BKT EuroCup B Grubu’nda ratiopharm Ratiopharm Ulm, son haftalarda yaşadığı formsuz dönemi geride bırakmak adına hayati bir galibiyet elde etti. Hem Almanya Ligi hem de EuroCup genelinde beş maçlık mağlubiyet serisinden gelen Ulm, sahasında konuk ettiği London Lions karşısında 87-86’lık skorla kazandı ve hem moral hem de sıralama açısından çok değerli bir adım attı.
Bu galibiyeti özel kılan unsur ise kadrodaki yıldızlardan ziyade, geçen sezondan dönen ve sistem hafızasını koruyan isimlerin maçın kaderini belirlemesiydi. Nelson Weidemann ve Tobias Jensen, Ulm’ün hücum ve savunma düzenine netlik katan en önemli figürler oldu.
🎯 Ulm’ün Hücum Dengesi Yeniden Kuruldu
Ulm adına sezon başından bu yana konuşulan temel mesele hücum kimliğinin oturmaması ve topun sürekli tek yönlü akmasıydı. Ancak bu maçta:
- Altı farklı oyuncunun çift hanelere çıkması,
- Topun side-to-side movement ile sürekli yön değiştirmesi,
- Hücumda hangi oyuncunun bitirici olacağının öngörülememesi
takımın uzun süredir aradığı hücum çeşitliliğini geri getirdi.
Başantrenör Ty Harrelson da bunu maç sonu açıklamasında net şekilde vurguladı:
“Topu tekrar hareket ettirmek istiyorduk. Kimden sayı geleceğini rakibin bilemediği bir oyun yapısı kurmak istiyoruz.”
Ulm’ün sayı dağılımı da bu vizyonu doğruladı:
- Weidemann → 17 sayı, 4 ribaund, 3 asist
- Schoormann → 14 sayı, 3 top çalma
- Ledlum → 11 sayı
- Jensen, Osborne ve Garavaglia → 10’ar sayı
Özellikle Weidemann’ın son üç dakikadaki iki kritik üçlüğü, maçın momentumu ve skor ritmini Ulm lehine çevirdi. Takımın sezona yeni katılan parçalar yerine sistemi bilen oyuncular üzerinden kazanması, coaching staff açısından da değerli bir sürdürülebilirlik verisi.
🛡️ Savunma Tarafında Zorlanan Ulm, Bu Kez Doğru Tepkiyi Verdi
Ulm sezon boyunca maç başına 94.6 sayı yiyerek ligde en çok sayı veren ikinci takım konumundaydı. Bu nedenle savunma anlamında verilecek her reaksiyon, takımın geleceği için belirleyici konumda. London Lions’ın ise ligdeki en zayıf hücum ekiplerinden biri olması maça dair temel denge noktasını oluşturdu.
Ulm’ün savunmadaki en büyük başarısı Lions’ı 22 top kaybına zorlamak oldu. Bu top kayıpları:
- Tempoyu kontrol etmeyi sağladı,
- Lions’ın ritme girmesini engelledi,
- Ulm’e kolay sayı ve ikinci şans hücumları getirdi.
Lions başantrenörü Tautvydas Sabonis maç sonunda çok net konuştu:
“22 top kaybı demek, 22 hücum kullanamamak demektir. Bir sayı farkla kaybedilen maçta tüm hikâye budur.”
🦁 London Lions Mücadele Etti Ama Kritik Anları Oynayamadı
Lions cephesinde Tarik Phillip‘in 23 sayılık kariyer gecesi ve Kameron McGusty’nin art arda üçlük sonrası üç sayı faulleriyle takımı son dakikalarda tekrar oyuna sokması önemli performanslardı. Ancak:
- Kritik karar anlarında yapılan gereksiz fauller,
- Top kaybı eşiğinin düşürülememesi,
- Yardım savunmasındaki gecikmeler
onların bu deplasmanda bir adım ileri çıkmasına engel oldu.
🟠 Sonuç: Ulm İçin Bir Galibiyetten Fazlası
Bu maç Ulm adına:
- Hücumdaki dengeyi geri kazanma
- Sezon hafızasına bağlı oyuncuların önemini hatırlama
- Savunma disiplininin skor kadar belirleyici olduğu
bir karşılaşma oldu.
Harrelson’ın sahaya sürdüğü, ritmi, pas yönelimini ve spacing düzenini yeniden kök salmaya çalışan sistem çalıştı. Ulm artık sadece kazanmamış değil, nasıl kazanacağını da yeniden hatırlamış durumda.
