FIBA Eurobasket 2025 üçüncü maç heyecanı Cumartesi programında devam ediyor.
A grubu mücadelesinde Türkiye, 30 Ağustos saat 21:15’de Portekiz ile karşılaşacak. Gelin bu maç öncesinde takımların son durumlarına birlikte göz atalım, keyifli okumalar.
🇹🇷 Türkiye: Madalya Hedefiyle Yola Çıkan Güçlü Kadro
Milli takımımız, bu yaz belki de son 15 yılın en güçlü kadrosunu EuroBasket’e getirdi ve daha hazırlık döneminden itibaren bu kadronun madalya adayları arasında olabileceği konuşulmaya başlandı. Koç Ergin Ataman’ın elinde NBA’de yıldız seviyesine yükselen Alperen Şengün liderliğinde çok yönlü bir kadro var. Houston Rockets’ın genç pivotu, şu ana kadar beklentileri fazlasıyla karşılamış durumda. Hazırlık maçlarını iki mağlubiyet ve üç galibiyetle tamamlayan milli takım, turnuvaya müthiş bir başlangıç yaptı: ev sahibi Letonya’ya karşı alınan net galibiyet, ardından Çekya karşısında ikinci yarıda gösterilen üstünlükle gelen zafer, 12 Dev Adam’ın potansiyelini bir kez daha ortaya koydu.
Özellikle Çekya karşısındaki maçta ilk yarıda yaşanan sorunlara rağmen ikinci devrede oyuna ağırlığını koyan milli takım, Alperen’in neredeyse triple-double’a ulaşan performansıyla (23 sayı, 12 ribaund, 9 asist) fark yarattı. Cedi Osman da hücumda istikrarını korurken, bu kez öne çıkan diğer isim Ercan Osmani oldu. Özellikle Alperen’in boyalı alanda rakip savunmayı üzerine çekmesiyle yaratılan boşlukları çok iyi değerlendiren Osmani, milli takımımızın üçüncü galibiyet için hazır olduğunu gösterdi. Ataman’ın felsefesi hem hücumda çeşitlilik yaratmak hem de savunmada sertliği elden bırakmamak üzerine kurulu ve şu ana kadar plan işliyor.
🇵🇹 Portekiz: Sürpriz Peşinde Bir Takım
Portekiz ise bu turnuvaya gelirken beklentileri düşük bir ekipti, ancak oynadıkları hazırlık maçları bunun tam aksine tutarsız bir tablo sundu. İspanya’yı yenmeleri dikkat çekmişti, fakat kısa süre sonra İspanya’nın B takımı karşısında kaybetmeleri, istikrarsızlıklarının en büyük göstergesi oldu. Yine de turnuvanın ilk maçında Çekya’yı mağlup ederek büyük bir adım attılar ve son 16 için ciddi bir şans yakaladılar. İkinci maçta güçlü Sırbistan’a kaybetmeleri ise sürpriz olmadı, fakat bu yenilgi takımın moralini bozmuş gibi görünmüyor.
Sırbistan karşısında ilk 17 dakikada başa baş oynamaları, aslında bu takımın agresif savunma ve hızlı hücum karakterini yansıtıyor. Koç Mário Gomes, oyuncularını sürekli koşan, rakibi rahatsız eden ve transition oyununu ön planda tutan bir sisteme yönlendirmiş durumda. Ancak kalite farkı, özellikle hücumda kendini hissettiriyor. Takımın en önemli ismi olan NBA oyuncusu Neemias Queta, Çekya karşısında dominant bir performans sergilemesine rağmen, Sırbistan karşısında büyük ölçüde etkisiz kaldı. Onun dalgalı performansı, Portekiz’in bu turnuvadaki kaderini belirleyecek en önemli unsur gibi görünüyor.
⚔️ Maçın Anahtar Noktaları
- Alperen Şengün’ün Etkisi: Türkiye’nin hücum akışı tamamen Alperen üzerine kurulmuş durumda. Onun boyalı alanda yarattığı üstünlük, dış şutörlere boşluk sağlıyor. Portekiz’in en büyük sorunu da tam burada: Queta dışında onu savunacak seviyede bir uzunları yok.
- Şut Performansı: Türkiye, Letonya ve Çekya maçlarında üç sayılık atışlarda istikrarlı görüntü verdi. Portekiz karşısında da yüksek yüzdeyle şut bulmaları, erken farkın anahtarı olabilir.
- Portekiz’in Agresifliği: Gomes’in takımı savunmada temaslı oynamayı seviyor, ama Türkiye’nin kaliteli guard rotasyonu (Larkin, Sipahi, Şehmus-oynayabilirse) bu baskıyı kırabilecek kapasitede. Özellikle tempolu oyun, Portekiz’in aleyhine sonuçlanabilir.
- Bench Katkısı: Türkiye’de Osmani gibi sürpriz katkı veren isimler ön plana çıkarken, Portekiz’in dar rotasyonu onları dezavantajlı kılıyor. Özellikle Queta kenardayken boyalı alanda çok zorlanıyorlar.
🏆 Genel Değerlendirme
Türkiye şu anda Avrupa’daki en formda ve en dengeli kadrolardan biri. Alperen Şengün’ün dominant oyunu, Cedi Osman’ın istikrarı ve kenardan gelen katkılarla milli takım sadece Portekiz değil, tüm rakipler için ciddi bir tehdit. Portekiz ise sürpriz yapabilecek potansiyele sahip olsa da, bu karşılaşmada kalite farkı çok belirgin. Milli takımımızın özellikle ikinci yarılarda oyuna ağırlığını koyma alışkanlığı düşünüldüğünde, bu maçın da benzer şekilde geçmesi beklenebilir.
