Turkish Airlines Euroleague 31. hafta mücadelesinde temsilcimiz Anadolu Efes, BGM’de Baskonia‘yı konuk edecek.
26 Mart Çarşamba günü saat 20:30’da başlayacak karşılaşmayı basketbolseverler her zaman olduğu gibi S Sport ekranlarında canlı olarak izleyebilecekler. Gelin birlikte maçın öncesinde takımların son durumlarına bir göz atalım, keyifli okumalar.
💙 Anadolu Efes: Partizan Zaferiyle Seviye Atladı, Play-In’in Ötesine Göz Dikti
Anadolu Efes, EuroLeague’de sezonun en etkileyici galibiyetlerinden birine imza attı. Zeljko Obradovic’in Partizan’ını 97-65 gibi tarihi bir farkla mağlup etmek, sadece bir galibiyetten çok daha fazlasıydı:
– Mental üstünlük,
– Gözdağı,
– Ve playoff yolunda kritik bir psikolojik eşik.
Bu sonuçla 16-14’lük dereceye ulaştılar ve büyük ihtimalle Partizan’ı geride bıraktılar. Fenerbahçe’ye karşı Türkiye Ligi’nde alınan son saniye mağlubiyeti (82-81) elbette üzücüydü ama ritim açısından hiçbir olumsuz etki yaratmadı.
🔥 Guard Rotasyonu: EuroLeague’in En Derinlerinden
Anadolu Efes’in sezon boyunca öne çıkan en büyük gücü: guard rotasyonu.
- Shane Larkin: Oyunun temposunu belirliyor, liderliğiyle oyunu yönlendiriyor.
- Darius Thompson: Avrupa’nın en dengeli oyun kurucularından biri. Hem skor hem asist katkısı olağanüstü.
- Rodrigue Beaubois & Elijah Bryant: Üç sayı çizgisinin ötesinden öldürücü ikili.
- P.J. Dozier: İki yönlü katkı veren bir tamamlayıcı parça. Savunmada enerji, hücumda sürpriz.
Bu derinlik, Efes’i farklı senaryolara hızlı adapte olabilen bir takım hâline getiriyor.
🧠 Luca Banchi: Stratejik Avantaj
Koç Luca Banchi, takımı devraldığından beri:
– Oyunu sadeleştirdi,
– Roller netleşti,
– Ve özellikle savunmada takımın organizasyonunu geliştirdi.
Partizan karşısındaki galibiyet, sadece oyuncuların değil, Banchi’nin taktiksel üstünlüğünün de bir göstergesiydi. Oyuncu kalitesi kadar, artık koçluk kalitesi de Efes’in artı hanesinde.
📆 Fikstür Avantajı: Son 4 Maçta Yol Açık
Efes’in kalan EuroLeague takvimi, rakiplere kıyasla görece daha kolay.
– Formda olmaları,
– Kadro derinliği,
– Ve psikolojik üstünlükle
play-in hattında kalmaları çok büyük ihtimal. Hatta bu ivmeyle ilk altıya girme şansları bile masada olabilir.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Nokta: İstikrar
Efes, zaman zaman ritim kaybı yaşayabilen bir takım. Özellikle savunmada:
– Yardım zamanlamaları,
– Boyalı alanda sertlik,
– Ve ikinci şans sayıları
konusunda dalgalanmalar yaşanabiliyor. Bu yüzden kalan maçlarda savunma istikrarı, en belirleyici unsur olacak.
🏁 Sonuç: Kaliteli Parçalardan Takıma Dönüşen Efes’in Tavanı Yüksek
Anadolu Efes, sezonun başındaki dağınık görüntüsünden çok uzak. Artık:
– Lider bir koç,
– Skor çeşitliliği olan elit bir guard rotasyonu,
– Tecrübeli bir kadro yapısı
ile sadece play-in değil, playoff’ta da ses getirebilecek bir seviyeye ulaştılar.
Partizan galibiyetiyle bunu sadece gösterdiler değil, tüm Avrupa’ya ilan ettiler. Şimdi önemli olan bu ivmeyi sürdürmek ve kalan dört maçı da hedef odaklı oynayarak bir üst tura en iyi konumdan girebilmek.
Eksikler
Vincent Poirier’in durumu şüpheli.
🔴🔵 Baskonia: Potansiyel Var, İstikrar Yok
Baskonia, son haftalarda özellikle iç sahada formunu toparlamaya başladı. Manresa karşısında alınan 90-84’lük galibiyet, öncesinde Bayern’e karşı gelen 112-89’luk dominasyonla birlikte, takımın moral bulduğu bir dönemden geçtiğini gösteriyor. Ancak bu yükseliş, hala istikrarsızlıkla gölgeleniyor, özellikle EuroLeague’de.
📉 EuroLeague’de Düşük Form, 13-17’lik Denge
– 30 maç sonunda 13 galibiyet – 17 mağlubiyetle play-in yarışının dışındalar.
– Hücumda belli maçlarda patlayıcı olsalar da, genel üretkenlik dalgalı,
– Savunma direnci ve maç sonu konsantrasyonu ise hâlâ yetersiz.
Bu tablo, Baskonia’nın hücum odaklı ama tek boyutlu yapısının bir yansıması.
🔥 Markus Howard: Patlarsa Kazan, Susarsa Kaybet
– Howard, Baskonia hücumunun merkezinde ve tüm oyun planı onun skor patlamaları üzerine kurulu.
– Ancak EuroLeague özelinde düşük form grafiği ve tutarsız şut yüzdesi ciddi bir problem hâline geldi.
– Koç Pablo Laso’nun sisteminin Howard’ın oyun tarzına uygun olmadığı yönündeki eleştiriler de sıkça dile getiriliyor.
Howard’ın maç başına 5-6 üçlük soktuğu senaryolarda Baskonia kazanıyor, ancak o durduğunda takımın B planı kalmıyor.
❌ Playmaker Eksikliği: Miller-McIntyre’ın Ayrılığı Çok Şey Değiştirdi
Codi Miller-McIntyre’ın takımdan ayrılmasıyla birlikte:
– Top yönlendirme, tempoyu belirleme ve oyun organizasyonu görevini üstlenecek bir oyuncu kalmadı.
– Bu da Howard’ın daha fazla top kullanmasına, yani verim düşüklüğüne yol açtı.
Takımın hücumda bu kadar şut merkezli ve az paslı oynaması, özellikle EuroLeague’de başarı şansını ciddi şekilde azaltıyor.
🔁 Uzun Rotasyonu ve Bench Katkısı Sınırlı
Baskonia’nın diğer sorunları:
– Chima Moneke’nin form düşüklüğü,
– Tadas Sedekerskis’in sakatlıktan sonra ritim bulamaması,
– Bench katkısının zayıf olması.
Trent Forrest gibi isimlerin zaman zaman parlaması yeterli olmuyor, çünkü istikrarlı destek gelmiyor.
🏁 Sonuç: Patlayıcı Güç Var Ama Yapısal Eksikler Çok Büyük
Baskonia hâlen herkesi yenebilecek ama herkese de kaybedebilecek bir takım.
– Markus Howard gibi bir silah,
– İç sahada yüksek tempo,
– Taraftar desteği,
gibi artılar olsa da, koç-sistem-oyuncu uyumsuzluğu, oyun kurucu eksikliği ve savunma problemleri nedeniyle sezonun geri kalanında ciddi bir sıçrama yapmaları zor görünüyor.
Sonuç olarak:
Eğer Howard’ın gecesi değilse, Baskonia’nın gecesi de olmuyor. Bu kadar tek bir oyuncuya bağlı sistemler ise, EuroLeague seviyesinde sürdürülebilir başarıyı getirmiyor.
