Olimpia Milano, kadrosunun yarısından fazlasını kaybetmiş, baş antrenörü Ettore Messina’yı hastalık sebebiyle kenarda göremediği bir gecede, EuroLeague’in en formda takımlarından biri olan Olympiacos’u son nefeste 88-87 mağlup ederek haftanın en büyük sürprizine imza attı.
Zach LeDay, Shavon Shields, Josh Nebo, Ousmane Diop, Nate Sestina ve Lorenzo Brown gibi altı kilit oyuncunun eksikliği düşünüldüğünde, bu galibiyet sadece bir maç kazanımı değil; karakter, savunma gururu ve mücadele kültürünün somut bir göstergesiydi.
Takımı yöneten Peppe Poeta, yalnızca dokuz oyuncuyla rotasyon kurmak zorunda kaldı. Buna rağmen Milano sahaya koyduğu enerji, temaslı savunma ve akıllı hücum organizasyonlarıyla maçın tamamında Olympiacos’a kafa tuttu. Ancak gecenin en büyük hikâyesi 21 yaşındaki İngiliz guard Quinn Ellis’in parlaması oldu.
Milano Maça Fırtına Gibi Giriyor: Hücum Akıcılığı ve Fiziksel Üstünlük 🎯
Milano, maçın ilk bölümünde Olympiacos’un agresif ve switch ağırlıklı savunmasına karşı beklenenin çok üzerinde bir verimlilikle oynadı. İlk çeyrekte 27 sayı üreten Milano, hem tempolu hücum etti hem de doğru spacing ile üç sayı çizgisini etkili kullandı. İç-dış denge mükemmel işledi:
- 12/17 ikilik,
- 7/14 üçlük,
bu bölümü Milano’nun kontrol etmesini sağladı.
Olympiacos koçu Georgios Bartzokas da bu başlangıcı şu sözlerle özetledi:
“Fiziksel, hızlı ve özgüvenli başladılar. İlk yarıdaki yüzdeleri inanılmazdı.”
Yüksek şut yüzdeleri, hızlı hücumlarla gelen kolay basketler ve yalnızca 5 hücum ribaundu verilmesi, ilk yarının 47-43 Milano üstünlüğüyle geçilmesinin temel nedenleriydi.
Üçüncü Çeyrek: Brooks’un Alev Alışı ve 11-1’lik Seri🔥
İkinci yarının başında Milano yeniden vites artırdı. Armoni Brooks’un el yakan üçlükleriyle başlayan 11-1’lik seri, maçta ilk kez farkın çift haneye çıkmasını sağladı: 61-48.
Brooks’un ritmini bulduğu bu bölüm, eğer Milano galibiyeti kaçırsa bile maçın akılda kalan anlarından biri olacaktı. Ancak Olympiacos tecrübesiyle farkın tamamen kopmasına izin vermedi. Alec Peters ve Tyler Dorsey’in devreye girişiyle farkı kontrollü şekilde eriterek çeyreği 67-56 ile kapattılar.
Milano için üç periyodun ortak özelliği vardı:
Savunma disiplininden kopmadan, şansı değil planı takip eden bir hücum aklı.
Dördüncü Çeyrek: Dorsey’in Geri Dönüşü, Ellis’in Yıldızlaşması ⚡⭐
Olympiacos son çeyreğe daha agresif ve daha kararlı başladı. Peters’ın yönlendirdiği hücumlar, Dorsey’in birebir üretimi ve Milano’nun yorgunluğu birleşince skor bir anda 75-72 oldu. İşte o an Quinn Ellis kariyerinin dönüm noktasına imza attı.
Milano genç guardına güvendi, Ellis de güveni boşa çıkarmadı:
Ellis’in kritik anlardaki performansı:
- Art arda iki pull-up üçlük (81-74)
- Savunmada temaslı mücadele
- Doğru zamanlamayla top yönlendirme
- Yarı sahada kontrolü tamamen ele alış
- Son dakika içinde müthiş bir çizgi kesme ve Bolmaro’dan gelen pası bitirme (86-82)
Bolmaro’nun asisti kadar, Ellis’in keskin açıyla Dorsey’i arkasında bırakması da profesyonel seviye bir sezgi ve özgüven göstergesiydi. Poeta’nın maç sonu onun hakkında söylediği sözler boşuna değildi:
“Bu çocuk bunu hak ediyor. Çok çalışıyor. O inanılmaz bir karakter.”
Son Anlar ve Mücadelenin Özeti: Olympiacos’un Baskısı Yetmedi 🧊
Olympiacos her ne kadar Alec Peters ve Tyler Dorsey ile oyunda kalmayı başarmış olsa da, Milano’nun kararlılığı daha ağır bastı. Tonut ve Guduric’in çizgiden bulduğu kritik serbest atışlar sonucu belirledi.
Maçın bitimine saniyeler kala gelen Olympiacos baskısı sonuç getirmedi ve Milano mucizevi sayılabilecek bir 88-87 galibiyet elde etti.
Milano’nun kazandığı alanlar:
- Ribaund üstünlüğü (32-29)
- 11 hücum ribaundu
- 14-2 fastbreak skor avantajı
- Daha düşük bir rotasyonla enerjiyi 40 dakikaya yayma
Öne Çıkan Performanslar✨
Milano:
- Quinn Ellis 16 sayı, 5 asist
- Armoni Brooks 15 sayı, 3 ribaund, 3 asist
- Devin Booker 13 sayı, 3 asist
- Bryant Dunston 10 sayı, 3 ribaund
Olympiakos:
- Alec Peters 27 sayı, 5 ribaund
- Tyler Dorsey 25 sayı, 4 ribaund, 3 asist
Genel Değerlendirme: Milano’nun Savaşçı Ruhu ve Ellis’in Doğuşu 🔥🇮🇹
Bu galibiyet Milano için sadece bir sonuç değil;
bir mesaj.
Eksiklerle dolu bir kadro, genç oyuncular, geçici bir koç ve karşıda Avrupa’nın en iyi 3 takımından biri…
Buna rağmen Milano, rakibine karşı temas seviyesini, aklı ve kazanma isteğini 40 dakika boyunca korudu.
Quinn Ellis’in 16 sayı – 5 asistlik kariyer gecesi, yalnızca bireysel bir başarı değil; takım kültürünün geleceği için de bir işaret.
Bu takım Messina’sız da savaşabiliyor, eksik de olsa ayakta kalabiliyor.
Eğer Milano bu mentaliteyi korursa, sakatlar döndüğünde çok daha tehlikeli bir ekip haline gelmesi kaçınılmaz.
