26 Ocak 2026

Alperen Şengün: “NBA’de Oyuncular, Koçlardan Daha Güçlü!”

NBA’de ülkemizi Houston Rockets forması ile temsil eden milli oyuncumuz Alperen Şengün, Fatih Altaylı’nın YouTube kanalına konuk oldu. Birçok konuda Altaylı’nın sorularını yanıtlayan Şengün’ün röportajından öne çıkanlar şu şekilde:

NBA’de oyuncular daha güçlü

İki farklı tarz. Avrupa’da koçlar manyak gibi. Bağırırlar, çağırırlar. Amerika’da öyle bir şey yok. Çünkü Amerika’daki oyuncular da çok kaliteli oyuncular olduğu için mesela LeBron’un koçu, Curry’nin koçu onlara bağıramaz. Oyuncu ona ‘Sen kimsin?’ der. NBA’de oyuncular daha güçlü.

Alperen, “Obradovic’i NBA’e götürsen olmaz mı?” sorusuna da şu yanıtı verdi: “Olmaz. Yapamaz. Oyuncu onu orada barındırmaz. Yaptığı şeyi orada yapamaz. Burada çok farklı.”

Türkiye’ye dönmek istemiyorum

NBA’de üçüncü sezonunu geride bırakan genç yıldız, geleceğiyle ilgili şöyle konuştu:

Ben Türkiye’ye dönmek istemiyorum. Allah izin verirse, büyük bir şey olmazsa dönmek istemiyorum. Basketbol hayatımı orada bitirmek istiyorum. Yazları geliyorum, buradayım ama sezon içinde burada olmak istemiyorum. Ben oraya da gittiğimde kültüre, her şeye çok çabuk alıştım. Ben gittiğim ortama ayak uydururum. Burada İngilizce öğrenmememin sebebi de… Bilirsin, arkadaşlarımız da öyledir, Türk insanları biraz dalge geçmeyi sever. Burada İngilizce konuşurken bir hata yap, hemen gülerler. O yüzden insanlara ve çocuklara söylüyorum, sakın kafanıza takmayın. Ben Amerika’da öğrendim. Ben de çekiniyordum, konuşamıyordum. Bir şey söylüyordum, diğer gülüyordu, rencide oluyordum. Amerika’ya gittiğimde yanlış konuştuğumda beni alkışlıyordu. Çünkü deniyorum, konuşmaya çalışıyorum.

FENERBAHÇE ÇOK UÇUK BİR TEKLİF YAPMIŞTI

Beşiktaş’ta sezon ortasında NBA konuşmaları başladı. ‘Ben ne olursa olsun gideceğim’ dedim ve gittim. Sonra bana Fenerbahçe’den teklif geldi. Türkiye’de kulüp oyuncuya soruyor ‘Gitmek istiyor musun?’ diye. İstemezsem gitmiyorum yani. Fenerbahçe çok uçuk bir teklif yapmıştı bana. Aylık 30 bin TL’ye oynuyorduk o zaman, İstanbul için hiçbir şeydi o para, ben ailemi de getirmiştim buraya.

Fenerbahçe beni sezonun ortasında istiyordu ama ‘Ben istemiyorum, gitmeyeceğim’ dedim. Fenerbahçe’ye gitseydim bana büyük bir para vereceklerdi ama Beşiktaş’tayken NBA’den teklif geldiğinde bedelsiz gitme hakkım vardı, Fenerbahçe benim önümü kapatmayacaktı ama NBA için önemli bir para isteyecekti. Örneğin Fenerbahçe 3 milyon dolar isteseydi bunun 800 binini NBA ödüyor, kalanını sen ödüyorsun. Gitseydim hayatımın hatası olacaktı.

Beşiktaş’ta 30 dakika oynarken Fener’e gidip 15 dakika oynamak istemedim. Sezon sonuna doğru NBA scout ekipleri bütün idmanlarımı izlemeye geliyordu artık. Her yerde çok iyi idman yaptım ama en çok gitmek istediğim Orlando’da çok kötü idman yaptım, çok yorulmuştum çünkü.

(NBA Draft’ı) Ben ilk 10’dan seçileceğimi düşünüyordum çünkü çok iyi bir sezon geçirmiştim. Geçmişimde de arızalı bir durum yoktu. 13-14 açıklanmaya başladı ve benim ismim hala okunmadı.

Çok maç izliyordum ama idolüm yoktu

Küçükken çok maç izliyordum ama idolüm yoktu. Semih Erden’i çok beğeniyordum, her yeri domine ediyordu. O zamanlar idolüm oydu diyebilirim, smaçları falan çok etkileyiciydi.

LeBron’a karşı oynarken onun LeBron olduğunun farkına varmıyorum

Saha dışında heyecan oluyor tabii oynadığım oyunculara karşı ama sahada onu hissetmiyorum. LeBron’a karşı oynarken onun LeBron olduğunun farkına varmıyorum, ‘Ben onu yiyeceğim’ diyorum. Bir kere maç içinde benche geçtiğimde önümde LeBron’u gördüğümde ‘Vay be Alperen, buraya geldin’ hissine kapılmıştım sadece.