Crypto.com Arena’da oynanan karşılaşma, adeta bir NBA Cup dramasıydı. Maçın son topunda Kawhi Leonard yine soğukkanlılığını konuşturdu ve takımı Los Angeles Clippers’a New Orleans Pelicans karşısında 126-124’lük zaferi getirdi. Leonard, Jeremiah Fears’ı sahte bir şut hareketiyle havalandırıp uzun iki sayılık bir atışla maçı bitirdi. Clippers, böylece evinde oynadığı üçüncü maçtan da galibiyetle ayrılarak sezona mükemmel bir başlangıç yapmış oldu.
Leonard’ın performansı her anlamda bir “lider” örneğiydi. 34 sayı, 5 ribaund, 5 asist, 6 top çalmalık istatistiklerinin ötesinde, maçın temposunu belirleyen isimdi. Kritik anlarda sorumluluk almaktan çekinmeyen yıldız oyuncu, özellikle son periyotta Clippers hücumlarının merkezine yerleşti. Maçın son 9 saniyesinde Zion Williamson’ın serbest atışlarıyla eşitlik sağlanmıştı; fakat Kawhi, oyunun kaderini değiştiren şutuyla “ben buradayım” dedi.
Koç Tyronn Lue’nun maç sonrası açıklaması durumu özetliyordu: “Kawhi bu takımın kalbi. O an geldiğinde topun onun elinde olmasını herkes ister.” Clippers açısından bu galibiyet sadece bir sayı farkla kazanılan bir maç değil, aynı zamanda kimliklerinin bir teyidiydi — disiplinli, kontrollü ve kriz anlarında soğukkanlı.
⚡ Harden’ın Sanatı: Pas, Tempo ve Ustalık
Clippers galibiyetinin perde arkasındaki gizli kahraman ise James Harden oldu. 24 sayı, 14 asist ve 5 ribaundla oynayan Harden, ikinci çeyrekte oyunun momentumunu tamamen Clippers lehine çevirdi. Sadece bu çeyrekte 14 sayı ve 5 asist üreterek adeta takımın motoru haline geldi. Özellikle Yves Missi’ye karşı aldığı dört sayılık basket-faul pozisyonu, onun oyunu ne kadar ustalıkla okuduğunun göstergesiydi.
Harden artık Houston yıllarındaki yüksek tempolu skorer kimliğinden çok, “kontrol ustası” kimliğine evrilmiş durumda. Tyronn Lue’nun sistemi, Harden’a hem top kontrolü hem de pas dağıtımında tam yetki veriyor. Bu da Kawhi Leonard ve rol oyuncularının daha verimli olmasını sağlıyor. Derrick Jones Jr. (16 sayı) ve Ivica Zubac (14 sayı, 11 ribaund) gibi isimler Harden’ın pas trafiğinden maksimum fayda sağladı.
Clippers hücumda akıcı, organize ve doğru şut tercihleriyle oynadı. İlk yarıda 68 sayı bulmaları, tempoyu ne kadar iyi kontrol ettiklerini gösterdi. Ancak ikinci yarıda savunmadaki gevşeme, maçı tehlikeye soktu. New Orleans’ın dış atış isabeti (%48.6) Clippers’ı zaman zaman zorlasa da, son bölümlerdeki deneyim farkı maçı ev sahibine getirdi.
🌀 Pelicans’ın İnatçı Mücadelesi: Poole ve Zion Parladı Ama Savunma Yine Çöktü
New Orleans Pelicans cephesinde mağlubiyet, sezonun genel sorunlarını yeniden gözler önüne serdi: etkili hücum ama zayıf savunma. Takım 37 üçlük denemesinin 18’ini isabete çevirerek (%48.6) sezonun en yüksek dış şut yüzdesini yakaladı. Ancak bu performans bile Clippers karşısında galibiyet için yeterli olmadı.
Jordan Poole, Pelicans formasıyla belki de en etkileyici maçını çıkardı. 30 sayı, 7 üçlük ve 5 asistle oynayan Poole, özellikle üçüncü çeyrekte takımı ateşleyen isimdi. Zion Williamson da 29 sayı, 7 ribaund ve 4 asistle istikrarlı bir gece geçirdi. Bitime 9.6 saniye kala serbest atışlardan gelen iki sayı ile maçı dengeye getirse de, savunmadaki son pozisyonda Kawhi Leonard’a yapılan “geç tepki” mağlubiyetin nedeniydi.
Koç Willie Green, maç sonrası yaptığı açıklamada “İyi oynadık ama detaylarda kaybettik. Kawhi gibi bir oyuncuya o şutu vermemeliydik,” ifadelerini kullandı.
Pelicans, sezona 0-5 ile başlamış durumda ve bu, 2016-17 sezonundan beri en kötü başlangıçları. Hücum üretkenliğine rağmen savunma disiplini eksikliği takımın dengesini bozuyor. Özellikle son çeyreklerde rakiplerin yıldızlarını durdurmakta zorlanıyorlar. Clippers karşısında da aynı senaryo tekrarlandı: Poole ve Zion sayı buldu, fakat Harden ve Kawhi’yı durduracak savunma planı yoktu.
🔔 Maçın Kırılma Anı ve Genel Değerlendirme
Karşılaşmanın kırılma anı, bitime 3 saniye kala yaşandı. Pelicans’ın önceki hücumda çizgiye gitmek yerine topu dışarı çıkarması, Clippers’a son şansını verdi. O pozisyon sonrası Kawhi Leonard sahneye çıktı ve maçı bitiren o klasik “fadeaway” şutunu gönderdi. Bu pozisyon, tecrübenin ve yıldız kalitesinin önemini bir kez daha hatırlattı.
Los Angeles Clippers, sezona müthiş bir ritimle giriyor. Evinde 3’te 3 yapan takım, hem NBA Cup’ta hem de genel lig temposunda iddialı bir görüntü veriyor. Harden–Leonard ikilisinin liderliğinde dengeli bir hücum akışı oluşmuş durumda. Takım artık sadece bireysel yıldız performanslarına değil, sistematik başarıya da dayanıyor.
New Orleans ise hücumda potansiyelini gösterse de savunma organizasyonu hala soru işareti. Zion ve Poole’un üretkenliği, kazanmak için yeterli olmuyor. Savunmadaki konsantrasyon eksikliği, onların maç sonlarını kaybetmesine neden oluyor.
🏆 Sonuç
Clippers, bu galibiyetle sadece NBA Cup’a galibiyetle başlamadı; aynı zamanda “kritik anlarda kazanan takım” kimliğini yeniden hatırlattı. Kawhi Leonard’ın sakinliği, Harden’ın liderliği ve takımın birlikte reaksiyon verme gücü, Los Angeles ekibini Batı Konferansı’nda ciddi bir tehdit haline getirdi.
