26 Ocak 2026

Maç Önİzlemesi: Maccabi Tel Aviv – Baskonia (13.11.25)

Euroleague 11. hafta mücadelesinde Maccabi Tel Aviv Perşembe günü saat 23:00’da Baskonia ile karşılaşacak.

Güvenlik önlemleri nedeniyle Tel Aviv yerine Belgard’da Aleksandar Nikolic Hall’da oynanacak ve yine S Sport ekranlarında yayınlanacak karşılaşma öncesinde gelin takımların son durumlarına birlikte bakalım, keyifli okumalar.

🟡 Maccabi Tel Aviv – Ev Sahibi: Kriz İçinde Ayakta Kalma Mücadelesi

Maccabi Tel Aviv açısından sezon başından beri yaşanan en büyük sorun parkede değil, parkeden uzakta — sahalarının olmaması. Takım hâlâ “ev sahibi” olduğu maçları Belgrad’da oynamak zorunda ve bu durum oyuncuların mental ritmini, taraftar etkisini ve genel özgüvenini ciddi biçimde zedeliyor. Şu ana kadar oynadıkları 10 maçın 8’ini kaybetmiş olmaları, bu şartlarda şaşırtıcı değil. Özellikle son yedi maçta yalnızca Real Madrid’e karşı Blatt’ın mucizevi üçlüğüyle gelen tek galibiyet, takımın içinde bulunduğu tablonun ne kadar karanlık olduğunu ortaya koyuyor.

Fenerbahçe karşısında aldıkları yenilgi ise çok daha endişe vericiydi. Maccabi maça neredeyse hiç tutunamadı, ilk yarıda sadece 30 sayı üretmesi hücum tarafındaki dağınıklığı bir kez daha gösterdi. Üçüncü çeyrekte dönem dönem etkili olsalar da, maçın son bölümünde enerji tamamen tükendi ve geri dönüş çabası yarım kaldı. Zaten bu sezon takımın en büyük kırılma noktası da tam olarak burası: hücum ve savunma arasında hiçbir istikrar yok.

Maccabi Tel Aviv şu an EuroLeague’in en kötü savunmasına sahip. Rakiplerine verdikleri ikinci şans sayıları durumu daha da ağırlaştırıyor; çünkü rakiplerin neredeyse %40 oranında hücum ribaundu almasına izin veriyorlar. Bu rakam yalnızca kötü değil, aynı zamanda lig için tarihi seviyede olumsuz bir istatistik. Hücumda ise üretimleri çok dalgalı — bir çeyrekte 30 sayıya yaklaşabilirken, diğer çeyrekte tamamen kitlenebiliyorlar.

🔵 Baskonia – Misafir: Dalgalı Form, Büyük Problemler

Baskonia cephesinde sezon başlangıcı en az Maccabi kadar zorlu geçti. Tüm kulvarlarda ilk 10 maçın sadece ikisini kazanabilmiş olmaları, koç değişimi dönemini yaşayan takım üzerinde baskıyı artırmıştı. Ardından gelen dört maçlık galibiyet serisi, takımın toparlandığına dair umut verse de, şu an yine iki maçlık bir düşüş serisi içindeler. Hem Liga Endesa’da Lleida’ya hem de EuroLeague’de Hapoel Tel Aviv’e kaybettiler.

Hapoel Tel Aviv karşısındaki performansları ise özellikle savunma açısından alarm vericiydi. Maçın ilk üç çeyreğinde neredeyse 90 sayı yemeleri, rakibin sadece altı üçlük isabeti bulmasına rağmen boyalı alan ve orta mesafe savunmalarının tamamen çöktüğünü gösterdi. Baskonia’nın en büyük zaafı ribaundlar: EuroLeague’de en kötü savunma ribaundu performansına sahip takım durumundalar. Hapoel karşısında 12 hücum ribaundu vermeleri, sezonun genel problemini aynen yansıttı.

Hücum tarafında ise takımı taşıyan tek bir isim var:
Timothe Luwawu-Cabarrot.
Fransız forvet şu ana kadar ligde ortalama 20 sayı, üçlüklerde ise %52 gibi inanılmaz bir yüzdeyle oynuyor. Ancak Baskonia’nın büyük sorunu şu: Onun dışında takımın üçlük yüzdesi %30’un üzerinde olan sadece bir oyuncu daha var (Frisch). Yani dış şut tehdidi tamamen TLC’nin üzerinden dönüyor ve rakip savunmalar bunu çözmeye başladıkça Baskonia’nın skor üretimi tıkanıyor.

Takımın oyun kurucu rotasyonu da sorunlu yapıda. Codi Miller-McIntyre’nin ayrılığının ardından düzeni yönetecek bir oyuncu çıkmış değil. Markus Howard’ın yokluğu ve form düşüklüğü bu açığı daha da büyütüyor. İçeride Diop ve Khalifa Diop sertlik katsa da, hücumda sınırlı kalmaları Baskonia’nın dengeli hücum yapmasını engelliyor.

📝 Genel Değerlendirme: İki Kriz Takımı, Farklı Dinamikler

Hem Maccabi Tel Aviv hem Baskonia, sezona kötü giriş yaptı; fakat problemlerin niteliği oldukça farklı.

  • Maccabi’nin sorunu sistemsel değil, yapısal ve psikolojik.
    Evlerinden uzakta oynamak, yolculuk yükü, enerji dalgalanmaları ve savunma ribaundlarındaki büyük zafiyet takımın tüm planını bozuyor. Hücumda bir anda durmaları ise oyunun akışını tamamen kaybetmelerine neden oluyor. Yine de Belgrad’daki “yarı ev sahibi” atmosferi onlara zaman zaman enerji sağlıyor.
  • Baskonia’nın sorunu ise kadro yapılanması ve savunma disiplini.
    TLC harika bir sezon geçiriyor, ancak bu kadar sınırlı bir dış şut rotasyonuyla sürekli yüksek tempolu oynayamazlar. Ribaund problemi çözülemediği sürece hiçbir maçta üstünlük kurmaları beklenemez.

Bu karşılaşma iki formsuz takımın kapışması olsa da dinamik çok net:

  • Maccabi ligin en kötü savunmasını yapıyor,
  • Baskonia ise en kötü savunma ribaundu performansına sahip.

Bu nedenle maçın temposu yüksek, fiziksel, bol hücum ribaundlu bir oyuna dönüşmesi kuvvetle muhtemel. Maccabi’nin bireysel yıldızları ve Baskonia’nın TLC merkezli hücumu ön plana çıkacaktır. Ancak hangi tarafın daha istikrarlı olacağı, ribaund savaşını kim kazanacağı ve kim daha az hata yapacağı bu karşılaşmanın kaderini belirleyecek en kritik unsurlar olacak.