Euroleague 9. hafta mücadelesinde BC Dubai Perşembe günü saat 21:00’da Hapoel Tel Aviv ile karşılaşacak.
Güvenlik önlemleri nedeniyle Biirleşik Arap Emirlikleri yerine Bosna Hersek’deki Zetra Arena’da oynanacak ve S Sport ekranlarında canlı olarak yayınlanacak karşılaşma öncesinde gelin takımların son durumlarına birlikte göz atalım, keyifli okumalar.
🏟️ Dubai’de Moral Arayışı ve Rotasyon Zorlukları
EuroLeague’e iddialı bir giriş yapan Dubai, sezonun ilk bölümünde gösterdiği rekabetçi duruşa rağmen son haftalarda ritim kaybetmiş durumda. Üst üste gelen ASVEL, Baskonia ve Valencia deplasman mağlubiyetleri takımın özgüvenini ve oyun dengesini sarsarken, bu süreçte uzun seyahat trafiği ve daralan rotasyonun fiziksel etkileri de gözle görülür şekilde ortaya çıktı. ABA Ligi’nde Partizan karşısında alınan 82–70’lik galibiyet, yalnızca skor açısından değil, oyun karakteri açısından önemliydi. Üçüncü çeyrekte sergilenen agresif savunma ve hızlı hücum koşuları, Jurica Golemac’ın takımına yeniden “tepki verebilme” becerisinin hala var olduğunu gösterdi.
Ancak bu maçta takımın hücum verimliliğinin düşüklüğü yine dikkat çekti. Dubai, EuroLeague’de şu ana kadar hücum reytinginde 12. sırada, oyunun yaratım ve bitirme noktalarında ise ciddi dalgalanmalar yaşıyor. Bunun temel sebeplerinden biri, Dzanan Musa’nın yokluğu ile hücumda birincil karar verici ve birebir tehdit kaybı. Buna ek olarak henüz forma şansı bulamayan Aleksa Avramović, takımın guard rotasyonunda tempo kontrolü ve penetre tehdidi gibi önemli eksiklerin giderilememesine neden oluyor. İçeride Mfiondu Kabengele ve Jaiteh gibi dominant uzunların yokluğu, ribaund dengesinde de belirgin bir düşüş yaratırken, takım şu anda EuroLeague’in yalnızca 12. sıradaki ribaund takımı konumunda.
Tüm bu tabloya eklenen en kritik problem ise maç sonları. Dubai bu sezon dördüncü çeyrekte ligin en kötü iki ve üç sayı yüzdesine sahip takımı durumunda. Yorgunluk, dar rotasyon ve topun bireysel üretime kalması, son anlarda hücumu kilitliyor. Maçın teknik olarak ev sahibi Dubai olsa da, karşılaşmanın Saraybosna’da oynanacak olması, takımın gerçek iç saha avantajını büyük ölçüde ortadan kaldırıyor. Kısacası Dubai, fiziksel olarak yıpranmış, rotasyon olarak eksik ve mental olarak reaksiyon arayan bir görüntüyle bu karşılaşmaya çıkıyor.
🔴 Hapoel Tel Aviv’de Bireysel Yaratıcılık ve Fiziksel Savunma Kimliği
Sezonun en etkileyici çıkışlarından birini yapan Hapoel Tel Aviv, Olympiacos deplasmanında aldığı 62–58’lik yenilgi ile dört maçlık EuroLeague galibiyet serisine ara vermiş olsa da, hala sezonun en güçlü oyun kimliklerinden birine sahip. Pire’de yalnızca 4 sayı ürettikleri üçüncü çeyrek, takımın hücumunun bireysel yaratıcılığa fazlasıyla bağımlı olduğunun önemli bir göstergesiydi. Ancak buna rağmen Hapoel hâlâ EuroLeague’in en verimli hücum eden ilk dört takımı arasında yer alıyor ve hem iki hem üç sayılık atış yüzdelerinde ilk üç sıra içinde bulunuyor.
Bu verimlilikte en büyük pay elbette perimeter hattında:
Vasilije Micic, Chris Jones, Elijah Bryant ve Antonio Blakeney…
Bu dört oyuncu hem skor hem oyun yönlendirme yükünü taşıyor. Özellikle Blakeney’in birebirden skor üretme becerisi ve Bryant’ın iki yönlü rolü, Hapoel’in hücum varyasyonlarını genişleten unsurlar. İçeride Dan Oturu, fiziksel bir direkt bitirici olarak Micic ve Jones’un ürettiği pas koridorlarından çok iyi besleniyor.
Savunma tarafında ise takımın ritmini belirleyen iki isim öne çıkıyor:
Collin Malcolm ve Ish Wainright.
Bu ikilinin sertliği, temas dozajı ve yardımlaşma düzeyi, Hapoel’in set savunmasında tonlayıcı niteliğinde. Hapoel her zaman topa baskı kuran, rakibi yorup hücumu bireyselleştirmeye zorlayan bir savunma yapısı üzerinden kimliğini inşa ediyor. Ancak takımın düşük asist oranı ve çizgiye gitme sıklığının düşük olması, hücumda zaman zaman ritim kaybına yol açabiliyor.
⚖️ Genel Değerlendirme: Ritim – Fiziksel Dayanıklılık – İnisiyatif Kalitesi
Bu maçın belirleyici unsurları oldukça net:
Dubai’nin kazanabilmesi için:
- Temponun aşağı çekilmesi
- Petrusev ve Bacon’ın yük paylaşması
- Son çeyreklerde top kayıplarının ve düşük yüzdelerin azaltılması
- Rebound dengesinin minimum seviyede tutulması gerekiyor.
Hapoel’in kazanabilmesi için:
- Perimetre yaratıcılarının karar temposunu koruması
- Oturu’nun boyalı alandaki bitiriciliğinin devamı
- Malcolm – Wainright ikilisinin fiziksel savunma standardını dikte etmesi belirleyici olacak.
Dubai’nin eksikleri ve yorgunluğu, Hapoel’in ise bireysel yaratıcılık gücü ve savunma sertliği düşünüldüğünde, bu karşılaşma ritmin hangi takım tarafından kontrol edileceğinin belirleyeceği bir maç olacak. Oyun hızlandıkça avantaj Hapoel’e, yavaşladıkça Dubai’ye kayıyor. Bu nedenle, maçın ilk 15 dakikası, karşılaşmanın tamamının tonunu belirleyebilir.
