Euroleague 11. hafta mücadelesinde BC Dubai 14 Kasım Cuma günü saat 19:00’da Zalgiris Kaunas ile karşılaşacak.
Birleşik Arap Emirlikleri’nde oynanacak ve her zaman olduğu gibi S Sport ekranlarından canlı olarak yayınlanacak maçın öncesinde gelin takımların son durumlarını birlikte mercek altına alalım, keyifli okumalar.
🏠 Dubai: İç Sahada Bambaşka, Deplasmanda Çözümsüz
Dubai cephesi yeni sezona oldukça inişli çıkışlı bir performansla girmiş durumda. Evlerinde oynadıkları üç EuroLeague maçını da kazanarak (3–0) Partizan, Barcelona ve Kızıl Yıldız gibi güçlü rakipleri devirmeleri, onların iç sahada bambaşka bir takım olduğunun en net göstergesi. Ancak aynı takım deplasmanda 1–5 derecesiyle ligin en zayıf dış saha ekiplerinden biri konumunda. Tek deplasman galibiyetlerini Fenerbahçe karşısında aldılar; bunun dışında Asvel, Olympiacos, Baskonia ve Valencia’ya karşı varlık gösteremediler. Genel tabloya bakıldığında, 10 maç sonunda 4–6’lık derece, hedefledikleri ilk sekiz yarışının bir adım gerisinde durduklarını gösteriyor.
Kızıl Yıldız karşısında aldıkları galibiyet, birkaç önemli koşulun birleşimiyle geldi. Sırp ekibi çok sayıda eksikle sahaya çıkmıştı; özellikle Chima Moneke ve Jordan Nwora gibi kritik isimler yoktu. Dubai ise bunu çok iyi değerlendirdi. Filip Petrusev, Kızıl Yıldız’ın kendisine uyguladığı sürekli ikili sıkıştırmaları harika okudu ve alışılmadık derecede yüksek sayıda asist yaptı. Bu oyun aklının en büyük kazananı Kenan Kamenjaš oldu: 20 sayı – 9 ribaund ve 9/12 saha içi isabetle kariyer gecesini yaşadı.
Uzun süredir beklenen Aleksa Avramović’in dönüşü, takımın enerjisini bariz şekilde yukarı çekti. Avramović’in 17 sayısı kadar sahaya getirdiği sertlik ve agresiflik de Dubai’nin kimliğini belirledi. Dwayne Bacon ve McKinley Wright, rakibin her geri dönüş denemesinde kritik isabetler bularak galibiyeti perçinledi. Eksiklere rağmen—Nate Mason, Dzanan Musa, Matt Ryan, Mam Jaiteh gibi önemli oyuncular sakat; Justin Anderson, Davis Bertans ve Kabengele maç saatinde belli olacaklar—Dubai rotasyonu bu karşılaşma öncesi en azından özgüven kazanmış durumda.
Yine de takımın temel sorunları ortada: tempoyu belirleme konusunda istikrarsızlar, savunmada özellikle penetre savunmasında kırılganlar ve kadro derinliği sakatlıklarla sürekli daralıyor. Ancak iç sahada oynadıkları zaman tüm bu eksiler ciddi ölçüde kapanıyor. Enerji, taraftar desteği ve oyuncuların bireysel motivasyonu birleşince Dubai, evinde her takımı yenebilecek bir seviyeye çıkıyor.
🟢 Zalgiris: Olağanüstü Ritmin Ardından Sert Bir Duvara Çarpış
Zalgiris cephesi ise sezona müthiş bir giriş yaptı. Hem EuroLeague’de hem de yerel ligde üst üste galibiyetlerle özgüvenleri tavan yaptı ve 10. hafta itibarıyla 7–3’lük dereceyle ligin üst sıralarına tutunmuş durumdalar. Piraeus’a kadar uzanan 7 maçlık galibiyet serisi, onların ne kadar dengeli ve disiplinli oynadığını kanıtlıyordu. Ancak Olympiacos deplasmanı, sezonun açık ara en kötü performansına sahne oldu.
Bu yenilgiden önce Zalgiris, EuroLeague’in en iyi savunma takımı olarak gösteriliyordu. Şimdi bile 109.8’lik defensive rating ile ligin en sert savunmalarından birine sahipler. Hücumda ise ikinci en yüksek hücum verimliliğine ulaşarak dengeli, kontrollü ve yüksek yüzdeyle oynayan bir ekip hüviyetindeler.
Sakatlıktan dolayı Nigel Williams-Goss’u kaybetmeleri, Zalgiris adına en büyük problem. Onun yokluğunda Maodo Lo iyi performanslar sergilese de Olympiacos karşısında sadece 5 sayı üretebildi. Takımın her zaman istikrarlı skoreri olan Sylvain Francisco yine çift haneye çıktı ancak bu da yetmedi. Asıl kırılma noktası, 6/33 üçlük isabeti ve sadece %34 saha içi isabet ile hücumsal çöküştü. İlginç olan şu ki Zalgiris tam 25 hücum ribaundu aldı ve rakibinden 15 fazla şut kullandı; fakat bitiricilik o kadar kötüydü ki fark bile kapanamadı.
Bu performans, Dubai deplasmanı öncesinde bir uyarı niteliğinde. Zalgiris’in yapması gereken ilk iş, şut ritmini toparlamak ve Lo – Francisco – Ulanovas üçlüsünün top paylaşımını daha verimli hale getirmek olacak. Savunmada ise Dubai’nin birebir üzerinden üreten oyuncularına karşı agresif bir yaklaşım şart. Williams-Goss’un olmayışı, savunmada liderlik ve karar verme anlamında bazı zaaflar doğuruyor.
⚖️ Genel Değerlendirme: Dubai’nin İç Saha Alevi mi, Zalgiris’in Disiplini mi?
Bu karşılaşma, EuroLeague’de formun, ritmin ve saha avantajının çarpışacağı kritik maçlardan biri olacak. Dubai’nin bu sezonki karakteri çok net: Evinde rakip tanımıyor, deplasmanda ise üretkenliği ve direnci düşüyor. Takım iç sahada enerjisini iki katına çıkarıyor ve özellikle Petrusev – Kamenjaš – Bacon üçlüsü bu atmosferde çok daha özgüvenli oynuyor.
Öte yandan Zalgiris, kağıt üzerinde çok daha oturmuş, dengeli ve ne oynadığını bilen bir takım. Koç Masiulis’in sistemi, top paylaşımı ve savunma sertliği üzerine kurulu. Ancak Olympiacos maçında gördüğümüz şut krizi ve düşük bitiricilik tekrar ederse, Dubai gibi iç sahada ritmini yukarı taşıyan bir rakibe karşı işler çok zorlaşabilir.
Maçın kaderini belirleyebilecek bazı faktörler:
- Dubai’nin hücumda tempoyu ne kadar kontrol edebileceği,
- Zalgiris’in dış şut yüzdesinin normale dönüp dönmeyeceği,
- Avramović’in baskı savunması karşısında Zalgiris guardlarının karar kalitesi,
- Kamenjaš ve Wright gibi enerji oyuncularına Zalgiris’in vereceği yanıt.
Sonuç olarak bu karşılaşma, evinde ateşli bir takım ile Avrupa’nın en disiplinli ekiplerinden birinin mücadelesine sahne olacak. Dubai’nin saha avantajı ve son Kızıl Yıldız galibiyeti özgüven sağlarken, Zalgiris’in bu maçtaki reaksiyonu sezonun yönünü belirleyecek güçte. Bu nedenle taktiksel açıdan zengin, tempolu ve sert bir karşılaşma bizleri bekliyor.
