26 Ocak 2026

Maç Önİzlemesi: Anadolu Efes – Olimpia Milano (07.11.25)

Euroleague 9. hafta mücadelesinde temsilcimiz Anadolu Efes Cuma günü saat 20:30’da Olimpia Milano ile karşılaşacak.

Turkcell BGM’de oynanacak olan ve S Sport ekranlarında yayınlanacak karşılaşma öncesinde gelin takımların durumlarını birlikte mercek altına alalım. Keyifli okumalar.

🏠 Anadolu Efes – Arayış, Baskı ve Eksikler

Anadolu Efes cephesinde sezon başlangıcı beklentilerin oldukça gerisinde kaldı. EuroLeague’de 8 maç sonunda yalnızca 3 galibiyet elde edilmiş durumda ve bu üç galibiyetin hiçbiri İstanbul’da gelmedi. Maccabi Tel Aviv’i nötr sahada, Olympiakos’u Pire’de, Paris’i ise Fransa’da mağlup eden Efes, BGM’de sıfır çekmiş durumda. Hapoel Tel Aviv, Partizan, Panathinaikos, Fenerbahçe ve son olarak Baskonia mağlubiyetleri, hem ritim eksikliğini hem de mental kırılganlığı net biçimde ortaya koyuyor.

Sezon başında Igor Kokoskov’un gelişi ve kadronun güçlendirilmesiyle hedef Final Four olarak belirlenmişti. Ancak boyalı alan rotasyonu sezona ciddi sorunlarla başladı:

  • Vincent Poirier Ocak ayına kadar yok,
  • Georgios Papagiannis sezonu kapattı,
  • Ercan Osmani beklenenden erken döndü ama henüz ritmini bulmuş değil.

Bu nedenle takımın güçlü arka alan yapısına rağmen savunma direnci ve ribaund düzeni oturmadı. Larkin, Dozier, Weiler-Babb, Cordinier ve Loyd gibi elit kalitede guardların varlığı teorik olarak skor ve tempo üretimini garanti eder nitelikte. Ancak pratikte:

  • Efes 115 hücum rating ile hücumda vasat üstü üretse de,
  • 119 savunma rating ile EuroLeague’in beşinci en kötü savunması konumunda.

Dikkat çeken en ilginç istatistik ise şu: Efes, Milano ile birlikte ligin en yavaş tempoda oynayan takımlarından biri. Bu kadar atletik ve topsuz oyunda tehlike yaratabilen guard rotasyonuna rağmen tempo düşük kaldığı için bireysel yaratıcılıkların verimi düşüyor. Ayrıca Fiziksellik eksikliği, özellikle set savunmalarında perimetre ve boyalı alan arasındaki bağlantının zayıflamasına yol açıyor.

Beaubois ve Papagiannis yok, Poirier yok, Cordinier ve Loyd ise maç saatinde karar verilecek. Bu durum rotasyon darlığını, yaratıcılık yükünü ve Larkin-Dozier omzundaki sorumluluğu iyice artırıyor.

🛫 Milano – Eksiklerin Dönüşü ve Yeniden Yapılanma Umudu

Milano tarafında da son iki sezondur devam eden sakatlık laneti yine sezona damga vurdu. Yine de tablo Efes’e kıyasla daha yapıcı görünüyor. 5–3’lük dereceleri kötü değil ve bunun büyük bölümü eksik kadroyla oynanan maçlardan geldi. Son hafta itibarıyla:

  • Zach LeDay sahalara döndü (dakikaları kontrollü olsa da),
  • Shavon Shields bileğinin dönmesine rağmen oynayacak,
  • Lorenzo Brown dönüşe yaklaşıyor.
  • Josh Nebo yine yok.

Bu gelişmeler Milano’nun tekrar kendi karakterine dönüşünün sinyallerini veriyor.

Koç Ettore Messina’nın en büyük kazanımları ise şu isimler üzerinden şekilleniyor:

  • Marko Guduric: %47 üçlük isabetiyle takımın taktiksel denge unsuru.
  • Devin Booker: Fizik, enerji ve çember devrilme tehditiyle hem setleri hem savunma kurgusunu rahatlatıyor.
  • Leandro Bolmaro: Yokluk döneminde hem hücum hem savunmada sorumluluk alan oyuncu kimliğine evrildi.
  • Armoni Brooks: Isındığı anda ritim skoreri olabilen, özgüven bazlı bir hücum silahı.

Milano’nun temel avantajı savunma disiplini. Booker–LeDay gibi çember savunmasını koruyabilen bir uzun havuzu, Efes’in eksik uzun rotasyonuna karşı belirgin bir eşleşme avantajı oluşturabilir.

🎯 Genel Değerlendirme – Denge, Tempo ve Psikolojik Yük

Bu karşılaşma saha içi kadar saha dışı atmosferle de belirleyici olacak. Efes taraftarı, sezonun bu bölümünde reaksiyon bekleyen ve enerjisiyle maça etki edebilecek bir konumda. Ancak saha içi dinamiklere bakıldığında birkaç kritik kırılma noktası öne çıkıyor:

Kritik FaktörEfesMilano
Boyalı Alan FizikselliğiEksik ve yetersizLeDay + Booker ile güçlü
Tempo YönetimiİstikrarsızKontrollü ama ritim kurabilen
Guard KalitesiÇok yüksek bireysel seviyeDaha sistem odaklı
Savunma İstikrarıDüşükDaha kompakt ve disiplinli

Temsilcimizin bu maçı kazanabilmesi için:

  • Tempo artırmalı,
  • Larkin oyun kurucu değil oyun yönlendirici merkez rolüne çekilmeli,
  • Dozier ve Weiler-Babb savunma standardı yukarı çekmeli,
  • Uzun rotasyonundan minimum zaaf maksimum enerji üretmek gerekiyor.

Milano’nun amacı ise oyunu yavaşlatmak, fiziksel teması artırmak ve Efes’in guardlarını yorarak karar kalitesini bozmak olacaktır.

Özetle bu maç, ritim bulan ile ritmi bozanın mücadelesi olacak. Efes’in reaksiyon gösterme ihtiyacı yüksek; Milano’nun ise stabiliteyi koruma hedefi var. İki takım da sezon kimliklerini şekillendirme aşamasında ve bu maç o kimliğin nasıl bir yöne evrileceğini belirleyebilecek erken dönem eşik sınavı niteliği taşıyor.