Paris Basketball, dört maçlık mağlubiyet serisinin ardından EuroLeague’de belki de sezonun en dramatik geri dönüşlerinden birine imza attı. Valencia Basket karşısında gelen 90-86’lık galibiyet, yalnızca skor anlamında değil, mental dayanıklılık ve doğru anda devreye girme becerisi açısından Paris’in en değerli sınavlarından biri oldu.
Maç boyunca Valencia’nın sert savunması ve dış atış şovuna karşı zorlansa da, son üç dakika içerisinde gelen 11-0’lık seri, Paris’in sezon hikâyesinde özel bir yere sahip olacak.
Nadir Hifi, maçın büyük bölümünde Valencia’nın savunma planına takıldı, ritim bulamadı ve doğru açıları yaratmakta zorlandı. Ancak genç guard, maçın sonunda adeta başka bir seviyeye çıkarak hem bireysel becerisi hem de liderliğiyle Paris’in kaderini değiştiren isim oldu. Jeremy Morgan’ın kritik üçlüğü ve Sebastian Herrera’nın maçın fişini çeken basketi ise bu geri dönüşün tamamlayıcı parçalarıydı.
Valencia’nın İlk Yarıdaki Üstünlüğü: Savunma Planı ve Üçlük Yağmuru 🏹
Karşılaşmanın başlangıcı iki takım açısından da düşük tempolu geçti. 15-14 Paris üstünlüğüyle biten ilk çeyrek, aslında Valencia’nın savunmada Hifi odaklı planının işlerliğini gösteriyordu. Pedro Martinez, Isaac Nogues’i Hifi’nin üzerine vererek fiziksel temasla ritmini bozmayı hedefledi. Nogues’in erken faul problemine girmesine rağmen Brancou Badio ve Omari Moore’un da devreye girmesi, Paris’in genç guardını tamamen durağanlaştırdı. Hifi ilk yarıda oyuna yön vermekte zorlandı, penetre kanallarını kapayan Valencia savunması Paris’in hücumunu ciddi şekilde zora soktu.
Paris’in dış şutlardaki kötü yüzdesi ise (3/18 – %16.7) Valencia’nın planına ek avantaj sağladı. Bu süreçte Valencia hücum ribaundlarını domine ederek (ilk yarı 16-24 ribaund üstünlüğü, 9’ı hücum) ikinci şansları verimli kullandı. Josep Puerto’nun ikinci çeyrekte kaydettiği üç isabet ve Valencia’nın toplamda 6/8 üçlük isabetiyle çeyreği 35 sayı üreterek tamamlaması, maçın ilk kırılmasını yarattı. Bu 35 sayı, kulüp tarihinin EuroLeague’de bir ikinci çeyrekte attığı en yüksek skor olarak kayıtlara geçti.
Valencia’nın hacimli dış şut üretimi, topu iyi çevirmesi ve Paris’in düşük temposu birleşince, üçüncü çeyreğe Valencia’nın belirgin mental üstünlükle girmesi kaçınılmaz oldu.
İkinci Yarı: Valencia Kontrolü Korurken, Paris Yine Yanıt Bulamadı ⏳
Maçın ikinci yarısında Valencia, dış şut istikrarını sürdüremese de tempoyu istediği seviyede tutmayı başardı. Reuvers’ın üçlüğüyle sekizinci farklı oyuncunun skor yapması, Valencia’nın hücum çeşitliliğini bir kez daha gözler önüne serdi. Skor 86-79 olduğunda, üç dakikadan az süre kalmıştı ve maçın Paris açısından neredeyse imkânsız bir hâle geldiği düşünülüyordu.
Paris ise hala ritim bulmakta zorlanıyordu. Hifi’nin (maç geneli 4/15) kötü şut yüzdesi ve takımın genel kararsızlığı, hücumdaki akıcılığı büyük ölçüde baltalamıştı. Ancak basketbolda bazen bir an, tüm senaryoyu tersine çevirmek için yeterlidir. Bu gecede o an, Jeremy Morgan’ın yıldız şutuyla geldi.
Son 3 Dakika: Hifi’nin Liderliği ve Paris’in 11-0’lık Fırtınası ⚡
Valencia’nın 86-79’luk üstünlüğü sonrası Paris’in başlattığı dönüş, bu sezon EuroLeague’de gördüğümüz en agresif ve en keskin son bölümlerden birine dönüştü. Önce Jeremy Morgan, Darius Thompson’ın yüzündeki zorlu savunmaya rağmen inanılmaz bir üçlük göndererek geri dönüşün fitilini ateşledi. Ardından Badio’nun kaçırdığı pozisyon sonrası Paris tam dört hücum ribaundu alarak hücumda kalmayı başardı. Bu pozisyonun sonunda Hifi üçlük denemesine faul aldırdı ve çizgiden üçte üç yaparak farkı iki sayıya indirdi.
Sonraki hücumda Hifi, bu kez imzası hâline gelen step-back üçlüğü göndererek Paris’e 87-86 üstünlüğü getirdi. Paris bu ana kadar 19-17’den beri maçta öne geçmemişti. Valencia son hücumlarda doğru çözümleri bulamazken, maçın son topu Hifi’nin elinde kaldı. Valencia faul yapmayınca Hifi mükemmel bir oyun okumasıyla Sebastian Herrera’yı sağ köşede bomboş bıraktı. Herrera’nın net bir üçlükle maçı bitirmesi, Paris’in geri dönüşünü taçlandırdı.
Paris maçı 11-0’lık seriyle bitirirken, Hifi bu seride 6 sayı ve 1 asistle liderlik etti.
Öne Çıkan Performanslar✨
Paris Basketball:
- Nadir Hifi 17 sayı, 5 ribaund, 5 asist
- Derek Willis 15 sayı, 3 ribaund, 5 asist
- Sebastian Herrera 13 sayı, 4 ribaund
Valencia:
- Darius Thompson 13 sayı, 3 ribaund, 4 asist
- Kameron Taylor 13 sayı, 5 ribaund
- Josep Puerto 11 sayı, 3 asist
- Nate Reuvers 10 sayı, 3 ribaund
Genel Değerlendirme: Paris’in Karakter Galibiyeti, Hifi’nin Büyüyen Liderliği ⭐
Bu karşılaşma, Paris Basketball için yalnızca kırılan bir mağlubiyet serisi değil; aynı zamanda kimlik kazandıran bir galibiyet oldu. Maç boyunca kötü şut atan, ritim bulamayan, ribaundlarda ezilen bir takımın böyle bir final performansı sergilemesi, hem koç Tabellini’nin doğru dokunuşlarını hem de oyuncuların mental dayanıklılığını ortaya koyuyor.
Nadir Hifi’nin kötü başlayan bir gecede maçın sonunda soğukkanlı bir liderlik sergilemesi, onun kariyeri açısından kritik bir eşik. Kendisi de maç sonunda “Nasıl kazandığımızı bilmiyorum ama bir yol bulduk” derken aslında Paris’in bu sezonki ruhunu özetledi.
Valencia cephesi ise uzun süre kontrol ettiği maçın son bölümünde doğru reaksiyonları veremeyerek büyük bir fırsatı elinden kaçırdı. Puerto ve Reuvers’ın katkıları yeterli olmadı; Thompson yönetiminde set düzeni son üç dakikada çöktü.
Paris bu galibiyetle yeniden ivme kazanırken, Hifi’nin bu liderlik dokunuşu sezonun devamında çok daha sık görebileceğimiz bir hikâyenin başlangıcı olabilir.
