27 Ocak 2026

Maç Önİzlemesi: Partizan – Anadolu Efes (09.10.25)

Euroleague 3. hafta mücadelesinde Partizan, Belgrade Arena’da temsilcimiz Anadolu Efes‘i konuk edecek.

9 Ekim Perşembe günü saat 21:30’da başlayacak ve her zamanki gibi S Sport ekranlarında canlı olarak yayınlanacak karşılaşma öncesinde gelin takımların durumlarına birlikte göz atalım, keyifli okumalar.

⚫ Partizan: Kazanırken Bile İkna Edici Olmayan Performans

Partizan, EuroLeague’de ilk iki haftayı 1 galibiyet – 1 mağlubiyet ile geçti. Ancak tabloya bakıldığında bu sonuçtan çok daha fazla tartışma var. Milano karşısındaki 80-78’lik galibiyet, sahadaki oyun kadar hakem kararları ile de gündeme oturdu. Özellikle Jabari Parker’ın Leandro Bolmaro’ya yaptığı iddia edilen beşinci faul — ki pozisyonda temas bile yoktu — son dakikalarda Milano’nun farkı eritmesine neden oldu. Yine de son topta Marko Gudurić’in kaçan şutu, Belgrad ekibini büyük bir krizden kurtardı.

Bu olayların ötesinde, Zeljko Obradovic’in takımı hala ritmini bulmuş değil. İlk iki haftada ortaya çıkan en belirgin sorun, hücumda top hareketinin yeterli olmaması. Partizan skorlarının çoğunu bire bir oyunlar ve izolasyonlardan üretiyor. Özellikle Sterling Brown, Jabari Parker ve Shake Milton üzerinden kurulan hücumlarda pas trafiği minimum düzeyde kalıyor. Yeni transfer Carlik Jones henüz form tutamadı; Duane Washington ise pozisyon yaratabilse de yanlış tercihlerle hücumların verimini düşürüyor.

İçeride ise farklı bir problem göze çarpıyor. Tyrique Jones, Dubai maçında takımın en etkili ismi olurken Milano karşısında neredeyse tamamen silindi. Bu iniş çıkışlar, Partizan’ın boyalı alanda üretkenliğini sınırlıyor. Oysa Jones’un eski takımı Anadolu Efes’e karşı göstereceği performans belirleyici olabilir. Obradovic’in sistemi her zaman tempolu hücuma ve ribaund sonrası geçiş oyununa dayanır; ancak bu sezona özel olarak takımın tempo kontrolü zayıf. Partizan bir çeyrekte rakibini domine ederken, bir sonraki çeyrekte oyun disiplinini tamamen kaybedebiliyor.

🔵 Anadolu Efes: Verimli Hücum, İstikrarsız Sonuçlar

Yeni sezonun ilk iki EuroLeague maçını Podgorica’daki nötr sahada oynayan temsilcimiz Anadolu Efes, iki İsrail temsilcisiyle karşılaştı: Maccabi Tel Aviv karşısında geriden gelerek kazandı, ancak üç gün sonra Hapoel Tel Aviv önünde 10 sayı farkla öndeyken kaybetti. Hapoel maçı özellikle dördüncü çeyrekte yaşanan kaotik dakikalarla hatırlanacak. Hakem kararlarına tepki gösteren Efes bench’ine dört teknik faul çalındı ve Antonio Blakeney bu süreçte yedi serbest atıştan yedisini sayıya çevirdi. Bu sekans, Efes adına maçı tamamen değiştirdi.

Yine de tablo tamamen olumsuz değil. Igor Kokoskov’un ekibi hücumda oldukça dengeyi bulmuş durumda. Shane Larkin, klasik lider rolünü üstlenirken; Nick Weiler-Babb ve Isaia Cordinier ikilisi hem savunmada hem açık sahada büyük enerji getiriyor. Kenardan gelen Jordan Loyd, Polonya Milli Takımı’yla geçirdiği verimli EuroBasket sonrası kariyerinin en özgüvenli döneminde. Monaco’daki son sezonunun aksine, Efes formasıyla hem top paylaşımında hem karar verme konusunda çok daha etkili görünüyor.

Uzun rotasyonunda ise Georgios Papagiannis ve Kai Jones dönüşümlü oynarken, Rolands Smits ve Ercan Osmani dört numarada istikrarlı katkı veriyor. Ancak temsilcimizin problem yaşadığı nokta, maçların son çeyreklerinde mental disiplini koruyamaması. Hapoel maçında 14 dakikalık bir bölümde hücum tamamen durağanlaştı ve savunmada yardımlar gecikti. Kokoskov’un en büyük sınavı, bu konsantrasyon eksikliğini ortadan kaldırmak olacak.

⚖️ Genel Değerlendirme: İki Koç, İki Farklı Baskı

Bu karşılaşma, Zeljko Obradovic ile Igor Kokoskov gibi iki yüksek profilli koçu karşı karşıya getiriyor — her ikisinin de sezonun başında farklı türde baskılarla uğraştığı söylenebilir. Obradovic’in elinde bireysel olarak çok yetenekli bir kadro var, ancak takım oyununu hala kurabilmiş değil. Efes ise sistematik olarak çok daha organize, fakat psikolojik direnç konusunda dalgalanıyor.

Partizan’ın avantajı, evinde oynayacak olması ve taraftar desteğiyle atmosferi lehine çevirebilme potansiyeli. Ancak eğer yine bireysel çözümlere yaslanırlarsa, Efes’in disiplinli savunması bu üretimi kolayca boğabilir. Efes tarafında ise kilit faktör, Jordan Loyd’un form grafiği ve Larkin’in tempoyu kontrol etme becerisi olacak. İki takım da henüz sezonun ilk haftalarında ideal kimliğini bulmuş değil, bu yüzden maçın seyri, kimin daha az hata yaptığına bağlı olacak.

EuroLeague’in ilk haftalarına özgü bu dalgalı dönem, hem Obradovic’in rotasyon tercihlerini hem de Kokoskov’un liderlik becerilerini ciddi şekilde test edecek. Belgrad’daki bu mücadele, erken dönemde psikolojik üstünlüğü elde etmek isteyen iki kulüp için çok kritik bir dönemeç olacak.