26 Ocak 2026

Maç Sonu Analizi: Valencia, Real Madrid’i Devirerek Yeni Salonunu Bir Kaleye Dönüştürdüğünü Gösterdi

EuroLeague’in 10. haftasında Valencia Basket, yeni yuvası Roig Arena’yı adeta bir kaleye dönüştürdüğünü bir kez daha kanıtladı. Pedro Martínez’in öğrencileri, Avrupa basketbolunun devlerinden Real Madrid’i 89-76 mağlup ederek hem moral buldu hem de sezondaki en etkileyici performanslarından birine imza attı.

Yaklaşık 14.922 taraftarın tribünleri doldurduğu unutulmaz gecede, Valencia’nın enerjisi ve hızlı tempolu oyunu Real Madrid’i adeta boğdu.

🔥 Yeni Ev, Yeni Kimlik: Roig Arena’da Yenilmezlik Serisi

Valencia’nın bu sezonki en büyük kazanımlarından biri sadece aldığı galibiyetler değil, yarattığı ev atmosferi oldu. Eski salonu La Fonteta’daki coşkulu taraftar kültürünü Roig Arena’ya taşıyan Yarasalar, artık rakipler için korkulan bir iç saha kimliği oluşturdu. Bu galibiyetle birlikte taraftar önünde oynanan yedi maçın tamamını kazanan Valencia, Avrupa’nın en formda ev takımlarından biri haline geldi.

Koç Pedro Martínez, maç sonrası yaptığı açıklamada bu atmosferin önemine değindi:

“EuroLeague’de her maç büyük bir atmosferde oynanıyor. Ancak bugün Roig Arena’da yaşadıklarımız gerçekten özel. Taraftarımız bize büyük enerji veriyor. Bu takıma inanç ve kimlik kazandırıyor.”

Valencia, sezona Malaga’da oynanan İspanya Süper Kupası zaferiyle başlamış ve o turnuvada da Real Madrid’i 98-94 mağlup etmişti. Dolayısıyla bu galibiyet, sezon başında alınan o kupa zaferinin bir devamı niteliğinde oldu. Bir anlamda geçen sezonki final süpürülmesinin rövanşı alındı.

⚙️ Pedro Martínez Sistemi: Enerji, Hız ve Kolektif Oyun

Valencia’nın bu sezonki oyun karakteri, Pedro Martínez’in takımlarına özgü hızlı geçiş hücumları, sürekli top hareketi ve mücadele gücü yüksek savunma anlayışı üzerine kurulu. Real Madrid gibi hücumda çok yönlü bir takıma karşı bile bu sistem kusursuza yakın işledi.

Valencia maça tempolu başladı ve ilk üç çeyrek boyunca enerjisini korudu. Omari Moore (16 sayı, 5 ribaund) ve Nate Reuvers (14 sayı, 2 blok) gibi isimler sadece skor katkısıyla değil, savunmada da büyük direnç gösterdi. Moore’un maç sonu sözleri, takımın ruh halini yansıtıyordu:

“Kendi basketbolumuzu oynadık. Dört çeyrek boyunca çok çalıştık, takım olarak birbirimize inandık. Atmosfer inanılmazdı.”

Takımın en önemli silahlarından biri olan tempolu hücum organizasyonları, Real Madrid’in uzun rotasyonunu zor durumda bıraktı. Tavares ve Poirier, Valencia’nın sürekli pick&roll üzerinden hızlı top dolaştırmasına çözüm bulamadı. Ayrıca top paylaşımında 20 asist üreten Valencia, takım kimyasını ne kadar sağlam kurduğunu gösterdi.

⚪ Real Madrid Cephesi: Deplasman Sendromu Devam Ediyor

Real Madrid cephesinde ise tablo giderek endişe verici bir hal alıyor. Chus Mateo sonrası dönemde Sergio Scariolo yönetiminde hala istikrarsız bir kimlik sergileyen ekip, bu sezon iç sahada 4-0, deplasmanda ise 1-5 durumda. Bu çelişki, takımın deplasman atmosferlerine adaptasyonda ciddi problemler yaşadığını kanıtlıyor.

Madrid temsilcisi özellikle üçüncü çeyrekte Valencia’nın temposuna ayak uyduramadı. Theo Maledon ve Campazzo’nun organize ettiği hücumlar, sürekli baskı altında kaldı. Son haftaların formda ismi Trey Lyles yine etkili olurken Valencia’nın genç rotasyonu fiziksel mücadelede üstünlük kurdu. Tavares’in ritim bulamaması ve savunmada geç reaksiyon vermesi, farkın çift hanelere çıkmasına neden oldu.

Trey Lyles 23 sayı, 9 ribaund ile öne çıkarken, Facundo Campazzo 15 sayı, 4 ribaund, 7 asist ve Theo Maledon 14 sayı, 3 ribaund, 5 asist ile direnen diğer isimler odlular.

Real Madrid’in şu anki en büyük problemi savunmadaki geç reaksiyonlar ve geçiş hücumlarını durduramama. Bu maçta da Valencia, özellikle ikinci yarıda bu zaafları net biçimde cezalandırdı.

🧡 Yeni Bir Dönemin Eşiğinde: Valencia’nın Karakter Galibiyeti

Valencia için bu galibiyet sadece bir skor değil, bir dönüm noktası anlamına geliyor. 2021’den bu yana Real Madrid’i ilk kez mağlup eden takım, aynı zamanda EuroLeague sahnesinde de net bir mesaj verdi: “Biz artık sadece mücadele eden değil, kazanan bir takımız.”

Pedro Martínez’in liderliğinde oyuncuların gelişimi gözle görülür şekilde artıyor. Takımın genç yıldızları, tecrübeli isimlerle uyum içinde oynuyor. Reuvers’ın blokları, Moore’un enerjisi, Pradilla’nın katkısı ve Ponitka’nın tecrübesiyle Valencia artık hem savunmada hem hücumda çok yönlü bir yapı kurmuş durumda.

Bu zafer, hem taraftarla hem de şehirle yeniden bütünleşmenin sembolü oldu. Roig Arena artık yalnızca yeni bir salon değil; Valencia Basket’in kimliğini yeniden inşa ettiği bir sığınak.

🏁 Sonuç: Real Madrid’e Karşı İkinci Zafer, Yeni Bir Başlangıç

Valencia Basket, 2025-26 EuroLeague sezonunda Real Madrid karşısında aldığı galibiyetle adeta “Biz buradayız” mesajı verdi. 14.922 taraftarın yarattığı o büyüleyici atmosferde, Pedro Martínez’in öğrencileri enerjisiyle, mücadele gücüyle ve takım oyunu disipliniyle alkış topladı.

Bu galibiyet Valencia’nın yeni evinde, yeni döneminde yükselişinin sembolü oldu. Yarasalar artık sadece İspanya’nın değil, EuroLeague’in en tehlikeli iç saha takımlarından biri.