26 Ocak 2026
NBA iddaa tahmin ve analizleri
NBA iddaa tahmin ve analizleri

Önİzleme: Toronto Raptors – Washington Wizards (23.11.25)

NBA Doğu Konferansı mücadelesinde Toronto Raptors Cumartesi günü saat 03:30’da Washington Wizards ile karşılaşacak. Gelin birlikte maçın öncesinde takımların son durumlarını mercek altına alalım, keyifli okumalar.

🏠 Toronto Raptors – Beklenenin Üzerinde Bir Çıkış ve Yeniden Doğu’nun Zirvesinde

Toronto Raptors cephesinde sezonun hikâyesi, düşük başlangıcın ardından gelen büyük bir yükseliş üzerinden yazılıyor. Sezona kazanarak başlamalarına rağmen ardından gelen dört maçlık seri, takımın yeniden alt sıralara doğru sürükleneceğine dair güçlü bir işaret gibiydi. Fakat o noktadan sonra tablo bambaşka bir hâl aldı. Son 10 maçta alınan dokuz galibiyet, Raptors’ı bir anda Doğu Konferansı’nın ikinci sırasına taşıdı ve 10–5’lik derece, beklentilerin çok üzerinde. Philadelphia’ya kaybedilen maçın rövanşının kısa sürede alınması ise bu takımın hem bir planı olduğunu hem de bu plana sadık kaldığını gösteriyor.

Toronto’nun bu çıkışında en önemli pay, koç Darko Rajaković’in kısa sürede yarattığı yapı ve oyuncu rollerini netleştirmesi. Scottie Barnes, Brandon Ingram ve RJ Barrett üçlüsünün aynı anda verimli kullanılması, Raptors’ın yıllardır çözmeye çalıştığı bir soruydu. Rajaković’in dokunuşu, özellikle Barnes’ın hem top yönlendiren hem de savunmayı kıran bir “çok yönlü bir oyuncu” rolüne evrilmesini sağladı. Ingram’ın orta mesafe etkinliği ve Barrett’ın doğru eşleşmelerde dribble üstü üretimi, takımın hücumda çok daha dengeli görünmesine yol açıyor.

Ancak Raptors’ın çıkışının ardındaki asıl temel savunma. Son 10 maçta ligin ikinci en iyi savunması konumundalar ve bu çok kısa sürede büyük bir kültür dönüşümü anlamına geliyor. Rakipleri yarı sahada zorlayıp topu yön değiştirtmeye mecbur bırakan yapı, geriye koşu disiplinini ve agresif perde savunmalarını da beraberinde getiriyor. Bu dönemde programın nispeten kolay olması, Raptors’ın özgüvenini pekiştiren bir faktör olsa da, iyi takımlar zaten bu fırsatları maksimum verime dönüştürür ve Toronto bunu yaptı.

Önlerindeki fikstür de oldukça uygun; önümüzdeki 7–10 günlük süreç Raptors’a derecesini daha da iyileştirme şansı sunuyor. Eğer Barnes–Ingram–Barrett üçlüsü bu uyumu korur ve savunma direnci sürerse, Toronto’nun ilk dört hedefi hiç de uzak görünmüyor.

✈️ Washington Wizards – Sonsuz Yeniden Yapılanma, Kayıp Nesil ve Bitmeyen Çöküş

Washington Wizards’ın sezonu ise bir kez daha karanlık bir tablo çiziyor. 1–13’lük derece sadece başarısızlığı anlatmıyor; daha da kötüsü, takımın rekabetten tamamen kopuk olduğunu gösteriyor. Dallas Mavericks karşısında sezonun ikinci maçında aldıkları tek galibiyetin üzerinden neredeyse bir ay geçti ve o günden bu yana 12 maçtır sahadan mağlup ayrılıyorlar. Dahası, bu mağlubiyetlerin çoğunda maç daha ilk yarıda kopuyor. Minnesota karşısında devreye 25 sayı geride girmek, yapısal bir çaresizliğin somut örneği.

Wizards’ın elinde potansiyelli genç oyuncular yok değil. Alex Sarr hem takımın en skorer ismi hem de ribaundlarda lider; fiziki profili ve sezgileriyle geleceğin iki yönlü uzunlarından biri olma yolunda ilerliyor. Keyonte George ise kısa rotasyonunda ışık veren isimlerden biri. Fakat bu ikilinin gelişimi için gerekli ortam kesinlikle mevcut değil. Takımın neredeyse hiç veterana sahip olmaması, soyunma odasında liderliğin yokluğu ve maç kazanamayan bir kültürün ortasında gelişmeye çalışmak gençleri ileri taşımak yerine geriye çekiyor.

İstatistiksel açıdan bakıldığında çöküş daha da belirgin. Doğu Konferansı’nda 20 sayı ortalamasını geçen bir oyuncusu olmayan tek takım Wizards. Bu, modern NBA’de yarışmacı bir kimlikten tamamen uzak olduğunuzu gösterir. Hücumda tempo var ama organizasyon yok; savunmada çaba var gibi görünse de disiplin ve iletişim hemen her pozisyonda dağılıyor. Yeniden yapılanma için bile bir temel oluşturulamamış durumda. Bu gidişle Wizards’ın 20 galibiyet barajına bile yaklaşması zor görünüyor.

⚖️ Genel Değerlendirme – Bir Yanda Yükseliş, Diğer Yana Serbest Düşüş

Bu karşılaşma, iki takımın sezon hikâyelerinin birbirine tamamen zıt yönlerde ilerlediği bir eşleşme sunuyor:

  • Toronto Raptors, kimliğini bulan, savunma disiplini yükselen, genç yıldızlarını doğru rollere yerleştiren, moralsiz başladığı sezonu bir dönüşüm hikayesine çeviren bir ekip.
  • Washington Wizards ise yenilgi kültürünün içine sıkışmış, genç oyuncuların yönsüz geliştiği, maçların çok erken koptuğu bir sezon yaşıyor.

Tempo açısından Wizards hızlı oynamayı seven bir takım olsa da, Raptors son dönemde hem hücumda hem savunmada çok daha organize ve dengeli. Toronto’nun özellikle yarı saha savunması, Wizards’ın dağınık hücum alışkanlıklarını sınırlandırabilecek seviyede. Öte yandan Raptors’ın üç yıldızının uyumu arttıkça top paylaşımı, spacing ve geçiş hücumu verimliliği de gözle görülür şekilde artıyor.

Wizards’ın genç yetenekleri parıltı gösterse bile, takım olarak yapabilecekleri sınırlı. Toronto ise iddiasını sürdürmek, derecesini yukarı taşımak ve çıkışını kalıcı hale getirmek istiyor. Bu nedenle karşılaşmanın ana eksenini Raptors’ın ritmi koruma çabası ve Wizards’ın dağınıklığı aşma mücadelesi belirleyecek. Form eğrileri düşünüldüğünde, iki takım arasındaki fark hem mental hem taktik hem de kadro bütünlüğü bakımından oldukça net.

Toronto’nun ivmesi ve Washington’ın kriz ortamı, bu maçın hikâyesini şimdiden güçlü biçimde şekillendiriyor.