NBA Doğu Konferansı ekiplerinden Milwaukee Bucks, Pazar günü saat 00:00’da Batı ekibi Sacramento Kings ile karşılaşacak.
Gelin karşılaşma öncesinde takımların son durumlarını birlikte mercek altına alalım, keyifli okumalar.
🏠 Milwaukee Bucks: Yeni Dönemde Güçlü Bir Başlangıç
Milwaukee Bucks, yeni sezona son derece etkileyici bir giriş yaptı. Damian Lillard etrafında kurulan proje bekleneni veremeyince, yönetim ve teknik ekip yeniden yapılanma yoluna gitmişti. Bu durum, birçok otorite tarafından seviyelerinde ciddi bir düşüş olacağı şeklinde yorumlandı. Ancak Bucks, tüm öngörülerin aksine sezonun ilk haftalarında oldukça dengeli ve etkili bir basketbol sergiliyor. Sezonu Washington Wizards karşısında alınan net bir galibiyetle açan ekip, ardından Toronto Raptors’a karşı da üstün bir performans ortaya koydu. Şu ana kadarki tek yenilgilerini Cleveland Cavaliers deplasmanında 118–113’lük skorla alsalar da, hemen sonrasında New York Knicks ve Golden State Warriors karşısında çift haneli farklarla galip gelerek hızlı bir şekilde toparlandılar.
Özellikle iç saha performansları sezonun başında dikkat çekiyor. Milwaukee, taraftarı önünde hem savunmada disiplinli hem de hücumda akıcı bir yapıya sahip. Warriors karşısındaki son galibiyetleri bunun güçlü bir örneğiydi. Maça hızlı başlayan Bucks, ilk çeyrekte 34 sayı üreterek hücum verimliliğini ortaya koydu. Devreye girildiğinde fark kapansa da son periyotta savunma sertliğini artırıp top paylaşımını mükemmel seviyeye taşıdılar. Bu sayede açık atış fırsatlarını kolaylıkla buldular ve %41 üçlük isabet oranıyla sonuca gittiler. Giannis Antetokounmpo’nun yokluğunda dahi takımın hücum üretkenliğini sürdürmesi, sistemin ne kadar iyi oturduğunu gösteriyor. Bu süreçte Ryan Rollins takımın sürpriz lideri konumuna yükseldi; Warriors karşısında 32 sayı ve 8 asistle kariyer gecelerinden birini yaşadı. Giannis’in eksikliğinde takımın çok yönlülüğünü koruması, koç ekibinin yeniden yapılanmadaki başarısını öne çıkarıyor.
👑 Sacramento Kings: Form Düşüşü ve Kimlik Arayışı
Sacramento Kings cephesinde tablo Bucks’ın aksine karamsar. Sezonu Phoenix Suns deplasmanında alınan kıl payı yenilgiyle açan Kings, hemen ardından Utah Jazz karşısında aldığı galibiyetle toparlanma sinyali vermişti. Ancak bu yalnızca kısa bir yanılsamaydı; çünkü devamında gelen mağlubiyet serisi takımın moralini ve ritmini ciddi şekilde sarstı. Los Angeles Lakers’a kendi sahalarında kaybettikten sonra, Oklahoma City Thunder ve Chicago Bulls deplasmanlarında da tutunamadılar. Son dört maçta üç mağlubiyet alan Kings, özellikle deplasmanlarda savunma zaafları ve ribaund sorunlarıyla dikkat çekiyor.
Takımın bu sezonki en büyük belirsizliği, De’Aaron Fox’un ayrılığından sonra oluşan yeni yapının henüz oturmamış olması. Yönetim, Sabonis merkezli bir düzenin daha dengeli bir hücum yaratacağını düşünse de, saha içindeki üretkenlik tam tersi yönde ilerliyor. Chicago Bulls karşısında alınan 126–113’lük mağlubiyet, sorunların somut örneği oldu. Üçüncü çeyrekte rakibe 39 sayı verdiler ve bu bölümde oyun tamamen ellerinden kaydı. Üç sayı çizgisinin gerisinden yalnızca 28 denemede 7 isabet bulmaları, dış şut ritmini kaybettiklerini gösterdi. Ayrıca ribaundlarda da 16 fark yemeleri takımın fiziksel olarak da geri kaldığını ortaya koydu. Yine de Zach LaVine’in 30 sayılık performansı ve Sabonis’in 18 sayı, 11 ribaundluk katkısı bireysel olarak olumlu notlar arasındaydı. Ancak genel anlamda Sacramento’nun hem hücumda top paylaşımı hem de savunmada yardımlaşma konularında ciddi gelişim göstermesi gerekiyor.
⚖️ Genel Değerlendirme: Denge ve Disiplin Savaşı
Bu karşılaşma, form grafiği zıt yönlerde ilerleyen iki takımın mücadelesi olacak. Milwaukee Bucks, yeniden yapılanmasına rağmen yüksek tempolu ve dengeli oyun anlayışını erken oturtmayı başardı. Lillard dönemine göre daha paylaşımcı bir yapıya bürünen takım, hücumda çoklu tehditler yaratabiliyor. Rollins’in yükselen formu, Middleton’ın deneyimi ve Brook Lopez’in pota koruması, Giannis’in eksikliğinde bile takımın istikrarını korumasını sağlıyor. İç sahadaki özgüvenleri de bu maç öncesi önemli bir avantaj.
Sacramento Kings ise tam tersine, kimlik arayışında. Hücumda tekdüze kaldıklarında üretim zorlukları çekiyor, savunmada ise özellikle geçiş hücumlarına karşı direnç gösteremiyorlar. Bucks’ın tempolu hücumu karşısında ribaundlarda zayıf kalırlarsa farkın açılması kaçınılmaz olabilir. Koç Mike Brown’un bu maçta özellikle tempo kontrolüne ve yarı saha savunmasına ağırlık vermesi gerekecek. Kings’in kazanma şansı, Sabonis’in pota altındaki etkinliğine ve LaVine’in dış şut ritmini bulmasına bağlı olacak.
Sonuç olarak, Milwaukee Bucks bu sezona beklenenden çok daha iyi başlamış bir takım olarak güven veren tarafta. Sacramento Kings ise geçiş sürecinin sancılarını çekiyor ve deplasmanlarda reaksiyon veremiyor. Bu karşılaşma, Bucks için istikrarını sürdürme, Kings içinse moral kazanma fırsatı anlamı taşıyor. Hangi taraf disiplinini ve planını sahaya daha iyi yansıtacaksa, o ekip moral üstünlüğünü alacak.
