NBA Doğu Konferansı mücadelesinde New York Knicks Pazartesi günü saat 03:00’da Chicago Bulls ile karşılaşacak.
Madison Square Garden’da oynanacak karşılaşma öncesinde gelin takımların son durumlarına birlikte göz atalım, keyifli okumalar.
🗽 New York Knicks: İyi Başlangıcın Ardından Gelen Düşüş
New York Knicks sezona oldukça umut verici bir başlangıç yapmıştı. Sezonun açılışında Cleveland Cavaliers’ı 119–111 ile geçerek Madison Square Garden’da taraftarlarını sevindirdiler. Ardından güçlü rakip Boston Celtics karşısında da rahat bir galibiyet alarak Doğu Konferansı’nda yeniden iddialı bir takım izlenimi verdiler. Ancak deplasman serisi başladığında tablo bir anda tersine döndü. Knicks, sırasıyla Miami Heat, Milwaukee Bucks ve son olarak Chicago Bulls karşısında mağlup olarak üç maçlık bir yenilgi serisine sürüklendi. Bu sonuçlar, takımın moralini oldukça zedeledi ve sezonun erken döneminde alarm zillerini çaldı.
Özellikle Chicago Bulls karşısındaki mağlubiyet, New York’un mevcut problemlerini açık bir şekilde ortaya koydu. Knicks, maçın ilk yarısında rakibine tam 72 sayı izni vererek savunmada ciddi bir çöküş yaşadı. İlk 24 dakikada hem bire bir savunmada hem de yardımlarda geciken takım, tempolu Bulls hücumuna karşı direnç gösteremedi. Hücumda zaman zaman üretken olsalar da, savunmadaki zaaflar maçı erkenden rakibe teslim etmelerine neden oldu. Knicks’in oyun planında en dikkat çeken sorun, yardımlaşma eksikliği ve geçiş savunmasındaki yavaşlık. Koç Mike Brown, savunma disiplinine verdiği önemle bilinse de, son haftalarda takımın bu alandaki sertliği ve konsantrasyonu kaybolmuş durumda.
Takımın hücum tarafında en istikrarlı ismi yine Jalen Brunson. Bulls karşısında 29 sayı ve 7 asistle oynayan Brunson, hem liderlik hem de skor anlamında üzerine düşeni fazlasıyla yaptı. Fakat ondan sonra katkı veren isim sayısı oldukça sınırlıydı. OG Anunoby, Mikal Bridges ve Karl-Anthony Towns 20 sayı barajını aşarken, bench’ten gelen en yüksek katkı sadece 8 sayıda kaldı. Bu da rotasyonun verimsizliğini net şekilde gösteriyor. Knicks’in temel sorunu, ilk beşin arkasındaki derinliğin yeterli olmaması. Takımın yıldız isimleri hücumda iş yapıyor olsa da, savunmada aynı mücadele seviyesini gösteremedikleri sürece galibiyet serisi yakalamaları zor görünüyor.
🐂 Chicago Bulls: Doğu’nun Erken Dönem Sürprizi
Chicago Bulls, sezona yaptığı güçlü girişle şu ana kadar NBA’in en dikkat çekici takımlarından biri oldu. Henüz sezonun başı olmasına rağmen, Bulls’un sahada sergilediği enerji, kolektif anlayış ve hücum akıcılığı Doğu Konferansı’nda potansiyel bir tehdit haline geldiklerinin sinyallerini veriyor. Sezonu Detroit Pistons galibiyetiyle açan ekip, ardından Orlando Magic karşısında da etkileyici bir oyunla fark yarattı. Bu ivmeyi sürdürerek zorlu maçlarda Atlanta Hawks ve Sacramento Kings gibi iddialı rakipleri mağlup ettiler. Son olarak New York Knicks karşısında aldıkları net galibiyet, bu iyi formun tesadüf olmadığını gösterdi.
Knicks karşısındaki performans, Chicago’nun bu sezonki kimliğini özetler nitelikteydi. Maça hem savunmada agresif hem hücumda organize bir şekilde başladılar. İlk çeyreği 8 sayı önde kapatan Bulls, ikinci periyotta farkı 19’a kadar çıkardı ve devreye girildiğinde galibiyeti adeta garantilemişti. Maç boyunca tempo kontrolünü ellerinde tuttular, topu iyi paylaştılar ve geçiş hücumlarında etkili oldular. Bu istikrarlı yapı, onların sezonun ilk altı maçında hücum verimliliğinde beşinci, asist üzerinden gelen basket oranında ise üçüncü sıraya yerleşmesini sağladı.
Bu başarıda en büyük pay sahibi, şüphesiz sezonun en dikkat çekici transferlerinden biri olan Josh Giddey. Avustralyalı oyun kurucu, Knicks karşısında 32 sayı, 9 asist ve 10 ribaund ile neredeyse triple-double’a imza attı. Giddey’nin oyun vizyonu ve pas kalitesi, Bulls’un hücum temposuna büyük katkı sağlıyor. Ayrıca onunla birlikte takımın diğer kilit ismi Nikola Vučević, pota altında güvenilir bir istikrar unsuru olmaya devam ediyor. Vucevic, Knicks maçında 26 sayı ve 7 ribaund ile oynayarak boyalı alanda üstünlüğü kurdu.
Koç Billy Donovan, bu sezon rotasyonu daha dengeli kullanarak hem tempo hem de savunma direncini aynı anda yükseltmeyi başardı. Geçmiş sezonlara göre takımın daha az bireysel oyunlara başvurduğu, daha çok pas odaklı ve kolektif bir hücum anlayışına geçtiği görülüyor.
⚖️ Genel Değerlendirme: Bir Yanda Çıkış Arayan Knicks, Diğer Yanda Formda Bulls
Bu karşılaşma, form grafikleri zıt yönde ilerleyen iki takımın mücadelesine sahne olacak. New York Knicks, üç maçlık mağlubiyet serisini sonlandırıp yeniden özgüven kazanmak isterken, Chicago Bulls iyi gidişini sürdürüp Doğu’daki üst sıralardaki yerini sağlamlaştırmayı hedefliyor. Knicks’in başarısı, savunmada göstereceği reaksiyona bağlı olacak. Son maçlarda kolay sayı yeme alışkanlığı, Brown’un sisteminde ciddi bir alarm durumu yaratmış durumda. Brunson liderliğinde hücumda ritim bulsalar bile, savunmadaki dağınıklığı toparlayamadıkları sürece güçlü takımlar karşısında ayakta kalmaları zor.
Bulls cephesinde ise her şey planlandığı gibi gidiyor. Josh Giddey’nin liderliğinde pas trafiği yüksek, tempolu ve paylaşımcı bir hücum anlayışıyla oynayan takım, her geçen gün daha da oturuyor. Vucevic’in pota altı hakimiyeti, LaVine ve DeRozan’ın tecrübesiyle birleştiğinde Chicago, hem yarı saha hücumlarında hem de hızlı geçişlerde etkili olabiliyor.
Sonuç olarak, bu maç iki farklı hikâyenin kesişme noktası. Knicks için toparlanma, Bulls için ise istikrar sınavı olacak. Bir taraf yeniden kimliğini bulmak, diğeriyse yükselişini kanıtlamak istiyor. Oyun temposunun, savunma sertliğinin ve yıldız oyuncuların bireysel performanslarının belirleyici olacağı bu mücadele, Doğu Konferansı’nda erken dönem güç dengesinin nabzını tutacak bir test niteliği taşıyor.
