Euroleague 11. hafta mücadelesinde temsilcimiz Fenerbahçe Beko Perşembe günü saat 22:00’da Hapoel Tel Aviv ile karşılaşacak.
Güvenlik önlemleri nedeniyle İstanbul yerine Munich’de oynanacak ve yine S Sport ekranlarında yayınlanacak karşılaşma öncesinde gelin takımların son durumlarına birlikte bakalım, keyifli okumalar.
💛 Fenerbahçe: Şampiyonun İnişli Çıkışlı Başlangıcı
Yeni sezona sancılı bir giriş yapan Fenerbahçe Beko, son haftalarda toparlanma sinyalleri veriyor. EuroLeague’in son şampiyonu, zorlu açılış fikstürünün ardından ritmini bulmaya başladı. Son iki EuroLeague maçında Asvel’i 81–67 ve Maccabi Tel Aviv’i 84–75 mağlup eden Sarunas Jasikevicius’un ekibi, 10. hafta itibarıyla 5 galibiyet – 5 mağlubiyet derecesine ulaştı. Bununla birlikte, hem EuroLeague’de hem de Türkiye Süper Ligi’nde üst üste dört galibiyet alarak moralini tazeledi.
Yine de temsilcimizin oyunundaki dengesizlikler hala gözle görülür seviyede. Asvel karşısında hücumda tutuk bir performans sergilense de rahat bir galibiyet geldi; ancak bu maçtan sonra oynanan lig mücadelesinde ilk yarıyı ligin en zayıf ekibine karşı 19 sayı geride kapatmaları, takımın konsantrasyon problemlerini ortaya koydu. Aynı tablo Maccabi Tel Aviv maçında da tekrarlandı: Sarı-Lacivertliler üçüncü çeyrekte 20 sayılık farkla öne geçtikleri maçı son periyotta rakibin üstünlüğüne bırakma noktasına geldi.
Bu dalgalı performansa rağmen temsilcimizin ayakta kalmasını sağlayan temel unsur, savunmadaki istikrar. EuroLeague genelinde en iyi üçüncü savunma verimliliğine sahip olan ekip, Jasikevicius’un düşük tempolu ve kontrollü oyun anlayışıyla top kayıplarını minimize etmeyi başardı. Ancak hücumda işler aynı ölçüde parlak değil. Takım şu anda EuroLeague’in ikinci en zayıf hücumu konumunda. Scottie Wilbekin, Arturs Zagars ve Bango’nun sakatlıkları rotasyonu daraltırken, hücumdaki yaratıcılığı azaltıyor.
Bu eksikler içinde Wade Baldwin sorumluluk alarak öne çıktı. Maccabi Tel Aviv karşısında 17 sayıyla oynayan Baldwin, aynı zamanda tempo kontrolünde önemli bir rol üstlendi. Devon Hall (15 sayı) ve Talen Horton-Tucker (13 sayı) da hücumda destek verdi. Takım genelinde üçlük isabeti, Maccabi maçında galibiyetin anahtarı oldu: 16 üçlük isabetiyle rakip savunmayı cezalandıran Fenerbahçe, ayrıca 9 top kaybı daha az yaparak maçı kontrol altına aldı. Yine de Sarunas Jasikevicius’un öğrencilerinden beklenti büyük — özellikle hücumda akıcılığı artırmaları ve top paylaşımını geliştirmeleri gerekiyor.
❤️🔥 Hapoel Tel Aviv: Hücum Fırtınasıyla Gelen Zirve
Rakip cephede ise Hapoel Tel Aviv, şu anda Avrupa basketbolunun en formda takımı konumunda. Dimitris Itoudis yönetiminde kusursuza yakın bir tempoyla oynayan İsrail temsilcisi, son maçında Baskonia’yı 114–89 mağlup ederek EuroLeague’de üst üste ikinci, toplamda sekizinci galibiyetini elde etti. Bu sonuçla birlikte Hapoel Tel Aviv, zirvede tek başına yer alıyor.
İsrail ekibinin bu sezonki başarısının temelinde muhteşem hücum organizasyonu yatıyor. Takım, EuroLeague’de 128.6’lık hücum rating’iyle ligin açık ara en üretken hücumu. Üstelik bunu, “ev sahibi” avantajından mahrum olmalarına rağmen, yani maçlarını tarafsız sahalarda oynamalarına rağmen başarıyorlar. Bu, Itoudis’in sistemine olan inancı ve oyuncular arasındaki kimyanın ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor.
Hapoel’in en büyük gücü, arka alan rotasyonundaki çeşitlilik. Vasilije Micic, Elijah Bryant ve Chris Jones gibi deneyimli isimler EuroLeague seviyesinde fark yaratabiliyor. Ancak son haftalarda adeta patlama yapan Antonio Blakeney, bu sistemin en ateşli skoreri haline geldi. Blakeney’nin birebirde durdurulması neredeyse imkansız, ayrıca savunmaların yoğunlaştığı anlarda dış şut tehdidiyle alanı açıyor. Itoudis, derin rotasyonunu ustalıkla yönetiyor; bir maçta Micic parlıyor, diğerinde Wainright gibi tamamlayıcı bir isim maçı çözüyor. Özellikle Ish Wainright’ın Partizan maçında attığı üç kritik üçlük, takımın özgüvenini zirveye taşıdı.
İstatistiksel olarak Hapoel Tel Aviv’in rakiplerine ne kadar büyük tehdit oluşturduğu net şekilde görülüyor. %41 üçlük isabetiyle EuroLeague’in üçüncü en iyi dış şut ekibi konumundalar. Ancak onları özel kılan, yalnızca dış atış isabeti değil; boyalı alan ve orta mesafede de ilk üçte yer alıyorlar. Bu kadar geniş bir hücum silahı repertuarı, savunmaların Hapoel’e karşı plan yapmasını neredeyse imkânsız hale getiriyor. Buna rağmen takım sakatlıklardan tamamen arınmış değil — Yam Madar, Ginat ve Caboclo gibi önemli isimlerin yokluğu derinliği sınırlasa da, şu ana kadar kimse bu eksiklikleri hissettirmedi.
⚖️ Genel Değerlendirme: Savunma Duvarı mı, Hücum Fırtınası mı?
Bu karşılaşma, EuroLeague’de iki farklı basketbol felsefesinin çarpışması anlamına geliyor. Temsilcimiz Fenerbahçe Beko, Jasikevicius yönetiminde daha yavaş tempolu, kontrollü ve savunma temelli bir oyun anlayışını benimsiyor. Hapoel Tel Aviv ise tam tersine, hücumu merkezine alan, hızlı tempolu ve geniş rotasyonuyla rakipleri boğan bir sistemle oynuyor.
Temsilcimiz Fenerbahçe’nin bu maçtaki en büyük kozu, savunma disiplini olacak. Jasikevicius’un öğrencileri, rakibin tempolu oyununa izin vermemek için ritmi düşürmeye ve yarı saha hücumlarında verimlilik aramaya çalışacak. Ancak bunun için öncelikle hücumda istikrar gerekiyor. Wilbekin’in yokluğunda oyun kurulumunda sorumluluk Baldwin ve Hall ikilisine düşecek.
Hapoel Tel Aviv cephesinde ise amaç, Fenerbahçe’nin bu savunma setini kırmak olacak. Itoudis, tempoyu artırarak rakibi koşu oyununa zorlayacak ve alan paylaşımında üçlük tehditlerini ön plana çıkaracaktır. Özellikle Micic–Blakeney ikilisinin dışarıdan açacağı alanlar, Fenerbahçe’nin savunma zincirini kırabilecek potansiyele sahip.
Sonuç olarak bu mücadele, EuroLeague’in en iyi savunmalarından birisiyle en güçlü hücumu arasında geçecek. Bir tarafta Jasikevicius’un disiplinli, reaksiyona dayalı sistemi; diğer tarafta Itoudis’in dinamik, özgür hücumu. Temsilcimiz için bu maç, ritim bulma yolunda gerçek bir sınav; Hapoel Tel Aviv içinse Avrupa’nın en sert savunmalarından birine karşı hücum gücünü kanıtlama fırsatı olacak.
