NBA Batı Konferansı mücadelesinde Los Angeles Clippers Cumartesi günü saat 06:00’da Memphis Grizzlies ile karşılaşacak. Gelin birlikte maçın öncesinde takımların son durumlarını mercek altına alalım.
🏠 Los Angeles Clippers – Dağınık Yapı, Çöküşte Bir Savunma ve Daralan Rotasyon
Los Angeles Clippers cephesinde sezon başlangıcı tam anlamıyla felaket senaryosuna dönmüş durumda. Yaz döneminde dile getirilen “yaşlı ve sakatlık riski yüksek bir çekirdekle sezona girmenin getireceği problemler” birebir gerçekleşti. Kawhi Leonard hala sahada olduğundan daha çok tribünde, Chris Paul artık prime dönemindeki etkinliğin çok uzağında ve oyun hızı takım ritmini aşağı çekiyor. Üstüne Bradley Beal’ın sezonu kapatması, Bogdan Bogdanovic’in de ciddi fiziksel sorunlarla boğuşması eklenince Clippers, derinlik açısından ligin en zor durumda olan kadrolarından biri haline geldi. Son 10 maçta yalnızca iki galibiyet almaları ve 5–13’lük dereceyle Batı’da 12. sıraya kadar gerilemeleri, durumun ciddiyetini fazlasıyla özetliyor.
Takımın halihazırdaki iki maçlık yenilgi serisi özellikle savunma tarafında büyük problemlere işaret ediyor. Los Angeles Lakers karşısında alınan 135–118’lik yenilgi, Clippers’ın dış savunmada ne kadar kırılgan olduğunu gözler önüne serdi. Luka Doncic – Austin Reaves ikilisinin 74 sayı üretmesini engelleyecek hiçbir yapı sergileyemediler. Clippers’ın savunma direnci tamamen çökmüş durumda; özellikle geçiş savunması ve topa ilk temas anlarında ciddi zaaflar bulunuyor. Hücumda ise takım neredeyse tamamen James Harden izolasyonlarına bağımlı hâle geldi. Harden’ın Charlotte Hornets karşısında attığı 55 sayı, takımı tek başına ayakta tutabildiği nadir anlardan biriydi.
Bu karanlık tablo içinde tek istisna Ivica Zubac. Hırvat pivot sezona kariyer zirvesiyle girmiş durumda: 16.6 sayı, 11.5 ribaund ve %65 saha içi isabeti ile Clippers’ın hem hücum hem savunma açısından en güvenilir oyuncusu oldu. Ancak Zubac’ın performansı bile Clippers’ın düşük tempolu, statik hücumunu ve savunmadaki organizasyon eksikliğini düzeltmeye yetmiyor. Rotasyonun geri kalanı hem üretim hem enerji anlamında çok yetersiz. Veteran ağırlıklı bir kadro olmaları, modern NBA’in hız ve atletizm gerektiren temposunda onları geride bırakıyor.
🚀 Memphis Grizzlies – Morant’sız Daha Dengeli, Geniş Rotasyonlu Yeni Bir Kimlik Arayışı
Memphis Grizzlies tarafında ise sezon adeta bir fırtına gibi başladı: Ja Morant’ın sakatlığı, takım içi rollerin karışması ve koç Tuomas Iisalo ile yaşadığı kamusal sözlü çatışma, takım atmosferini olumsuz etkiledi. Ancak ilginç olan şu ki, Morant’ın yokluğu Grizzlies’a beklenmedik bir şekilde daha dengeli bir yapı kazandırdı. Takım son dört maçın üçünü kazanmış durumda ve 7–12’lik dereceleriyle Batı’da 10. sırayı alarak play-in çizgisinde tutunmaya çalışıyor.
Koç Iisalo’nun Avrupa basketbolundan getirdiği hızlı tempo ve yüksek yoğunluklu, geniş rotasyonlu oyun anlayışı, Memphis’in son haftalarda daha taze kalmasını sağladı. Beş–altı dakikalık agresif sekanslar sonrasında oyuncuları sürekli değiştirmesi, fiziksel olarak diri bir kadro yarattı. Jaren Jackson Jr. bu sistemde takımın lideri hâline gelirken, 18.3 sayı ve 5.3 ribaund ortalamalarıyla hücumun temel direği konumunda. Santi Aldama’nın 13.8 sayı, Cedric Coward’ın 14 sayı katkısı ise geniş rotasyonun somut yansımaları.
Ja Morant’ın sezon boyunca oynadığı 12 maçtaki 17.9 sayı – 7.6 asist performansı kötü olmamakla birlikte, onun sahada olmadığı dönemde top paylaşımı ve savunma disiplini daha iyi işliyor görüntüsü mevcut. Bunun en iyi örneklerinden biri, Pelicans karşısında sezonun belki de en etkileyici bireysel performanslarından birini ortaya koyan Zach Edey oldu. Genç pivot 21 sayı, 15 ribaund, 10/15 isabet ile dominant bir iç sahaya katkı sundu ve Grizzlies’ın bu sezon sıkça aradığı fiziksel sertliği fazlasıyla gösterdi.
🔍 Genel Değerlendirme – Çöküşteki Clippers vs. Kimlik Arayan Grizzlies
Bu maç, hem taktiksel hem de psikolojik açıdan iki farklı hikayenin buluşması niteliğinde. Clippers cephesinde tablo oldukça karanlık: yaşlanan çekirdek, kötü savunma, düşük enerji seviyesi ve aşırı Harden bağımlılığı. Kadro derinliği sorunlu, sakatlıklar ritmi bozan bir etken, savunma ise ligin en kırılgan yapılarından biri. Clippers’ın güçlü yanları neredeyse yalnızca Zubac’ın verimliliği ve Harden’ın bireysel skor yaratma kapasitesiyle sınırlı.
Memphis Grizzlies ise sezon başındaki kaosu bir nebze aşmış, daha geniş ve disiplinli bir rotasyon kurgusuyla maç içinde enerjisini yüksek tutan bir takım haline gelmiş durumda. Morant’ın yokluğunda top daha çok paylaşılıyor, savunma daha dirençli oluyor ve rakipler uzun süre fiziksel baskıya maruz kalıyor. Eksikleri hala fazla, ancak son üç haftada en azından bir yön tayin ettikleri söylenebilir.
Sonuç olarak bu karşılaşma, problemlerle boğuşan ama yıldız gücüne sahip Clippers ile, toparlanma sinyalleri veren ve daha kolektif oynayan Grizzlies’ın ritim savaşına sahne olacak. İki takım da farklı gerekçelerle istikrar arıyor; Clippers yeniden ayağa kalkmak, Grizzlies ise yeni kimliğini kalıcı hâle getirmek için sahaya çıkacak. Bu nedenle maçın hikâyesi, bireysel yıldız performanslarından çok iki ekibin hangi düzeyde enerji ve disiplin göstereceğine bağlı olacak.
