Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi 7. hafta mücadelesinde Türk Telekom Cumartesi günü saat 18:00’da Karşıyaka ile karşılaşacak.
Ankara Spor Salonu’nda oynanacak ve her zamanki gibi beIN Sports ekranlarında yayınlanacak karşılaşma öncesinde gelin takımların son durumlarına birlikte göz atalım, keyifli okumalar.
🟦 Türk Telekom – Kötü Başlangıçtan Tepki Dönemine
Türk Telekom için geçen sezon beklentilerin altında geçmişti; yaz döneminde yapılan planlamaya rağmen istenilen seviye yakalanamamış, hem BSL’de hem de EuroCup’ta hedeflenen noktaya ulaşılamamıştı. Üstelik bu sezonun açılışı da oldukça sancılı oldu. Ankara ekibi, lig ve Avrupa arenasında beş maç üst üste mağlubiyetle sezona girerek sezon başındaki kaygıları büyüttü. Buna karşın, yönetimin Erdem Can’a duyduğu güven değişmedi. Genellikle Türkiye basketbol ortamında böyle bir başlangıç teknik ekibin değişimiyle sonuçlanırdı; ancak kulübün sakin yaklaşımı bugün geri dönüşün temelini oluşturdu.
Bu güven karşılığını buldu ve Türk Telekom son yedi maçının altısını kazanarak yeniden ritim buldu. EuroCup’ta Panionios karşısında alınan galibiyetle birlikte 4–2’lik derecelerine ulaştılar ve grupta üst sıralar için yeniden iddialı konuma geçtiler. BSL’de 2–4 olsalar da son üç maçlık yükseliş sinyalleri ve oyun kalitesindeki toparlanma dikkat çekiyor. Oyuncu grubunun en büyük avantajı, tek bir skorer üzerine bağımlı olmamaları. Jaleen Smith, hem oyun yönlendirici kimliğiyle hem de skorer yanıyla takımın en güvenilir parçası konumunda. Yeni eklenen Michael Devoe ise kısa sürede rotasyona enerji, tempo ve dış şut katkısı ekledi.
Türk Telekom’un şu anki gelişim sürecinde en kritik başlık savunma ribaundu. İstatistiksel olarak ligin alt sıralarında yer almaları, özellikle yüksek tempolu takımlara karşı ikinci şans sayılarının fazlalaşmasına neden oluyor. Bu eksik, zaman zaman kontrol edilen maçların gereksiz şekilde tehlikeye girmesine yol açıyor. Ancak savunma disiplininin oturmaya başlaması, hücumdaki pas trafiği ve geniş skor opsiyonları ile birleştiğinde Türk Telekom’un yeniden üst sıralar ve play-off yarışında rol oynayabilecek bir yapıya dönüşmekte olduğu söylenebilir.
🟥 Karşıyaka – Kimlik Kaybı, Verimsizlik ve Acil Çözüm İhtiyacı
Pınar Karşıyaka cephesinde tablo çok daha karanlık. Sezonun ilk altı maçında sadece bir galibiyet alabildiler ve bu galibiyetin Merkezefendi karşısında gelmiş olması, rakiplerin kalitesi değerlendirildiğinde alarm seviyesini düşürmüyor. Üstelik alınan beş mağlubiyetin tamamının çift haneli farklarla gelmiş olması, yalnızca skor değil, reaksiyon eksikliğine de işaret ediyor. Trabzonspor karşısında iç sahada alınan 16 sayı fark ise taraftarın sabrını zorlamaya başlayan nokta oldu.
Yönetim kısa vadeli çözüm arayışıyla kadroya Nemanja Gordić’i ekledi. Deneyimli guard’ın oyunu kontrol etme yeteneği ve temposu, takımın hücum akışına bazı bölümlerde katkı sağladı; ancak yapısal sorunlara dokunmak kolay değil. Karşıyaka’nın en büyük problemi, hücumda karar kalitesi ve şut verimliliği. Özellikle Chris Chiozza’nın üçlüklerde 9/40 gibi %22 civarında bir isabetle oynaması, takımın dış şut ritmini tamamen dengesiz hale getiriyor. Chiozza yüksek volümle oynayan bir guard olduğu için bu düşüklük, hücum spacing’ini doğrudan çökertiyor.
Savunma tarafında ise tablo daha da sert: Karşıyaka şu anda ligin en kötü ikinci savunması. Rakiplerin kolay boyalı alan skorlarına izin verilmesi, yakın temas savunmasının yeterli olmaması ve geri koşu refleksinin zayıflığı, maçların erken kopmasına neden oluyor. Eğer kısa sürede sertlik ve disiplin artışı sağlanamazsa, BSL’de düşme hattı hesapları Karşıyaka için çok erken bir gerçeğe dönüşebilir.
🎯 Genel Değerlendirme – Form, Yapı ve Güven Farkı
Bu karşılaşma yalnızca bir maç değil, iki takımın sezon hikayesinde kritik bir kırılma noktası niteliğinde. Türk Telekom cephesinde özgüven, ritim ve teknik-taktik istikrar yükselme eğiliminde. Oyun yapıları oturuyor, rotasyon genişliyor ve sorumluluk dengesi sağlanıyor. Buna karşılık Karşıyaka cephesinde belirsizlik, rollerin flu olması ve hücum verimsizliğinin savunma çöküşünü tetiklemesi gibi yapısal problemler devam ediyor.
Türk Telekom’un tempoyu kontrol eden ve yarı sahada çözüm üretebilen yapısı, Karşıyaka’nın savunma zaafları ile yan yana düşünüldüğünde maçın hikâyesi bir anlamda “denge” değil, “dengeyi bozma” üzerine kurulacak. Karşıyaka’nın oyunda kalabilmesi için şut yüzdesini yükseltmesi ve top kayıplarını minimize etmesi zorunlu. Ancak mevcut form grafikleri değerlendirildiğinde, oyun kimliği, özgüven seviyesi ve rotasyon kalitesi ev sahibi lehine belirgin biçimde daha güçlü duruyor.
Bu nedenle karşılaşmanın temel sorusu “kim kazanacak?” değil, Karşıyaka’nın maçı ne kadar rekabetçi tutabileceği olacak. Eğer Türk Telekom maça agresif enerji ve ribaund disiplini ile girerse, oyun akışı büyük oranda onların kontrolünde şekillenecektir.
