BKT EuroCup 6. hafta mücadelesinde temsilcimiz Türk Telekom, Salı günü saat 19:00’da Panionios ile karşılaşacak.
Ankara Spor Salonu’nda oynanacak ve TRT Spor Yıldız ekranlarında canlı yayınlanacak karşılaşma öncesinde gelin takımların durumlarını birlikte mercek altına alalım, keyifli okumalar.
🔵 Türk Telekom: İstikrar ve Tepki Gücüyle Yeniden Yükselişte
Türk Telekom, sezonun başında alınan kötü sonuçlara rağmen teknik kadroda değişikliğe gitmeyerek önemli bir karar verdi — ve bu sabrın karşılığı yavaş yavaş alınmaya başladı. Son altı maçın beşini kazanarak hem Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi hem de EuroCup’ta ivme kazandılar. Tek mağlubiyetleri ise deplasmanda Fenerbahçe Beko karşısında geldi. Son olarak Galatasaray deplasmanında 83–81’lik kritik bir galibiyet elde ettiler. Bu karşılaşma, Telekom’un direnç gücünü ve oyuna geri dönme kabiliyetini bir kez daha gösterdi. Özellikle maç boyunca 16 ribaund farkıyla geride olmalarına rağmen kazanmaları, takımın sahadaki karakterini öne çıkardı.
Bununla birlikte, bazı temel problemler hala çözüm bekliyor. Özellikle üç sayı isabet oranı ciddi bir sorun teşkil ediyor. Şu anda EuroCup’ta yüzde 27.3 ile en kötü ikinci takım konumundalar. Buna karşın iki sayılık atış yüzdesinde dördüncü sırada yer almaları, iç oyuncuların etkili kullanımının bir sonucu. Bu tablo, temsilcimizin dış şutlarda istikrarsız, ancak boyalı alanda oldukça verimli bir takım kimliğinde olduğunu gösteriyor. Buna rağmen, takımın savunma ribaundu performansı beklentilerin altında kalmış durumda. Özellikle Kris Bankston ve Kyle Alexander gibi atletik uzunlara sahip bir kadro için bu, çözülmesi gereken bir zayıflık.
Son haftalarda olumlu sinyaller ise guard rotasyonundan geliyor. Kyle Allman, son üç maçta müthiş bir form grafiği yakaladı; Galatasaray karşısında 19 sayıyla öne çıkarken, hücumda hem skor hem tempo yönetimi açısından etkili oldu. Ona eşlik eden Michael Devoe ve Jaleen Smith, özellikle dış şutlarda ve penetrelerde daha agresif bir profil çizmeye başladılar. Bu üçlünün ritim bulması, takımın genel hücum verimliliğini yukarı çekiyor. Ön alan oyuncularında ise düşüş gözlemleniyor. Kris Bankston ve Kyle Alexander sezon başındaki etkinliklerinden uzak, boyalı alanda top dağılımı yeterince dengeli değil. Buna rağmen Marko Simonović, kenardan gelip enerjisi ve hücum ribaundlarıyla kritik katkı veriyor. Telekom’un bu formunu sürdürebilmesi, iç-dış dengesini kurmasına ve savunma ribaundlarında istikrar sağlamasına bağlı.
🔴 Panionios: Direnç Var, Kadro Derinliği Yetersiz
Panionios cephesinde tablo oldukça zorlu. Takım, üst üste dokuz yenilgi alarak kötü gidişatını sürdürdü. Luka Pavicevic’in yerine göreve gelen Ilias Zouros, takıma enerji kazandırsa da kısa vadede sonuçlar değişmedi. Özellikle son maçta Kolossos Rhodes karşısında alınan 76–78’lik mağlubiyet, ne kadar mücadele ettiklerini ancak derinlik eksikliğinin sonucu olarak maç sonlarını oynayamadıklarını gösterdi. Maçın büyük bölümünü önde götürmelerine rağmen son çeyrekte yorgunluk ve rotasyon darlığı nedeniyle üstünlüğü koruyamadılar. Aynı senaryo, daha önceki Trento karşılaşmasında da yaşanmıştı.
Zouros yönetiminde Panionios’un oyun anlayışı belirgin şekilde değişti. Takım artık daha dinamik, tempolu ve üç sayılık isabet oranı yükselmiş bir yapıya büründü. Ancak yalnızca altı oyuncunun ciddi süre alması, bu yoğun fikstürde büyük bir handikap oluşturuyor. Yönetim bu problemi çözmek adına hamle yaptı ve sezonun geri kalanı için Keron DeShields ile Kostas Gontikas’ı kadroya kattı. DeShields hücumda yaratıcı, Gontikas ise pota altında sertliğiyle tanınan bir oyuncu; ancak bu iki transferin uyumu zaman alacak.
Bireysel performanslar açısından George Papas, takımdaki en parlak isim olarak öne çıkıyor. Son maçta 19 sayı, 4 asist ve 4 ribaund ile sezonun en iyi performansını sergiledi. Nate Watson da iki maç üst üste çift haneli skor üreterek formda bir grafik çiziyor. Matt Lewis, sakatlık sorunlarına rağmen sahaya çıkarak istikrarını korudu, bu da takım içi aidiyet açısından önemli bir mesaj oldu. Takımın oyun kurucusu Markel Starks ise deneyimiyle oyunun temposunu iyi kontrol ediyor, top kaybı yapmadan hücumu yönlendirmesiyle takımın en güvenilir ismiydi. Panionios için en büyük problem hâlâ rotasyon darlığı ve fiziksel yıpranma. Bu sorun çözülmeden, mücadele gücü galibiyet getirmeye yetmeyecek gibi duruyor.
⚖️ Genel Değerlendirme: Formda Telekom’a Karşı Yorgun ve Moralsiz Panionios
Bu karşılaşma, form grafiği tamamen zıt iki takımın mücadelesi niteliğinde. Türk Telekom, son haftalarda ritmini bulmuş, hücumda verimlilik kazanan ve savunmada daha agresif bir kimliğe bürünmüş durumda. Panionios ise mücadele gücü yüksek olsa da fiziksel ve mental olarak yorgun bir ekip. Özellikle rotasyon darlığı, maçların son bölümlerinde fark yaratan bir dezavantaj haline geliyor.
Telekom’un avantajı, son haftalarda yükselen formu kadar oyun planındaki esneklik. Guard üçlüsü Allman–Smith–Devoe hem tempoyu artırabiliyor hem de gerektiğinde yarı saha hücumunda çözüm üretebiliyor. İçeride Simonović’in enerjisi, Bankston ve Alexander’ın pota altı katkısıyla birleştiğinde Telekom hem ribaund hem de savunma üstünlüğü kurabilir.
Panionios ise savunma sertliği ve hızlı hücumlarla maça tutunmaya çalışacak. Ancak rotasyon kısıtlı olduğu için tempolu oynadıklarında ikinci yarılarda enerji kaybı kaçınılmaz hale geliyor. Zouros’un sisteminin oturması için zamana ihtiyaç var, fakat mevcut koşullarda Telekom gibi dengeyi bulmuş bir rakibe karşı direnmek kolay olmayacak.
Özetle, bu maç Türk Telekom’un yükseliş trendini sürdürme fırsatı, Panionios’un ise direnç gösterip yeniden ayağa kalkma sınavı olacak. İki takımın mevcut form eğrileri, sahada tempo, ribaund mücadelesi ve savunma disiplininin belirleyici olacağı bir mücadele vadetmekte.
