Euroleague 4. hafta mücadelesinde Virtus Bologna, 15 Ekim Çarşamba günü saat 21:30’da AS Monaco ile karşılaşacak.
Paladozza’da oynanacak ve her zaman olduğu gibi S Sport’da yayınlanacak karşılaşma öncesinde gelin takımların durumlarına birlikte göz atalım, keyifli okumalar.
⚫ Virtus Bologna’da Dengesiz Başlangıç ve Hücumda Sıkıntılar
Ev sahibi Virtus Bologna, sezona EuroLeague’de rüya gibi bir başlangıç yapmıştı. Açılış haftasında evinde son şampiyon Real Madrid’i 74–68 mağlup ederek büyük bir özgüven kazanmışlardı. Ancak bu güçlü başlangıcın ardından iki deplasman yenilgisi geldi: önce Valencia karşısında 103–94, ardından Paris karşısında 90–79. İki mağlubiyetin de deplasmanda ve zorlu atmosferlerde gelmiş olması, Ivanovic’in ekibi için bir nebze mazeret oluşturabilir; ancak takımın oyun içi problemleri hâlâ belirgin durumda. Serie A’da iki galibiyetle iyi bir giriş yapmış olsalar da, Avrupa arenasında istikrarsızlık devam ediyor.
Virtus’un en büyük problemi açık biçimde hücum tarafında. Şu anda EuroLeague’de en düşük hücum verimliliğine sahip takım durumundalar — 100 pozisyon başına 110 sayının altında üretebiliyorlar. Bu, tempolu oynayan bir takım için alarm verici bir istatistik. Dusko Ivanovic, savunma sertliğini takım kimliğinin merkezine yerleştirmiş olsa da, skor üretimi noktasında sistem hala oturmuş değil. Takım savunmada etkileyici — EuroLeague genelinde 8. sırada yer alıyorlar ve Real Madrid galibiyeti de bu yönün gücünü gösterdi. Ancak top kayıplarındaki fazlalık hücum ritmini tamamen bozuyor. Virtus, şu anda EuroLeague’de top kaybı oranı en yüksek takım. Bu da hızlı hücumlarla üretim yapmalarını zorlaştırıyor. Ayrıca modern basketbol trendlerine uygun biçimde orta mesafe şutlara az yöneliyorlar — ligde ikinci en az orta mesafe şut kullanan takım konumundalar — fakat bitirişlerdeki isabet oranları hâlâ dalgalı.
Carsen Edwards, takımın hücumda tek istikrarlı silahı olmuş durumda. Her maç çift haneli skor üretirken, sahadaki enerjisiyle Virtus’un temposunu ayakta tutan isim konumunda. Buna karşın, Luca Vildoza ve Alen Smailagic gibi isimlerden beklentilerin altında katkı geliyor. Vildoza özellikle oyun yönlendirme ve dış atışlarda istikrar yakalayamadı. Pota altı rotasyonunda ise Saliou Niang, mücadele gücü ve ribaundlardaki agresifliğiyle dikkat çekiyor. 21 yaşındaki forvet, hızlı hücumlarda geçiş tehdidi oluştururken, yarı saha hücumunda da rolünü genişletmeye başladı. Virtus’un potansiyeli var, ancak hücumda bir lider eksikliği hissediliyor. Takımın ritmini bulabilmesi için Edwards’ın yanında ikinci bir skor opsiyonu ortaya çıkmak zorunda.
🔴 Monaco’dan Güç Gösterisi ve Net Kimlik
Misafir ekip AS Monaco, sezona hayal kırıklığıyla başlamıştı. İlk hafta sahasında Zalgiris Kaunas’a 84–89 kaybetmeleri, taraftarların kafasında soru işaretleri yaratmıştı. Ancak Monaco çok çabuk toparlandı. Ardından gelen iki maçta önce evinde Dubai’yi 103–81 gibi net bir skorla geçti, ardından zorlu Milano deplasmanında 82–79’luk kritik bir galibiyet aldı. Hafta sonu Fransa Ligi’nde de deplasmanda Paris Basket’i 99–94 yenerek çıkışını sürdürdü. Bu sonuçlar, takımın hem Avrupa hem iç ligde formunu bulduğunu ve elit seviyeye geri döndüğünü gösteriyor.
İstatistiksel olarak Monaco, EuroLeague’in hem hücumda hem savunmada en dengeli takımlarından biri. Hücum verimliliğinde 6., savunmada yine 6. sıradalar. Bu çift taraflı denge, Final Four hedefi için oldukça umut verici. Virtus’un aksine Monaco, orta mesafeye yönelmekten çekinmiyor; ligde en çok orta mesafe şut kullanan ikinci takım durumundalar. Bunun nedeni, Mike James ve Elie Okobo gibi birebirde durdurulması zor şutörlere sahip olmaları. Ayrıca topa iyi bakan, pas hatası yapmayan bir yapı kurdular — EuroLeague’de top kaybı yüzdesi en düşük takım konumundalar. Hücumlarını genellikle ya guardların penetreleriyle ya da pota altındaki Daniel Theis ve Donatas Motiejunas’ın pick-and-roll bitirişleriyle şekillendiriyorlar.
Mike James ise her zamanki gibi takımın tartışmasız lideri. Sezona adeta MVP formunda başladı: ilk beş maçında sırasıyla 24, 14, 31, 18 ve 16 sayı üretti. Bu istikrar, Monaco’nun hücumda yönünü belirleyen temel unsur. Daniel Theis, özellikle savunmada ve ribaundlarda takımın denge unsuru olurken, son Paris maçında Elie Okobo 20 sayıyla öne çıktı. Takım içi hiyerarşi netleşmiş durumda; Mike James lider, Okobo ve Theis destekleyici yıldız rollerinde. Tek endişe unsuru, Paris maçının sonunda James’in kısa süreli sakatlık geçirmesiydi, ancak yıldız oyuncunun sahaya dönmesi Monaco taraftarlarını rahatlattı.
⚡ Genel Değerlendirme
Bu karşılaşma, tempo farkının ve oyun düzeninin çarpışacağı bir mücadeleye sahne olacak. Virtus Bologna, top kayıplarını sınırlayıp sert savunmasını koruyabildiğinde rakibini düşük tempoya çekebilen bir takım. Ancak hücumda üretkenlikleri hâlâ soru işareti. Carsen Edwards dışında istikrarlı bir skor opsiyonu bulunmadığından, takım genellikle bireysel performanslara bağlı kalıyor. Ivanovic’in sisteminde disiplin ve savunma ön planda, fakat bu yaklaşımın skor gücü zayıf takımlarda uzun vadede sürdürülebilirliği zor.
Öte yandan Monaco, kadro kalitesi, hücum çeşitliliği ve deneyimiyle Avrupa basketbolunun en tehlikeli ekiplerinden biri. James’in liderliğinde top paylaşımı iyi yapılan, savunmada pozisyon disiplinine sadık bir takım görüntüsü veriyorlar. Ayrıca ribaundlarda ve top kayıplarında ligin en etkili takımlarından biri olmaları, onları kritik anlarda avantajlı kılıyor.
Genel tabloya bakıldığında, Virtus’un savunma temelli oyunu ile Monaco’nun yüksek tempolu, yıldız odaklı hücumu arasındaki zıtlık bu maçın kaderini belirleyecek. Eğer Virtus, tempoyu yavaşlatıp Monaco’yu yarı saha basketboluna zorlayabilirse, oyunu dengeleyebilir. Ancak Monaco’nun derin kadrosu, geniş rotasyonu ve James’in formu, bu denklemi bozabilecek güçte. Bu maç, Virtus’un savunma direncinin gerçek seviyesini; Monaco’nun ise istikrara ne kadar yaklaştığını gösterecek nitelikte bir test olacak.
