Euroleague 4. hafta mücadelesinde FC Bayern Munich 14 Ekim Çarşamba günü saat 21:30’da Olimpia Milano ile karşılaşacak.
SAP Garden’da oynanacak ve S Sport ekranlarında canlı olarak yayınlanacak karşılaşma öncesinde gelin takımların son durumlarına birlikte göz atalım, keyifli okumalar.
🔴 Bayern Munich: Gerçeklerle Yüzleşme Zamanı
Bayern, sezonun ilk haftalarında umut verici bir tablo çizmişti. Ancak Zalgiris karşısında alınan ağır mağlubiyet tüm iyimserliği bir anda dağıttı. Bu yenilgi, koç Gordon Herbert döneminin en kötü performanslarından biri olarak kayda geçti ve Alman ekibinin yapısal problemlerini çıplak biçimde ortaya koydu. Özellikle savunma tarafında yaşanan zaaflar artık tesadüf değil, kalıcı bir zayıflık haline geldi. Geçen sezon da aynı sorunla boğuşan Bayern, bu yıl hücum odaklı bir oyun felsefesiyle sahaya çıkıyor ancak Carsen Edwards gibi patlayıcı bir skorerin eksikliği, sistemin işlemesini zorlaştırıyor.
Zalgiris maçında yalnızca 70 sayı üretebilen Bavyera ekibi, hücumda organize olamadı ve dış şutlarda ritim bulmakta zorlandı. Takımın top dolaşımı durdu, yaratıcı set oyunları yerine bireysel çözümler denendi. Xavier Rathan-Mayes, takımın ana oyun kurucusu rolüne getirilmiş olsa da Edwards’ın bıraktığı boşluğu dolduramıyor. Zaman zaman bireysel olarak etkili olsa da istikrardan uzak. Vladimir Lucic, son yıllardaki lider kimliğinden tamamen uzak bir görüntü çiziyor. Kaptanlık rolünü sürdürüyor ancak hem skor hem enerji anlamında düşüşte.
Yeni transferlerden Kamar Baldwin ve Justinian Jessup, potansiyellerini sahaya yansıtamadı. Baldwin, Gürcistan formasıyla gösterdiği yaz performansının çok uzağında, Jessup ise Ulm dönemindeki ritmini bulamadı. Takımın en istikrarlı ismi şu ana kadar Andreas Obst oldu. Hem Kızılyıldız galibiyetinde hem de Zalgiris mağlubiyetinde takımın en çok skor bulan oyuncusuydu. Ancak Obst’un birebirde kendi şutunu yaratmak zorunda kalması, Bayern’in hücum organizasyonundaki krizi açıkça gösteriyor. Eğer bir şutör, top yönlendirici rolüne bürünüyorsa, sistem işlemiyor demektir.
Herbert’in savunma rotasyonları da sorgulanıyor. Takımın 1’e 1 savunma disiplini zayıf, perde savunmalarında sürekli kaymalar yaşanıyor ve rakipler rahatça penetre ediyor. Bayern’in mevcut kadrosu geniş ama kimliksiz; ne tempolu oynayabiliyorlar, ne de kontrollü bir yarı saha takımı görüntüsü veriyorlar. Bu yapının değişmesi için hem Lucic’in liderliğini yeniden kazanması, hem de Baldwin-Rathan-Mayes ikilisinin daha uyumlu oynaması şart.
Eksikler: Rokas Jokubaitis, Elias Harris, Johannes Voigtmann, Wenyen Gabriel (şüpheli), Aleksa Radanov (şüpheli)
⚫ Milano: Sakatlık Kabusunun Tekrarı
Olimpia Milano cephesinde ise hikâye neredeyse kronik bir hal aldı: sakatlıklar. Son dört sezondur aynı senaryo tekrarlanıyor ve artık kimse “şanssızlık” demiyor. Koç Ettore Messina yönetimindeki Milano, yine kadrosunun yarısından mahrum. Josh Nebo bir ay yok, Zach LeDay Ekim sonuna kadar sahalardan uzak, Lorenzo Brown ve Marko Guduric ise tam olarak iyileşmiş değil. Bu dört isim de ilk beşin bel kemiğini oluşturuyor ve Milano’nun sezon başındaki istikrarsız performansını doğrudan açıklıyor.
Son iki maçta alınan Monaco ve Partizan yenilgileri, her ikisinde de son topa kadar gelen mücadelelere rağmen geldi. Özellikle Monaco maçında geri dönüş umut vericiydi; Devin Booker, eski takımı Bayern’e karşı oynayacağı bu maç öncesi 15 sayı, 8 ribaundla en etkili oyuncuydu. Booker’ın enerji ve atletizm seviyesi hâlâ yüksek; bu da Milano’nun hücumda nefes aldığı anlarda belirleyici oluyor. Dış şut yükü ise Shavon Shields ve yeni transfer Armoni Brooks’un üzerinde. Brooks, NBA geçmişinin avantajıyla ritim bulduğunda fark yaratabiliyor ancak takımın top paylaşımı hâlâ düzensiz.
Messina’nın sisteminde hücumda sürekli izolasyon tercihi dikkat çekiyor. Ancak Nebo’nun yokluğunda pota altında caydırıcılık kaybolmuş durumda. LeDay’in eksikliği, hem spacing’i hem de ikinci şans sayısı üretimini sınırlıyor. Milano şu anda EuroLeague’de ribaund ortalamasında son beş içinde, bu da boyalı alanda ne kadar zorluk yaşadıklarını gösteriyor.
Savunma tarafında Brown ve Guduric’in yokluğu, guard rotasyonunu daraltıyor. Bu nedenle Stefano Tonut ve Diego Flaccadori beklenenden fazla süre alıyorlar. Ancak bu isimler üst düzey EuroLeague ritmini taşımakta zorlanıyor. Milano’nun şu anki en büyük avantajı, maç temposunu düşürüp rakibin ritmini bozmaya çalışmak. Yine de hücumda üretkenlik problemi çözülemezse, bu strateji uzun vadede sonuç vermeyecektir.
Eksikler: Josh Nebo, Leonardo Tote, Zach LeDay, Vlatko Cancar (şüpheli)
⚖️ Genel Değerlendirme: Felsefeler Çatışıyor
Bu karşılaşma, iki farklı krizin çarpışması niteliğinde. Bayern, hücum felsefesinin sınırlarını zorlarken savunmada çözülüyor; Milano ise savunma temelli bir yapıyı sakatlıklarla sürdürmeye çalışıyor. Biri kimlik arıyor, diğeri sağlıklı bir beş bulamıyor.
Bayern açısından kilit nokta, Lucic ve Baldwin’in liderliği yeniden üstlenmesi olacak. Rathan-Mayes’in pas organizasyonundaki eksikliği, topun durağanlaşmasına yol açıyor. Milano’da ise Booker’ın eski evine dönüşü, ekstra motivasyon yaratabilir. Ancak Nebo-LeDay ikilisinin eksikliğiyle Milano’nun boyalı alan direnci test edilecek.
Sonuç olarak bu maç, taktikten çok “dayanıklılık” savaşı olacak. Bayern’in iç saha enerjisi ile Milano’nun deneyimi birbirine karşı duracak. İki takım da sezona zorlu giriş yaptı; bu maç, kimliğini bulmak isteyen biri için yeni bir başlangıç, diğeri içinse yaraları kapatma fırsatı olabilir.
