Blakeney – Motley Üçlüsünün Yapısal Etkisi 🧠

Vasilije Micic’in 19 sayılık katkısı, Hapoel’in hücum ritmini belirleyen en stratejik unsur olarak öne çıktı. Micic, top yönlendirici olarak rakip savunmayı sürekli ters ayakta yakaladı. Özellikle drop savunmaya karşı alınan kısa rollardaki pas okumaları, Dubai’nin çember korumasını bozdu.

Antonio Blakeney ise bireysel skor potansiyeliyle ikinci opsiyon senaryosunda sahne aldı. Onun kill-zone olarak adlandırılan 45 derecelik yarı alanlarda aldığı toplardan ürettiği şutlar, Dubai’nin yardım savunmasının dengesini sürekli sarstı.

Jonathan Motley ise boyalı alan hakimiyeti + devrilme tehdidi + ribaund baskısı üçlüsüyle Dubai’nin pivot rotasyonunu fiziksel anlamda bunaltan isim oldu. Motley’nin saha içi rolü belki şatafatlı görünmüyor; ancak Hapoel’in hücum geometrisini ayarlayan en kritik parçalardan biri olarak sahadaydı.

Dubai’de Bacon’ın Tek Kişilik Performansı Yeterli Değildi 🏜️

Dwayne Bacon’ın 36 sayı üretmesi elbette dikkat çekici, hatta teknik olarak üst düzey bireysel performans kategorisinde. Ancak problem şu:
Dubai hücumu Bacon izolasyonuna kilitlendi.

Eksik rotasyon sebebiyle spacing daraldıkça, Bacon’ın bire birleri zorunluluğa dönüştü. Takımın geri kalanı:

  • Şut tehditi stabil değildi,
  • Perdeleme kalitesi düşüktü,
  • Dribble hand-off zincirleri kurulamadı.

Bacon skor buldu, ancak takımı oynatamadı. Bacon’ın en verimli olduğu rol “ikincil yarı saha yaratıcılığı”, birincil değil. Dubai’nin sakatlıklar nedeniyle onu 1. opsiyon olarak kullanmak zorunda kalması ise hücum akışını tek yönlü hale getirdi.

Üçüncü Çeyrek: Maçın Anatomisi 🧩

Hapoel’in üçüncü çeyrekte yaptığı şey çok netti:

  1. Tempoyu artırdı
  2. Savunmayı önde başlattı
  3. Topu her set sonunda en iyi şuta kanalize etti
  4. Pozisyonu asla erken bitirmedi

Bu çeyrek, Itoudis basketbolunun kimlik sayfasıydı.

Genel Değerlendirme 🔍

Hapoel IBI Tel Aviv, bu sezon çaylak bir takım gibi değil, playoff adayı gibi oynuyor.
Takım:

  • Roller net,
  • Top paylaşımı ideal,
  • Rotasyon verimliliği yüksek,
  • Psikolojik direnç sağlam.

Dubai ise kritik oyuncu eksiklikleri ve tek kanallı hücum yapısından dolayı skor üretti ama oyun üretemedi.

Son söz:
Bu maç sadece bir galibiyet değil—Hapoel’in “biz buradayız ve ciddi bir rakibiz” diye yüksek sesle verdiği bir mesajdı. Bu mesaj artık sadece rakiplerine değil, EuroLeague’e genel ayar veren bir standart haline geliyor.