NBA Doğu Konferansı ekiplerinden Washington Wizards Pazar günü saat 03:00’da Batı temsilcisi Dallas Mavericks ile karşılaşacak. Gelin birlikte maçın öncesinde takımların son durumlarına göz atalım, keyifli okumalar.
🟥 Washington Wizards – Ligin En Derin Çukurunda
Washington Wizards’ın sezona başladığı nokta, yalnızca bir kötü dönem değil; tarihlerinin en karanlık süreçlerinden birinin devamı niteliğinde. Son iki sezonda toplam 33 galibiyet almak, 60 yılı aşan kulüp tarihinde nadir görülen bir çöküş dönemine işaret ediyordu. Bu yaz umutları yeşerten birkaç genç hamle yapılmasına rağmen, parkede yaşananlar bu umutların büyük ölçüde boşa çıktığını gösteriyor. Dokuz maç sonunda tek galibiyet — o da yine Dallas Mavericks karşısında — Washington’ı NBA’in dibine adeta çivilemiş durumda.
Wizards’ın temel problemi tek bir alanda değil; hücum da savunma da ligin en kötülerinden. Sezon genelinde 29. sıradaki hücum ratingi ve 29. sıradaki savunma ratingi, bu takımın hiçbir alanda rekabetçi olamadığını açıkça ortaya koyuyor. Cleveland Cavaliers’a 148 sayı, Boston Celtics’e 136 sayı yemeleri, savunmadaki organizasyon eksikliğini dramatik biçimde gösteren maçlar. Üstelik bu sekiz mağlubiyetin ortalama farkı 22 puana yakın, yani Wizards çoğu maçta daha ilk yarıdan itibaren geri dönmeye hiç yaklaşamıyor.
Bireysel gelişim açısından bakıldığında tablo daha da üzücü. Normalde genç oyuncuların büyüdüğü, rol aldığı, sorumluluk aldığı bir ortam olması beklenen Washington, bunun tam tersini sunuyor. Takım kimliği çökmüş durumda ve genç yeteneklerin gelişimini destekleyecek bir yapı görünmüyor. Buna rağmen Kyshawn George, Alex Sarr ve Bilal Coulibaly gibi potansiyeli yüksek isimler, taşıdıkları doğal yetenek sayesinde zamanla bu bataklıktan çıkabilirler. Fakat şu anda bu oyuncuların gelişimi, takımın kötü alışkanlıkları içinde gölgeleniyor.
Wizards’ın kısa vadede düzelme ihtimali oldukça düşük. Kadronun dengesizliği, savunmadaki yetersiz atletizm, hücumda yaratıcı bir yapıdan tamamen uzak olmaları ve mental kırılganlık, onları ligin en zayıf ekibi hâline getiriyor. Bu nedenle sezonun geri kalanında öncelik, maç kazanmaktan çok gelecek planlaması ve genç oyuncuların doğru şekilde yönlendirilmesi olmalı.
🔵 Dallas Mavericks – Kriz Büyüyor, Umut Sönüyor
Dallas Mavericks cephesi için durum biraz daha karmaşık… ama daha iyi değil. Luka Dončić takasından beri şehirdeki basketbol atmosferi huzurlu değil ve taraftarlar hâlâ öfkesini saklamıyor. Sezona yapılan kötü başlangıç bu kırılganlığı artırmış durumda. Dokuz maçta yalnızca iki galibiyet, üstüne de dört maçlık bir mağlubiyet serisi eklenince, Dallas’ta panik sinyalleri açıkça hissediliyor.
Takımı etkileyen en büyük faktör, sakatlıklar. Kyrie Irving’in ağır sakatlığı, Anthony Davis’in süreklilik sorunları ve Dereck Lively’nin uzun süredir formasından uzak oluşu, Mavericks’in oyun planını yerle bir etmiş durumda. Böyle bir ortamda çaylak Cooper Flagg’in üzerine aşırı yük biniyor. Draft’ın bir numarası olmasına rağmen hâlâ fiziksel olarak gelişim sürecinde ve NBA temposuna tam uyum sağlamış değil. Buna rağmen istatistikleri “kötü” sayılmaz, ancak kötü bir takımda oynamanın getirdiği verimsizlik ve baskı onun da görüntüsünü zayıflatıyor.
Hücumda yaşanan sıkıntı ise rakamlarla daha da çarpıcı hâle geliyor: Dallas şu anda NBA’in en kötü hücum ratingine sahip. Takımda üç sayı yüzdesi %30’un üzerine çıkan sadece üç oyuncu olması, modern NBA’de başarı şansı bırakmıyor. Buna karşın ilginç bir biçimde savunma, istikrarsızlığa rağmen beşinci sırada görünüyor. Bu, sistemsel bir direnç olduğunun işareti olabilir; fakat hücumdaki zayıflık sürdükçe bu savunmanın da uzun vadede çökeceği açık.
Dallas’ın sezonun geri kalanını kurtarması için iki temel şey gerekiyor:
- Sakat oyuncuların dönmesi,
- Hücumda çok daha organize bir yapı kurulması.
Aksi halde bu sezon da tıpkı Wizards gibi erken çöken bir kampanyaya dönüşebilir.
🟣 Genel Değerlendirme – İki Krizde Takım, Birbirine Karşı
Bu karşılaşma, sezonun “en formsuz iki takımının” buluşması olarak değerlendirilebilir. Wizards ligin en kötü savunmasını yapıyor, Mavericks ise en kötü hücumuna sahip. Washington’ın da Dallas’ın da maç içinde uzun süre konsantrasyon kaybı yaşaması, top kayıplarıyla ritim kaybetmesi ve savunma setlerini çabuk bozmaları, bu karşılaşmayı tahmin edilmesi güç hâle getiriyor.
Wizards’ın avantajı iç saha olmasına rağmen, savunma seviyeleri o kadar düşük ki bu avantaj anlamını hemen kaybediyor. Mavericks ise savunması sayesinde maç içinde kalmayı başarabiliyor, fakat sayı üretimi o kadar sorunlu ki farkı açma şansları doğmuyor. Bu nedenle maçın temposu ve yönü büyük ölçüde bireysel performanslara bağlı olabilir: Flagg’in üretimi, Wizards gençlerinin ne kadar direnç göstereceği, ve her iki tarafın hücumda ne kadar düzenli kalabileceği belirleyici olacaktır.
Her iki takımın da sezonun bu bölümünde kazanmaya her şeyden daha fazla ihtiyacı var. Washington için galibiyet, moralin yeniden kazanılması anlamına geliyor; Dallas için ise sezonun tamamen kontrolden çıkmasını engelleme fırsatı. Kağıt üzerinde Mavericks daha organize bir savunmaya sahip olsa da karşılaşmanın önemli bölümlerinde iki takımın da iniş çıkışlar yaşayacağı, dengesiz, zaman zaman savruk bir maç kimliği göstermesi oldukça muhtemel.
