NBA Batı Konferansı mücadelesinde Denver Nuggets Salı günü saat 05:00’da Sacramento Kings ile karşılaşacak.
Ball Arena’da oynanacak karşılaşma öncesinde gelin takımların son durumlarına birlikte göz atalım, keyifli okumalar.
🏔️ Denver Nuggets: Güçlü Başlangıç, Ani Fren ve Denge Arayışı
Denver Nuggets, sezona büyük beklentilerle giren takımlardan biri. Yaz döneminde yapılan akıllı kadro hamleleri, takımın zaten güçlü olan çekirdeğini daha da sağlamlaştırdı. Ancak sezonun başlangıcı beklentilerin aksine kusursuz olmadı. İlk maçta Golden State Warriors deplasmanında 137–131’lik uzatma yenilgisiyle başlayan süreç, savunma disiplini açısından erken bir uyarı niteliği taşıyordu. Bu mağlubiyetin ardından takım hızlıca toparlandı ve Phoenix Suns, Minnesota Timberwolves ve New Orleans Pelicans karşısında üst üste üç galibiyet alarak doğru yolda olduklarını gösterdi. Ancak bu ivme, Portland Trail Blazers karşısında alınan dramatik mağlubiyetle sekteye uğradı.
Portland karşısında Nuggets maça oldukça iyi başladı. İlk çeyreği sekiz sayı farkla önde kapattılar ve üçüncü çeyrek sonunda çift haneli farkla öndeydiler. Ancak son periyotta yaşanan ani çöküş, takımın kazanma alışkanlığını zedeleyen bir tablo yarattı. Son dakikalarda hücumda tıkanan Denver, savunmada da boşluklar verince 109–107’lik mağlubiyet kaçınılmaz oldu. Bu maçta her zamanki gibi takımın lideri Nikola Jokic, üçlü istatistik sınırlarında dolaşarak yine parladı: 21 sayı, 14 ribaund, 9 asist. Onun yanında Jamal Murray 22 sayıyla katkı verdi; ancak Christian Braun ve Cam Johnson ikilisinin sadece 14 sayıda kalması, takımın hücum verimliliğini düşürdü.
Denver’ın en büyük gücü hala Jokic-Murray ikilisi etrafında şekilleniyor. Ancak sezonun bu erken döneminde görülen bir problem, savunma direncinin düşmesi ve rakiplerin özellikle son çeyreklerde bulduğu kolay sayılar. Ayrıca bench katkısı da dengesiz bir halde. Koç Adelman, rotasyonun derinliğini doğru kullanamadığında takım enerjisi bir anda düşüyor. Hücumda Jokic’in pas istasyonu rolü hala etkileyici, fakat topu fazla paylaşmak yerine bazen birebirde sonuç arama eğilimleri fark yaratabiliyor. Denver’ın hedefi net: üst sıralarda kalmak için bu inişli çıkışlı grafiği düzeltmek ve savunmada geçen sezonki istikrara geri dönmek.
👑 Sacramento Kings: Dengesiz Başlangıç, Şaşırtan Galibiyet
Sacramento Kings, sezonun ilk haftalarında belki de NBA’in en dengesiz takımlarından biri görüntüsünde. Hücumda zaman zaman etkileyici performanslar sergileseler de, savunma tarafında yaşanan aksaklıklar kazanabilecekleri maçları kaybetmelerine neden oldu. Sezonu Phoenix Suns karşısında mağlubiyetle açan Kings, hemen ardından Utah Jazz karşısında galip gelerek kısa süreli bir umut verdi. Ancak bu performans istikrara dönüşmedi; Los Angeles Lakers, Oklahoma City Thunder ve Chicago Bulls maçlarında alınan üç mağlubiyetlik seri, takımın yönünü yeniden sorgulatmaya başladı.
Fakat son maçta gelen Milwaukee Bucks deplasman galibiyeti (135–133), Sacramento’ya moral ve özgüven getirdi. Kağıt üzerinde net bir “underdog” olan Kings, güçlü rakibini deplasmanda devirmeyi başardı. Maça kötü başladılar; ilk çeyrekte 11 sayı geriye düştüler, ancak ikinci yarıda özellikle üçüncü periyottaki savunma sertliğiyle kontrolü ele geçirdiler. Son anlarda sahneye çıkan tecrübeli oyuncular fark yarattı: Russell Westbrook, Dennis Schroder ve DeMar DeRozan, takımın son sayılarının tamamını kaydederek galibiyeti getirdi. Zach LaVine 31 sayıyla maçın en skorer ismi olurken, DeRozan 29 sayıyla ona eşlik etti. Ayrıca Domantas Sabonis (24 sayı, 13 ribaund) ve Westbrook (12 sayı, 10 asist) çift haneli istatistiklerle öne çıktı.
Bu maç, Sacramento’nun potansiyelini de net şekilde ortaya koydu. Kings’in hücumu, NBA’in en üretken beşleri arasına girebilecek çeşitliliğe sahip. Sabonis’in pas dağıtımı, LaVine ve DeRozan’ın birebir becerileri ve Westbrook’un temposu, hücumda rakipleri zorlayacak bir karışım sunuyor. Ancak savunma hâlâ ciddi bir sorun. Rakiplerin pota altından kolay sayılar bulması, özellikle Sabonis’in savunma zaaflarını hedef almasına yol açıyor. Koç Mike Brown’un bu dengesizliği çözmesi şart; aksi takdirde Kings her maçı hücum performansına endeksli şekilde oynamak zorunda kalacak.
⚖️ Genel Değerlendirme: İki Farklı Form, Aynı Hedef – İstikrar
Bu karşılaşma, istikrar arayan iki takımın mücadelesi olacak. Denver Nuggets, hücumda oturmuş bir yapıya sahip olsa da, savunmadaki dalgalanmalar ve son çeyreklerde yaşanan konsantrasyon kayıpları onları savunmasız bırakıyor. Jokic’in bireysel formu hâlâ MVP seviyesinde, ancak onun etrafındaki oyuncuların performans istikrarı, takımın genel seviyesini belirleyecek. Özellikle bench katkısı (Braun, Johnson, Watson gibi isimlerden) istenilen düzeyde gelmezse, Nuggets kolay galibiyetler alamayabilir.
Sacramento Kings tarafında ise tablo farklı. Bu takımın gücü hücumda, ancak savunmadaki istikrarsızlık, her galibiyeti zorlaştırıyor. Yine de Milwaukee karşısında elde edilen sürpriz deplasman zaferi, moral açısından büyük önem taşıyor. Westbrook-DeRozan-LaVine-Sabonis dörtlüsünün tecrübesi, Kings’e maçın kritik anlarında denge kazandırıyor. Ancak Denver gibi pas trafiği yüksek bir takıma karşı bu savunma zaaflarının ne kadar tolere edilebileceği belirsiz.
Sonuç olarak bu maç, Denver’ın yeniden ritim bulma çabasıyla Sacramento’nun istikrar arayışı arasında geçecek bir sınav olacak. Bir tarafta disiplinli hücumun ve pas paylaşımının simgesi Jokic liderliğindeki Nuggets; diğer tarafta bireysel yetenekleriyle maç çevirebilen ama savunmada güven vermeyen Kings. İki takım da sezona güçlü başlamak isteyen yapılarının hâlâ oturma sürecinde, dolayısıyla bu karşılaşma hem kimlik hem özgüven açısından önemli bir gösterge niteliği taşıyor.
