26 Ocak 2026

Önİzleme: Valencia – Kızıl Yıldız (21.11.25)

Euroleague 12. hafta programında Valencia 21 Kasım Cuma günü saat 23:00’da Kızıl Yıldız ile karşılaşacak.

Roig Arena’da oynanacak ve S Sport ekranlarında canlı olarak yayınlanacak karşılaşma öncesinde gelin birlikte takımların son durumlarını mercek altına alalım, keyifli okumalar.

🏠 Valencia – Montero’nun Dönüşüyle Hızlanan Oyun, Artan Hücum Gücü ve Savunma Zaafları

Valencia cephesinde Jean Montero’nun sakatlıktan dönüşü adeta bir kırılma noktası oldu. Pedro Martinez’in takımı, genç yıldızının yaratıcılığı ve tempoyu yukarı çeken oyun tarzı sayesinde hem saha içi akışkanlığı hem de hücum verimini ciddi biçimde artırdı. Bu dönemde tüm kulvarlarda altı maçlık bir galibiyet serisi yakalamaları tesadüf değildi; özellikle Real Madrid karşısındaki net ve kontrollü galibiyet, yüksek tempolu hücumun sert EuroLeague savunmalarına karşı da işlediğinin göstergesiydi. Ancak son beş maçlık sekans, takımın ne kadar inişli çıkışlı bir grafik verebildiğini de hatırlattı: Paris’e karşı deplasman yenilgisi ve Lig Endesa’da alınan bir kayıp, Valencia’nın ritmini bir miktar bozdu. Buna rağmen 6–5’lik derece, sezonun mevcut tablosu ve kadro yapısı düşünüldüğünde oldukça rekabetçi.

Pedro Martinez’in oyun felsefesi yıllardır değişmedi: yüksek tempo, erken hücumlar, çok yönlü guardlar ve her pozisyondan üçlük tehdidi. Valencia’nın 77 pozisyon ortalamasıyla (Paris ile beraber) EuroLeague’in en hızlı oynayan iki takımından biri olması, bu yaklaşımın doğrudan bir sonucu. Neal Sako’nun parkede bulunduğu kısa sekanslar dışında, beş pozisyonun dördünden üçlük üretilebilmesi, geniş alan açılmasını sağlıyor ve Montero – Thompson – Moore – Taylor dörtlüsüne hem yarı sahada hem de geçiş hücumlarında ekstra alan tanıyor. Jean Montero’nun dönüşüyle birlikte Valencia’nın dış tehdit etkinliği zirve yaptı; Omari Moore ve Kameron Taylor da sezonun en iyi dönemlerinden birini yaşıyor. Reuvers ve Pradilla’nın verimli bitiriciliği, iç-dış dengesini koruyor.

Ancak Valencia’nın en büyük problemi de bu agresif tarzın yarattığı savunma açıkları. Rakiplerine maç başına 90 sayı vermeleri, EuroLeague’de üçüncü en kötü savunmayı temsil ediyor. Tempo arttıkça savunma dengesi bozuluyor, iletişim sorunları büyüyor ve yardımlaşmalar gecikiyor. Hücumdaki çeşitliliğe rağmen takımın istikrarsızlık yaşamasının ana sebebi bu savunma zaafları. Bu nedenle Crvena Zvezda gibi yüksek fizik, temas savunması ve disiplinli yarı saha düzeni olan bir rakibe karşı Valencia’nın en büyük sınavı savunmada verilecek.

✈️ Kızıl Yıldız – Obradovic Etkisinin Büyümesi, Üst Düzey Savunma ve Genişleyen Skor Potansiyeli

Kızıl Yıldız sezona, geniş sakatlık listesi ve ciddi kadro eksikleriyle başlamasına rağmen şu anda EuroLeague’in en formda takımlarından biri konumunda. Sasa Obradovic göreve geldiğinde takım 0–2 ile dipteydi; bugün ise 8–3 dereceleriyle Hapoel Tel Aviv ile birlikte zirvede yer alıyorlar. Son dokuz maçta sekiz galibiyet almaları, bu yükselişin tesadüf olmadığını açıkça gösteriyor. Dubai deplasmanında yaşanan tek kaybın ardından Monaco karşısında sergilenen dominant ikinci yarı, Kızıl Yıldız’ın çok yönlü oyun kimliğini ortaya koydu.

Takımın temel direği kesinlikle savunma. Şu anda EuroLeague’de yalnızca Fenerbahçe’nin arkasında yer alıyorlar ve rakiplerine 110 sayı/100 pozisyon ortalamasıyla ikinci en düşük sayıyı veriyorlar. Fiziksel, sert, temaslı, sabırlı ve her pozisyonu doğru okuyan bir savunma yapısı kurdular. Özellikle Ognjen Dobric’in Mike James üzerinde sergilediği savunma performansı, takımın savunma standardını sembolize eder nitelikte.

Hücuma baktığımızda Kızıl Yıldız’ın her geçen maç daha özgüvenli ve daha organize bir görüntü verdiğini görüyoruz. Jared Butler’ın Monaco maçındaki patlayıcı hücum performansı (20 sayı), Nwora ve Moneke’nin verimlilik liderliği, takımın ne kadar derin bir skor havuzuna sahip olduğunu gösteriyor. Ancak asıl x-faktör Codi Miller-McIntyre. Zalgiris dönemine kıyasla çok daha komple bir guard görünümü sergiliyor: 13.6 sayı, 7 asist, 4 ribaund ortalamaları ile takımın motoru. Özellikle savunma sonrası hızlı hücum başlatma becerisi, Kızıl Yıldız’ın yapıtaşı haline geldi. Tempo olarak kontrollü oynuyorlar ancak savunma sonrası geçiş fırsatlarında bir EuroLeague elitine dönüşüyorlar.

⚖️ Genel Değerlendirme – Tempo vs. Kontrol, Guard Çeşitliliği vs. Fiziksel Savunma

Bu karşılaşma, iki zıt basketbol anlayışının doğrudan çarpışması niteliğinde olacak:

  • Valencia → yüksek tempo, dış şut ağırlıklı hücum, çoklu guard yapısı, bireysel yaratıcılık ve hücum çeşitliliği
  • Kızıl Yıldız → düşük tempo, yarı saha disiplinine dayalı savunma, fiziksel üstünlük, her pozisyonda direnç ve kararlı hücum düzeni

Oyun hızını kim kontrol ederse, maçın dengesi de orada şekillenecek. Valencia oyunu açmak ve sürekli tempoyu zorlamak isteyecektir; Kızıl Yıldız ise oyunu yarı sahaya sıkıştırıp savunmayı belirleyici faktör haline getirmeyi hedefleyecektir.

Bu açıdan bakıldığında:

  • Valencia’nın yarı saha savunma zaafları, Kızıl Yıldız’ın Miller-McIntyre liderliğindeki geçiş sahnelerinde ciddi sorun yaratabilir.
  • Kızıl Yıldız, Valencia’nın hızlı oyununa karşı konsantrasyonunu korursa, fiziksel üstünlük ve sertlik avantajını net şekilde kullanabilir.
  • Öte yandan Valencia, dış şutlarda ritim bulduğu maçlarda her takımı tehdit edebilen bir yapı; bu nedenle Montero – Thompson – Moore üçlüsünün verimliliği kritik olacak.

Sonuç olarak, EuroLeague’in tempo, sertlik ve oyun disiplini kontrastını sahaya taşıyan iki takım arasında yüksek tempolu, taktik açıdan zengin ve mücadele seviyesi yüksek bir karşılaşma bizi bekliyor.