EuroLeague’in 12. haftasında Valencia Basket, sezon boyunca adından çokça söz ettiren hücum temposunun aksine, bu kez savunma kimliğiyle sahne aldı ve Kızıl Yıldız’ı 76-73 mağlup ederek derecesini 7-5’e yükseltti.
Pedro Martinez’in “koş ve vur” olarak bilinen sisteminin gölgesinde kalan savunma detayları, bu karşılaşmada tüm açıklığıyla ortaya çıktı. Kızıl Yıldız’ı sezonun en düşük sayı ortalamasına çeken Valencia, sadece skor üretimiyle değil, rakibin karar mekanizmasını bozarak ve temposunu kontrol ederek maçın tüm hikâyesini belirledi.
Martinez’in öğrencileri hücumda isabetsiz bir gece geçirseler de savunma disiplininden hiç kopmadı. Kızıl Yıldız’ı 41.7% iki sayı, 19 top kaybı ve düşük tempoya mahkûm eden bu savunma, Valencia’nın Final Four hedefli uzun vadeli planları için çok değerli bir mesaj niteliği taşıyor.
🛡️ Savunmanın Zaferi: Kızıl Yıldız’ı Düşük Tempoya Mahkum Eden Makineleşmiş Sistem
Her ne kadar Valencia sezona hızlı hücum, erken atış ve yüksek skor kavramlarıyla damga vurmuş olsa da, Pedro Martinez sisteminin gerçek gücü savunma kaynaklı hücum geçişleri ve rakibin oyun kurulumunu bozma becerisinde yatıyor. Nitekim Kızıl Yıldız karşısında da bunun birebir karşılığı sahaya yansıdı.
Sasa Obradovic’in ekibi normalde:
- %56.3 iki sayı yüzdesi,
- 19.2 asist ortalaması,
- Zaman zaman tehlikeli seviyelere çıkan ama üretken hücum ritmiyle dengelenen 14 top kaybı,
ile maçlara çıkıyor. Ancak Valencia’nın kademeli savunması, özellikle de topsuz alandaki agresif yardım-savunma yaklaşımı, Kızıl Yıldız’ın bu alıştığı düzeni tamamen bozdu.
İlk yarının kırılma anı ise ikinci çeyrekteki 7 top kaybı oldu. Kızıl Yıldız’ın pas açılarını daraltan Valencia, hem ön alanda baskıyı artırdı hem de geçiş hücumlarıyla ritim buldu. Devreye girerken skor 49-39’a geldiğinde Martinez’in savunma planının kusursuz işlediği görülüyordu.
Maç sonunda alınan 13 top çalma, Valencia’nın EuroLeague tarihinde üçüncü en yüksek top çalma performansı olarak kayda geçti. Bu statik veriden çok daha değerli olan ise bunların çoğunun kritik anlardaki savunma sıkılaşmasıyla gelmiş olmasıydı.
🎯 Hücumda Kaçan Şutlar, Kritik Karakter Anları: Taylor ve Badio Sahne Aldı
Valencia’nın 76 sayıda kaldığı ve sadece 2 üçlük isabeti bulabildiği bir akşamda takımın kazanmasının başka bir gerekçesi daha vardı: bireysel karakter anları.
Bu noktada iki isim öne çıktı:
⭐ Kameron Taylor
- 12 sayı
- 6 ribaund
- 5 faul aldırma
- 17 verimlilik puanı
Özellikle son bölümde 1:03 kala yaptığı reverse hareketi sonrası bıraktığı isabet, Valencia’nın maçı elinde tutmasını sağlayan en kritik hamleydi. Taylor’ın fiziksel temas altında bile soğukkanlı kalan yapısı, Martinez’in temposuz hücumlarda çözüm bulmak için güvendiği bireysel üretim noktası haline geldi.
🔥 Brancou Badio
Badio’nun 16 dakikada 16 sayı üreterek oyunun tüm mikrosiçim noktalarını değiştirmesi maçın diğer belirleyici unsuruydu. Valencia’nın dış şut ritmi tamamen kopmuşken bench’ten gelen bu katkı, hücumun ayakta kalmasını sağladı. Temposu düşen Zvezda savunmasına karşı bire bir tehdit oluşturması da Valencia’nın oyunu genişletmesine yardımcı oldu.
💣 Kızıl Yıldız Cephesinde Büyük Çöküş: Top Kaybı, Düşen Fiziksel Seviye ve Kalinic’in Kritik Hatası
Kızıl Yıldız açısından maçın özeti aslında tek kelimeyle açıklanabilir: istikrarsızlık.
Obradovic’in takımı zaman zaman oyunu dengelemiş gibi görünse de:
- 19 top kaybı,
- Boya alanında etkisiz bitirişler,
- Kurgu dışına çıkan hücum setleri,
- Lider oyuncuların stres anlarında doğru karar alamaması,
Kızıl Yıldız için gecenin dramatik özetiydi.
Özellikle Nikola Kalinic’in maçın sonundaki top kaybı, maçın fişini çeken pozisyon oldu. Bu hata, Valencia’nın sabırlı oyununu ödüllendirdiği gibi Zvezda adına önemli bir kırılganlık göstergesi olarak hafızalara kazındı.
Codi Miller-McIntyre 23 sayı, 8 ribaund, 3 asist ve Jordan Nwora 14 sayı, 3 ribaund ile takımlarını ayakta tutmaya çalışan isimlerdi.
🧭 Sonuç: Valencia’nın İki Yüzü, Tek Kimliği – Kazanmasını Bilen Takım
Valencia, hücum tarafıyla öne çıksa da bu maç bir kez daha gösterdi ki:
Bu takımın gerçek gücü savunmadan geliyor.
- Kızıl Yıldız’ı 73 sayıda tuttular,
- Top kayıplarını cezalandırdılar,
- Kritik anlarda bireysel sorumluluk aldılar,
- Şutların girmediği akşamlarda karakter koydular.
Pedro Martinez’in “kazanma DNA’sı” olarak adlandırılan bu yapı, Valencia’yı sezon ilerledikçe daha da tehlikeli bir ekip haline getiriyor.
Kızıl Yıldız cephesinde ise gelecek haftaki Olympiakos karşılaşması büyük bir sınav niteliğinde. Valencia ise yükselen ivmesini korumak adına Bayern maçına güven dolu bir ruh haliyle hazırlanacak.
